MedyaFaresi MedyaFaresi

Soner Yalçın: Erdoğan'a Nakşi darbesi! Üst akıl, Barzani ipiyle Erdoğan'ı boğma manevrasına başladı

Sözcü gazetesi yazarı Soner Yalçın, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğini sorgulayan bir analiz kaleme aldı. Neden bu kadar çok hata yapıyor?

Eklenme: 27 Eylül 2017 09:57 - Güncelleme: 27 Eylül 2017 10:07

İşte Soner Yalçın'ın o yazısı:

Tarih: 3 Haziran 2015
Yani FETÖ'nün 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden bir yıl önce…

Bu köşede şunu yazdım:
“Erdoğan'ı sandıkta indiremeyen Cemaat; -tıpkı Mısır'da olduğu gibi- dışarıda
Batı, içeride liberal destekli askeri darbe yapar mı?

Soru soruyu doğuruyor:
Cemaat, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde darbe yapabilecek kadar güçlü konumda mı?

Cevapları zor.
Ama biliriz ki… Soru, aslında yanıttır…

Cemaat'in darbe ihtimalini ciddiye almamalı mıyız?..

Bakınız:

Geçen hafta askeri liselerdeki Atatürkçü öğrencilerin Cemaat tarafından
nasıl tasfiye edildiğini yazdım.

Çok mail aldım… İçlerinde sadece atılan öğrenciler yok; öğretmen subaylar,
kıtada görev yapan her rütbeden asker var. (Bu mektupların bir bölümünü
ileride yayınlayacağım.) ‘Cemaat'in TSK içindeki gücünü tasavvur
edemezsiniz' diyorlar.

Peki soruyu tekrarlayayım:
Ordu içindeki Cemaatçiler, -tıpkı Mısır'daki gibi- ABD ve AB tarafından
desteklenen bir askeri darbe gerçekleştirebilirler mi? (Darbenin yapılış ‘şeklini'
bilmem ama yapılış gerekçesinin, kamuoyu desteği için ‘Atatürkçülük' olacağı
kesin!)

‘Artık 21. yüzyıldayız, darbeler dönemi geçti' gibi sözlere kanan çocuk
olmayınız. Tarihimizde ‘zor kullanım' hep olmuştur/ olacaktır..
Biliniz ki… Batı, iktisadi-siyasi çıkarını tehlikede görürse, Cemaatçi “yeni
oğlanlarına” darbe yaptırmaktan kaçınmaz.

İnanmayınız küresel hegemonyanın ‘demokrasi', ‘özgürlük' palavralarına;
ihtiyaç duyulduğu taktirde Batı, bu ‘amaçla' darbe yapar! Hatta…
‘Askeri vesayet' kavramını dilinden düşürmeyen Cemaat gölgesindeki
liboşlar, tam tersi konuşmalar yaparlar ardına kadar açılan penguen
ekranlarında!”

Bu girişi neden yazdım?
Barzani yüzünden!

TARİKAT-TİCARET- SİYASET

Erdoğan'ın “lider” olduğunu hiç düşünmedim.
Strateji bilmiyor. Günübirlik kurnazlığı strateji sanıyor.
Bu nedenle FETÖ'ye teslim oldu.
Bu nedenle “Stratejik Derinlik” diyen Davutoğlu'na teslim oldu.

Bunun sonucu…
İran'a mesafeli durdu…
Esat'a düşman oldu…
Sırf “yönetiminde Şiiler var” diye Irak merkezi hükümetiyle kavga etti.
Kimle dostluk kurdu; Mesut Barzani!

Barzani ile Erdoğan'ı birleştiren “çimento” neydi? Gel de Uğur Mumcu'nun
kitabının adını anımsama: “Tarikat-Ticaret- Siyaset.”
Konumuz, tarikat!

Erdoğan da, Barzani de Nakşibendi…
Her ikisi de Nakşibendiliğin Süleymaniyeli Şeyh Halid-i Bağdadi kolunu
benimsiyor.
Nakşibendiliğin Hanefi Matüridi çizgisi, Halidi Bağdadi ile değişti, Şafi Eş'ari'lik
ile birlikte Selefilik de tarikata hakim olmaya başladı.
Gerek Erdoğan gerekse Barzani'nin “kültürel icraatlarında” Selefi ağırlığını
görmek mümkün.

