MedyaFaresi MedyaFaresi

HDP'li Pervin Buldan Kocasının Öldürülmesinden Akşener'i Sorumlu Tutmuş

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan'ın eşinin ölümünden kendisini sorumlu tuttuğunu ancak o dönemde İçişleri Bakanı olmadığını söyledi.

Eklenme: 13 Mart 2021 12:41 - Güncelleme: 13 Mart 2021 14:02

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Habertürk Özel yayınında gazeteciler Muharrem Sarıkaya, Kübra Par ve Veyis Ateş'in sorularını yanıtladı.

Akşener’in açıklamalarından satır başları şöyle:

"Bir nesli kaybediyoruz"

Güneydoğu’ya en fazla giden politikacı benmişim öyle söylenir. 2017 referandum da ben o bölgede çalıştım bugünle o günler arasında müthiş bir ekonomik gerileme var. Pandemi herkesin problemi var fakat bir nesli kaybediyoruz. EBA üzerinden interneti tablet ya da bilgisayarı olmadığı için eğitim alamayan binlerce çocukla karşılaştık. Sadece Güneydoğu’da değil her yerde.

Bazı sektörler fena değil mesela Midyat’ın kuyumcularının durumu fena değil ama giyim mağazalarının siftah yapmamış olduklarını gördüm. Midyat’ta gördüğüm ara sokaklarda esnaf kötü ana caddelerde fena değil.

"Makulde bulun, bizi konuş, kavgadan uzak dur"

Güneydoğu misafir olarak gördüğü kişilere son derece saygılıdırlar. Bir şey gördüm Hilvan’da bir beyefendi dedi ki, makulde bulun, bizi konuş, kavgadan uzak dur. Bıktık bizi konuş. Bundan çok etkilendim. Atanamayan öğretmenlerin bir bölümü Mardin’de onlar dedi ki, bu haftaki gurup konuşmana bizi koy bizi konuş.

Özge isimli bir kız geldi, ben mimarım dedi kız kardeşim öğretmen ve biz işsiziz. Kardeşi KPSS’den 88 puan almış, atama yok, burada iş yok ve ağlayarak iş istedi. Mardin merkezden buraya geldim dedi. Herkes gerilimli kavgadan bıkmışlar. HDP ile ilgili ne düşünüyorsunuz diye soran olmadı.  

"Arkadaşlarımız sürekli gagalanmaktan yorgunlar" 

Ben bunu altını çize çize anlatıyorum. Vatandaş anladı ama kendini kanaat önderi sananlar anlamıyor. Bana PKK’lı dendi daha ötesi var mı? Bizim arkadaşlarımız sürekli gagalanmaktan yorgunlar. Bu parmak sallayan son derece saygısız tavırdan rahatsızlar. Biz bir ittifak yaptık. 24 Haziran’daki ittifakta Saadet Partisi, Demokrat Parti CHP vardı. HDP’nin bizimle ilgili Iğdır ve Ahlat’la ilgili biz aday çıkarmadık. Bir pazarlık da yapmadık.

Bizim adaylarımızın bulunduğu yerde aday çıkardı biz buna bir şey demedik. Bu kanaat önderi arkadaşlar millet ittifakı ile cumhur ittifakını karıştırıyor. Bir tarafta HDP’yi koruduğunu iddia eden bir kesim var. Daha doğrusu Kürtleri koruyup tanzim etmeye çalışan bir kesim var, Türk olan. Kürtlere bir de parmak sallayan kesim var onlar da Türk.

"Sayın Buldan eşinin öldürülmesinde azmettirici olduğumu söyledi"

Bizim arkadaşlarımız üzüldü. 24 Haziran’da Fox Televizyonunda Sayın Buldan çıktı faili meçhulcü olduğumu, katil demedi de tarif etti, eşinin öldürülmesinde azmettirici olduğumu söyledi. Genç bir kadınsınız hamilesiniz eşiniz öldürülmüş o günün içişleri bakanına, Genelkurmay Başkanını, MİT müsteşarını bilirsiniz çünkü onlardan eşinizin faillerinin bulunması için onlara gidersiniz. Bilmemesi yanlış bilip bilmiyorum demesi iki kere yanlış.

