Türkiye'de 2018 yılında döviz kurlarında yaşanan sert dalgalanmalar, dış borç yükü yüksek büyük holdingleri doğrudan etkiledi. Döviz geliri sınırlı olan ancak yabancı para cinsinden borçlanarak büyüyen şirketler, ciddi bir nakit akışı sorunu ile karşı karşıya kaldı. Bu süreç, sermaye gruplarının hem borç yönetimi hem de yatırım yönelimleri açısından belirgin bir dönüşüm dönemini başlattı.
BORÇ YAPILANMALARI VE VARLIK SATIŞLARI
Uzun süre boyunca devlet teşvikleri, vergi afları ve hepsinden öte enflasyonun altında düşük faizli milyarlarca dolarlık kredi ile holdinglerdeki hızlı büyüme 2018 yılına gelindiğinde başka bir süreci ortaya çıkardı. Kriz ile birlikte devlet desteği sürmesine karşın politika faizindeki yükseliş şirketleri etkisi altına aldı.