Öyle ki…
Erdoğan bölgedeki güç anlamında Barzani'yi, İdris-i Bitlisi gibi görmeye
başladı!
Peki…
Şiilere karşı duran “kutsal çimento”ya ne oldu?
Erdoğan ile Gülen arasındaki “din eksenli” ittifak nasıl tuz-buz olduysa
benzeri gerçekleşti:

Kuzey Irak referandumuyla Erdoğan ile Barzani arasındaki “Nakşibendi
Halidi kardeşliği” sona eriverdi!
Bin kez yazdık…
Bin kez söyledik…
Dinletemiyoruz. Hâlâ…
Sağlık Bakanlığı'nı şu tarikata verelim…
İçişleri Bakanlığı'nı bu tarikata verelim…

Anlayışı sürdürülüyor.
Ne FETÖ…
Ne Barzani…
Aklını başına getiriyor.
Atatürk'ün, -Osmanlı'nın sonunu getiren- tarikatlara neden uzak
durduğunu bir türlü kavrayamıyor! Barzani'nin işin özünde Nakşibendi
Halid-i mensubu Bedirhan'dan, Ubeydullah'dan Şeyh Said'e uzanan
ayaklanmaların devamını getirdiğini anlayamıyor. Hayat gerçeği dayatıyor
ama Erdoğan duygusallıktan kurtulamıyor; tek siyasi referansı din/İslam!
Ve…
Her seferinde “tarikat darbesine” maruz kalıyor.
Önce Fethullah Gülen…
Şimdi Barzani…

BABANZADE'DEN BARZANİ'YE
Kuzey Irak'ta yaşananlar “Kürdistan Devleti” filan değildir…
Derebeyi kalkışmasıdır. Bu hiç yeni değildir. Musul'da 1806 yılında Babanzade
Abdurrahman Paşa ile başlamıştır.
200 yıldır bölgedeki derebeyleri nüfuz alanlarını korumak için merkezi
iktidarlara isyan etmişlerdir.

Son isyanın/referandumun sebebi, Kuzey Irak'ta güçsüzleşen derebeyi
Barzani'nin iktidarını referandumla koruma çabasıdır.
Aynı Fethullah Gülen gibi… FETÖ de eski gücüne kavuşmak için darbeye
kalkıştı.

Fakat… Mesele bu kadar basit ve kişisel değildir.
Gerek darbeye, gerek referanduma destek veren emperyalist güçler var.
Nasıl FETÖ darbesinin hedefinde Erdoğan var ise…
Derebeyi Barzani kalkışmasının dolaylı hedefinde de Erdoğan var.
15 yıldır Barzani'ye sınırsız destek veren Erdoğan, “Kürdistan
Devleti”ni engelleyemeyen bir “lider” görünümündedir.

Üstelik…
Referandum “darbesi”, sonuç değildir, başlangıçtır. Erdoğan daha da güçsüz hale getirilecektir. Kuzey Suriye bunlardan biridir…
“Üst akıl”… FETÖ gibi Barzani “ipiyle” de Erdoğan'ı “boğma” manevrasına
başlamıştır.
Erdoğan öyle güçsüzdür ki, -örneğin- ekonomik sıkıntı nedeniyle Barzani'ye
“boykot-ambargo” kartını bile açamamaktadır.
Yani…

2019 başkanlık seçimi Kuzey Irak'ta “Nakşibendi Derebeyi”nin kalkışmasıyla
başlamıştır.
Son dönemde “milliyetçilik” propagandası yapan Erdoğan'ı itibarıyla Türkiye'yi
zor günler bekliyor.
Evet Batı, Erdoğan'ı iktidardan düşürmek için her yola başvuracaktır.
Erdoğan ise, Menderes'ten Demirel'e Türkiye'de her sıkışan hükümet gibi
Rusya'ya daha da yakınlaşacaktır.
Bakalım neler yaşayacağız…

Sözcü