Meclis Başkanlığım döneminde MHP milletvekili olarak Selahattin Demirtaş Grup Başkanvekili olarak gündem dışı söz vermiştim. Selahattin Demirtaş grup Başkanvekiliydi geldiler ve bana dediler ki, neden gündem dışı söz verdiniz. Ben dedik ki, ben demokrasiye ve kurallara inanan birisiyim. İç tüzüğe göre sizin gündem dışı söz alma hakkınız var. Siz orada seçildiğiniz şehrin problemlerini anlatmakla yükümlüsünüz. Bana dedi ki, İngiliz demokrasisine inanıyorsunuz o zaman, yani kurallar demokrasisine.

Arkadaşlarım, İmamoğlu’nun söyleminde ikimizin isminin aynı yerde geçmesinden rahatsızlar. Çok değer verdiğim bir siyasetçi aradı dedi ki, sizi üzdüler dedi. Bende dedim ki, alışkınım. Siyasette özen göstermek gerekir, empati yapmak gerekir. Pelvin Buldan hanımla ağaç dikmesine yönelik bizim partimizden incitici bir cümle çıktı mı?

Hayır. Benim gönlümün alınma ihtiyacı yok, sayın İmamoğlu millet ittifakının belediye başkanı aynı zamanda CHP mensubu. CHP mensubu olarak siyasi davranış tutum olarak vesaire oranın sorumluluğu ama İstanbul’a hizmet konusunda bizim de ortak sorumluluk alanımızı oluşturuyor. Küstüm ver misketlerimi gibi bir durum yoktur fakat empati olmasının önem arz ettiği bir durum ortaya çıktı.

"Fezleke hazırlananların yerinde olsam istifa ederdim" 

Ben HDP milletvekillerinden biri olsaydım.. fezlekelerde CHP’nin ne yapacağı merak edilmedi niye biz merak ediliyoruz. Bize bir taciz var. Ben o 10 milletvekillerinden olsaydım arkadaşlarımı toplar hadi istifa ediyoruz derdim. Çünkü istifalar Meclis’te oylanır, bakalım cumhur ittifakı o istifaları getirip oylar mı? Bizim HDP’ye karşı tutumumuz belli, tanımımız belli.

HDP’nin PKK ile olan ilişki biçimine mesafe koyması gerektiğini, bu mesafeyi tescil etmesi gerektiğini, Türkiye’nin partisi olma yolunda yürümesi gerektiğini herkes söylüyor biz de söylüyoruz. Çirkin ve pis bir dil var. Bir genel başkan yardımcısı HDP’ye oy veren insanlara beddua etti. O insanlardan özür dilenmesi gerekiyor. Güneydoğu’da eğer burada yaşayan devletin yanında saf tutunur. Şehit vermiş, itilmiş kakılmış o insanlar olmasaydı nasıl bir Türkiye ile karşı karşıya kalınırdı.

Genellemeden kaçınılmalıdır. Siyasi partilere oy veren seçmen şu veya bu şekilde oy verebilir ama suçlayamazsınız. O seçmen belki de ileride dönecek belki bu partilerden birine oy verecek onun için genelleyemezsiniz. Ben olsam istifa ederdim bakalım Meclis’e o istifalar gelip oylanacak mı oylanmayacak mı? Biz milliyetçi, demokrat kalkınmacı bir partiyiz.

Bugün merkez sağ tanımına uygun bir Türkiye’demiyiz bilmiyorum. Çünkü kavramlar değişti. Babası bizi bir pencereden bakıp bizi tanımlarken oğlu çok farklı bir pencereden bakıp tanımlıyor. Kutuplaştırma var siyasette.