MedyaFaresi MedyaFaresi

Medyafaresi.com New York'taki Black Lives Matter protestosunda

Medyafaresi.com- Amerika Birleşik Devletleri’nde “Siyah Hayatlar Önemlidir” (Black Lives Matter) protestoları devam ediyor. George Floyd’un ırkçı polis vahşeti sonucu öldürülmesi ile başlayan ve bir süredir ara verilmiş olan protestolar tekrar başladı.

Eklenme: 06 Eylül 2020 10:44 - Güncelleme: 06 Eylül 2020 10:50

Medyafaresi.com ABD Temsilcisi Ayşın Savatlı New York'tan bildiriyor

Daniel Prude adlı 41 yaşındaki Afrikalı Amerikalının geçtiğimiz Mart ayında çekilen cinayet videolarının ailesi tarafından paylaşılarak yayınlanması ile toplumsal duyarlılık yeniden harekete geçti.

İnternetten de izlenebilen görüntülerde; New York Rochester teşkilatından polisler, Daniel Prude’u, etkisiz hale getirilip ellerini arkadan kelepçeledikleri halde, insanlık dışı bir muamele ile çıplak şekilde yola yatırarak kafasına torba geçiriyor.

Polisler, Prude’un torba geçirilmiş kafasını iki dakika boyunca kaldırıma bastırıyorlar. Yaklaşık bir hafta yaşam mücadelesi veren Daniel Prude’un ölüm raporunda ölüm nedeni olarak boğulmaya bağlı gelişen komplikasyonlar ve cinayet deniyor.

AYŞIN SAVATLI BLACK LIVES MATTER PROTESTOSUNDA.. İŞTE O GÖRÜNTÜLER

5 çocuk babası olan Prude, annesi ile kardeşinin ard arda vefatı sonrası yaşadığı travma nedeniyle tedavi görmekteydi. Prude cinayetine karışan 7 polis görevden uzaklaştırıldı. Polisler, savunmalarında Prude’un kendilerine tükürdüğünü ve koronavirüs endişesiyle böyle davrandıklarını söylediler.

3 Eylül Perşembe gecesi New York Times Meydanı’nda “Prude için adalet” çağrısıyla toplanan yaklaşık 200 kişilik grubun üzerine, herkesin gözü önünde araç süren ve kaçan kişiler nedeni ile olaylar daha da tırmandı.

Protestolar 4 Eylül Cuma gecesi de devam etti. Gösteri yapan gruba zarar verme kastıyla hareket ettiği söylenen Ford Taurus marka New York plakalı, siyah sedan aracın kaçan sürücüsünün kimliği halen tespit edilemedi. Aracın sürücüsünün bu eylem öncesi protestocularla tartıştığı ve Trump destekçisi olduğu söyleniyor.

Görgü tanıkları, aracın filmle kaplanmış camları ile polis aracı izlenimi verdiğini sosyal medya hesaplarından paylaştılar. New York Polis Teşkilatı yaptığı açıklamada aracın teşkilata ait olmadığı bilgisini iletti. Yaşanan bu trajik olay, Ağustos 2017’de Charlottesville Virginia’da protesto gösterileri esnasında gruptan birini ezerek ölümüne sebep olan saldırıyı akıllara getirdi. Neyse ki bu kez can kaybı ya da ciddi bir yaralanma olmadı.

Times Meydanı'nda bugün toplanan yüzlerce kişi dün yaşanan olayların kendilerini korkutmadığını; haklı ve insancıl gösterilerine devam edeceklerini söylediler. Konuşma yapan göstericiler, dün, basında paylaşılan olaylar dışında başka sorunlar da yaşadıklarını açıkladılar.

Konuşmacılar, dün gecenin hayatlarındaki en travmatik gecelerden biri olduğunu; örneğin yürüyüşlerine devam ederlerken Kolomb Meydanı’na geldiklerinde yine ve bu kez başka bir araç tarafından kendilerine saldırılmaya çalışıldığını anlattılar.  Aracın sürücüsünün protestocu gruba silah doğrulttuğunu söylediler.

Ne yazık ki bu sürücünün de kimliği halen bilinmiyor. Trump destekçilerinin kendilerini durdurmak için gösterilerini sabote etmeye uğraştıklarını, polislerin bu kişilerin koruması gibi davrandığını üzülerek ifade ettiler.

Organizasyonculardan 20 yaşında olan Afrikalı Amerikalı genç bir kadın, sosyal medyada ölüm tehditleri aldığını; kendisine Times Meydanı’nda bulunan binalardan birinden suikast girişimi yapılacağına dair paylaşılan yazıların onu durdurmayacağını; Siyah Hayatlar Önemlidir hareketinin yanında kendi hayatını kaybetmesinin önemi olmadığını,  bu amaç uğruna ölümü göze aldığını anlattı.

Diğer bir konuşmacı, “Aylardır sokakta gösteriler yapıyoruz, keşke bu kadar uzun sürmeseydi, keşke her şey çoktan yoluna girseydi; ama olmuyor, biz her güne siyah bedenlerimizle ölüme mi uyanıyoruz diye düşünerek başlıyoruz. Her gün sokakta bugün canımız yanacak mı diye endişeyle yaşıyoruz.” diye konuştu. Göstericiler, “Sokaklarda olmaya devam edeceğiz; kimse bizi durdurabilecek kadar güçlü değil.” dediler.

Protesto yapmak, yürüyüş gerçekleştirmek şiddet değil insan hakkıdır diyerek ifade özgürlüğünün gerek bireysel gerek kolektif kullanımının bu yüzyıl için bile ne kadar zor olduğunu bir kez daha anlamamızı sağladılar.

Oysa ne de güzel söylemiş Nazım Hikmet… “Yaşamak, bir ağaç gibi tek ve hür; bir orman gibi kardeşçesine...” Bana göre bir toplumun özgürlüğü o toplumdaki en az özgür olan bireyinki kadardır. Başka bir ifadeyle kendini oluşturan tüm bireyleri özgür olmayan toplumlar özgür sayılamaz. “Özgür insanların vatanı” (Land of Free) diye anılan ABD, değerleri ile gerçeklerinin ne kadar uyuştuğu konusunda bu sıralar her gün yeni bir uyanış yaşıyor.

Beyazsan daha özgür, daha eşitsin diyen hastalıklı zihinlerle zehirlenen; bir insanı rengi, dili, dini, mezhebi, inancı, cinsiyeti, eğitimi, sosyal sınıfı, ekonomik düzeyi gibi kıstaslarla daha az eşit sayan ayrılıkçı toplumlar en sonunda bedeli hep birlikte öderler. Artık bedel ödenmesin…

Biz insanlık ne özgür olmayı ne eşit saymayı ne de kardeşçe yaşamayı becerebiliyoruz. Ne yazık ki 2020 dünyasında farklılıklar zenginlik sayılmıyor; değişik düşünceleri dinleme tahammülü göstermek bile birçoklarına hala zor geliyor. Farkındalıklarımızın duyarlılıklarımızı arttırıp daha güzel ve daha insanca bir dünya yaratmamızı sağlaması dileğiyle, New York’tan sevgilerimle…

Ayşın Savatlı / Medyafaresi.com / New York