İstanbul’da E-scooter kullanmak riskli mi?

E-Scooter’lar önce Anadolu yakası sahil şeridinde hayatımıza girdi.

‘E-SCOOTER İLE MARTI’LIYORUZ’

Geçen hafta trendlerden bahsetmiştim. Bu hafta, şehirde hayatımızı kolaylaştırmak için atılan adımlardan bir yenisi daha eklendi ve bende bu konuda derinleşmek istedim.

Bu konuyu ayrı bir yazı olarak ele alma sebebim, aynı zamanda Belediyecilik ve Çevrecilik adına güzel bir gelişme olması.

E-Scooter’lar önce Anadolu yakası sahil şeridinde hayatımıza girdi.
Yakın zamanda da Avrupa yakasında sahil şeridinde kullanılmaya başladı.
Bu hafta sonu bende deneyimledim.

Geçen haftaki yazımda bahsettiğim gibi, özellikle Avrupa ve Amerika’da çok yaygın kullanılıyor. Bizde ise çok yeni. Fakat bir sürü tartışmayı da beraberinde getirdi.

Öncelikle insanların otomobil seyahatlerini azaltarak, karbondioksit salınımını ve özellikle büyük şehirlerde trafiği azaltmayı hedeflemek amaç. Bir yandan zamandan da tasarruf sağlıyor elbette.

Bu anlamda hayatımıza pek çok kolaylık sağlayacağı kesin. Kullanımı çok kolay. Uygulama üzerinden kullanıcı kaydı oluşturarak, kredi kartınızı tanımlıyorsunuz.

Sonra haritadan size en yakın noktada bulunan e- scooter’ınızı bulup QR kodu okutarak yolculuğa başlıyorsunuz. Teslim ettiğiniz noktada ise, kilitleyerek fotoğrafını çekiyorsunuz ve ne kadar süre kullandıysanız kartınızdan çekiliyor. Buraya kadar leziz.

Fakat kullanımı yaygınlaştıkça ve penetrasyonu arttıkça bizi bir takım riskler bekliyor olabilir.

Kask konusu bunlardan bir tanesi. Bende ilk deneyimimde yanımda bulunmadığı ve nispeten güvenli yani araç trafiği olmayan bir yerde deneyimlediğim ve hazırlıksız olduğum için kasksız kullanmak zorunda kaldım. Oysaki tekrar altını çizmek istiyorum.

Mutlaka kask kullanılması gerekiyor. Araç trafiğinin olduğu yerlerde kullanımı artarsa sorusu beni endişelendirmiyor değil elbette. Avrupa’da araç trafiği olan yerlerde kullanımı arttıkça ve kazalar meydana geldikçe tabiki bir takım önlemler alınmaya başladı.

Bizde henüz kullanımı çok yeni olduğu için şimdiden olası önlemler alınmalı diye düşünüyorum.

Bizde ‘Martı’ uygulaması üzerinden kullanabiliyorsunuz. Oldukça da başarılı buldum şahsen. Uygulamanın kolaylığı, başarılı bir deneyim sağlaması harikaydı.

Fakat korna veya zili yok. Onu ‘düt düt’ şeklinde sahildeki balıkçılara ben kendim yaptım :)

Çevrecilik ve trafik adına atılan bu adıma çok memnunuz fakat belki fiyat politikaları konusunda gençlerin kullanımını arttırmak adına biraz daha esnek olmaları gerekiyor.

4,7Km’lik (Yaklaşık 43dk) bir yolculuğa 35TL ödüyorsunuz. Kısacası gerçekten çevreci ama pahalı bir ulaşım çözümü gibi görünüyor.
Umarım yakın zamanda risk faktörleri azaltılarak (Belki kasklar için de bir servis eklenebilir) ve fiyat politikasını esneterek daha çok Martı’larız.

İBB’nin de bu konuda gereken desteği vereceğinden hiç şüphem yok.

Diğer Yazıları

En Çok Okunan Haberler
1 25 Mayıs reyting sonuçları: Survivor, FOX Ana Haber
2 Annesiyle hapse giren 3 yaşındaki Dilgeş için Nazan Öncel'den flaş paylaşım
3 Show Haber ekibi Büyükçekmece'de saldırıya uğradı
4 Survivor Aycan Yanaç'ın çılgına döndüğü an: Sercan Yıldırım'a isyan etti
5 Davutoğlu: Bana yapılan darbede Pelikan bir araçtı
6 İrem Sak’ın kürdanla imtihanı
7 FETÖ'cü darbeci Mehmet Dişli'nin AKP'li vekil ağabeyi kiminle tartıştı?
8 Şarkıcı Linet’in son hali, görenleri şaşırttı!
9 Kulis: Deva Partisi 81 ilde teşkilatını kuruyor
10 Mehmet Çilingiroğlu Maria'yı görünce canlı yayında zeybek oynadı