Abone Ol

Özgür Özel'den çok sert Mustafa Bozbey tepkisi: Mafya mısınız lan siz?

CHP lideri Özgür Özel, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in sabah saatlerinde gözaltına alınmasının ardından düzenlediği basın toplantısında, "Mustafa Bozbey'in suçu AK Parti'ye katılmamak" dedi.

Özgür Özel'den çok sert Mustafa Bozbey tepkisi: Mafya mısınız lan siz?

Özel, "Tam 31 Mart günü, zaferin yıl dönümünde, 47 yıl sonra kazandığımız Bursa'yı seçimle kaybettikleri günün yıl dönümünde yargı operasyonuyla almaya çalışıyor adam. Görüyor musunuz ne yapıyorlar? Mafya mısınız siz!" tepkisini gösterdi.

CHP lideri Özel, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Bozbey'in gözaltına alınmasının ardından bugünkü programını iptal ederek bir basın toplantısı düzenledi. Gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Özel, iktidara sert sözlerle yüklendi. Özel, "CHP'nin evinde yangın çıkıyor diye bakanlara şunu söyleyeyim, komşuyuz ha! Bizim ev yanarsa apartman yanar, bu ulu çınar yanarsa orman yanar. O yüzden herkes kimin ateşle oynadığına dikkat etsin. Biz yangınlardan çıkmış, bu ülkeyi küllerinden doğurmuş bir partiyiz. O yüzden herkes kiminle paslaştığına, kimi tehdit ettiğine doğru karar versin. O tehditlerden yılacak birini arıyorsanız, onu bu partinin başında bulamazsınız." diye konuştu. 

Erken genel seçim çağrısı yapan Özel, tutuklanan CHP'li belediye başkanlarının yerine de seçim yapılması çağrısında bulundu. Özel, "CHP'nin daha önce kazandığı yerlerde AK Parti'ye kaybedersem görevi bırakırım. Var mısın Erdoğan, var mı cesaretin?" dedi. 

Özel'in açıklamasından satır başları şöyle:

"Milli takımımıza destek vermek ve bir gururu hep birlikte yaşamak üzere Priştine'ye gitmeyi planlamıştık. Ancak bugün maalesef yine karanlık, kötü, kasvetli, can sıkıcı bir güne uyandık. Bugün 31 Mart 2026. 31 Mart 2024 seçimlerinin yıl dönümü. Büyük zaferimizin yıl dönümü ve dün akşam uyurken şu duayla uyudum. İnşallah yarın 31 Mart Milli Takım'a, Türkiye'ye uğurlu gelsin. Ama sabahın erken saatlerinde Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne yapılan bir operasyonla uyandık.

Bir yola çıktık. Buna önce çok az kişi inandı. Sonra imkansız dedikleri, üzerine bahislere girdikleri bir şey oldu ve Atatürk gelse bu delegeyle seçim kazanamaz denilen delegemizi, biz değil gençler, kadınlar, anneler ikna etti. Hayatımda belki asansörde ilk kez 4. kata birlikte çıktığı 5. katta oturan genç, bizim delegeyi asansörde ikna etti. Torunlar dedeleri ikna ettiler, babalar evlatları ikna ettiler ve olmaz denilen oldu. Bir değişim oldu partide. Değişim olduktan sonra döndük ve dedik ki 'Partiyi birinci yapamazsak bırakacağız' dedik. İlk sınavımız 4 ay sonraydı. Sandıklar açılınca gördük ki CHP'nin değişimi Türkiye özeleştiriye saydı, dedi ki 'bu bir özeleştiri ve bir şans veriyorum' dedi. Öyle böyle bir şans vermedi. Birincilik verdi, nüfusun yüzde 65'ini, ekonominin 85'ini verdi. Dedi ki 'Buralarda sen yönet, bir görelim. Sen yönet ve bunu sana Türkiye'nin değişim umudu için önemli bir kredi olarak veriyorum.' 

'Bu seçimin kazananı millettir, kaybedeni yoktur' dedim. O seçimin devamında başıma gelecekleri bile bile dedim ki 'Madem ki millet birinci parti olma görevi vermiştir, biz birinci parti olmanın sorumluluğuyla davranacağız.' 

Bu stresi, bu zulmü ve hep gerginlik üzerinden bir siyaseti istemiyor millet, hak etmiyor da. Envaiçeşit numara, envaiçeşit saldırı.