MedyaFaresi MedyaFaresi

TGC'den Suruç Anmasında Darp Edilen Gazeteciler Hakkında Açıklama

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), altı yıl önce Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinde IŞİD’in canlı bomba saldırısında yaşamını yitiren 33 kişi için İstanbul’da yapılan anmayı takip eden sekiz gazeteciye yönelik gerçekleşen polis müdahalesi hakkında açıklamada bulundu.

Eklenme: 21 Temmuz 2021 18:22 - Güncelleme: 21 Temmuz 2021 18:27

Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinde 20 Temmuz 2015 tarihinde IŞİD'in düzenlediği intihar saldırısı sonucunda yaşamını yitiren 33 kişi, dün İstanbul'un Kadıköy ilçesinde anılmak istendi. Güvenlik güçleri, "Suç unsur içeren sloganlar atıldığı" gerekçesiyle eyleme müdahale etti.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, yaralanan 8 gazeteci için şu açıklamayı yaptı:

"GAZETECİLER GÜVENLİK GÜÇLERİNİN ŞİDDETİNE MARUZ KALMIŞTIR"

“Türkiye’de basının demokrasinin vazgeçilmez bir parçası olduğunu anlayamayan kişi ve kurumlar, halkın haber alma hakkını engellemek için gazetecilere yönelik sözlü ve fiziksel şiddeti tetiklemektedir. Son olarak IŞİD'in 20 Temmuz 2015'te Şanlıurfa'nın Suruç ilçesinde gerçekleştirdiği canlı bomba saldırısı sonucu ölen 33 genci anmak için İstanbul Kadıköy’de yapılan anmayı izlemeye çalışan gazeteciler güvenlik güçlerinin şiddetine maruz kalmıştır.

Meslektaşlarımız Avrupa Basın Fotoğraf Ajansı’ndan Erdem Şahin, Dokuz Sekiz internet sitesinden Fatoş Erdoğan, AFP’den Bülent Kılıç, Cumhuriyet Gazetesi’nden Kübra Köklü, serbest muhabirler Yasin Akgül, Emre Orman, Ozan Acıdere ve Zeynep Kuray güvenlik güçlerinin kalkan ve plastik mermileriyle yaralanmıştır.

Saldırıya uğrayan meslektaşlarımıza ‘geçmiş olsun’ diyoruz. Gazetecilik suç değildir. Güvenlik güçlerinin görevi gazetecileri engellemek değil, görevlerini yaparken can güvenliğini sağlamaktır. Basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünün, bu ülkede her görüşten insanın haber alma ve gerçekleri öğrenme hakkının teminatı olduğunu hatırlatıyoruz. Gazetecilere şiddet uygulayan ve suç işleyen güvenlik güçlerini kınıyor ve en kısa sürede cezalandırılmalarını istiyoruz.”

(ANKA)