MedyaFaresi MedyaFaresi

Sahurda Ezan Okunurken Su İçilir Mi? Diyanet'in Açıklaması Nedir?

Ramazan ayının gelişi ile oruç hakkında birçok soru ile karşılaşıyoruz. En çok merak edilen sorulardan biri ise sahurda ezan sesini duyduğumuz vakit su içebilir miyiz sorusu oluyor. Peki, Sahurda ezan okunurken su içilir mi? Diyanet'in konuya ilişkin açıklaması nedir?

Eklenme: 14 Nisan 2021 11:20 - Güncelleme: 14 Nisan 2021 11:27

Normalde orucun başlama saati olan imsak vaktine kadar bir şeyler yiyip içilebilir. Fakat imsak vaktine girildiği anda yeme içme faslı kesilmelidir. Dolayısıyla imsak vaktinden önce su içiyorsanız bir sorun olmayacaktır. Eğer ki ezan okunduğu sıra imsak vakti ise su içmek orucu bozan bir unsur teşkil eder.

Bu soru üzerine Nihat Hatipoğlu'nun cevabı şu şekilde olmuştur:

"Ezan okunduktan sonra elinizde su varsa suyunuzu bitirin. Çünkü Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed(Sav) zamanında saat yoktu. Ufka bakıp ona göre hareket ediyorlardı. Dolayısıyla birkaç dakikalık gecikme bir problem oluşturmaz.

Bu konu üzerine Diyanet İşlerinin açıklaması daha farklıdır.

DİYANET İŞLERİNİN AÇIKLAMASI NEDİR?

Orucun başlama saati olan imsak vaktine kadar bir şeyler yiyip içilebilir. Fakat imsak vaktine girildiği anda yeme içme faslı kesilmelidir. Dolayısıyla imsak vaktinden önce su içiyorsanız bir sorun olmayacaktır. Eğer ki ezan okunduğu sıra imsak vakti ise su içmek orucu bozan bir unsur teşkil eder. Burada önemli olan imsak vakti, imsak vakti geçti ise su içmeniz orucunuzu bozacak bir unsur olacaktır. Bununla birlikte diyanet İşlerinin açıklaması aşağıdaki gibidir:

Unutarak bir şey yer veya içersek;

Unutarak yemek içmek orucu bozmaz. Hz. Peygamber (s.a.s.), "Bir kimse oruçlu olduğunu unutarak yer, içerse orucunu tamamlasın, bozmasın. Çünkü onu, Allah yedirmiş, içirmiştir." (Buhârî, Savm, 26) buyurmuştur.

Unutarak yiyip içen kimse, oruçlu olduğunu hatırlarsa hemen ağzındakileri çıkarıp ağzını yıkamalı ve orucuna devam etmelidir. Oruçlu olduğu hatırlandıktan sonra mideye bir şey inerse, oruç bozulur (Merğînânî, el-Hidâye, II, 253-254).

En Çok Okunan Haberler