Abone Ol

Ücretli öğretmenler maaş alamadan çalışıyor

MEB ücretli öğretmenlere maaş vermiyor ama çalıştırmaya devam ediyor. Çalışmaya devam eden öğretmenler ikinci plana atılmak istemediklerini söyleyerek hak ettikleri maaşlarını istediklerini belirtti.

Ücretli öğretmenler maaş alamadan çalışıyor

Koronavirüs salgını tüm dünyaya yayılmasının ardından Türkiye'de de en çok eğitimi etkiledi. Tüm okullarda uzaktan eğitime geçilmesinin ardından Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ücretli öğretmenlere maaş verilmeyeceğini açıkladı.

Bunun yanı sıra Evde Kal-Öğretmenin yanında isimli bir uygulama başlatan MEB, bu uygulama ile öğretmenlerden öğrencileri arayarak bilgi alması istendi.Çalışma kapsamında derslere girmediği için maaş alamayan ücretli öğretmenlerden de arama yapması istendi.

AÇLIK SINIRININ ALTINDA ÇALIŞIYORUZ

İzmir'in Karabağlar ilçesinde ücretli olarak bilgisayar öğretmenliği yapan ve ismini vermek istemeyen bir öğretmen, ücretli öğretmenlerin zaten kadrosu olmadığını, sözleşmesinin olmadığını, sendikalarının olmadığını ve artık maaşlarının da olmadığını söyledi.

Mağduriyetlerinin bir an önce giderilmesini istediklerini anlatan öğretmen, "Okullar kapatıldığından beri ücretli öğretmenler seslerini duyurmaya çalışıyor çünkü okulların kapanması demek bizim için artık maaş alamayacağımız anlamına geliyor. Ücretli öğretmenler olarak, okullar kapandığı için devletten herhangi bir ücret alamazken üstüne birde uzaktan eğitim adı altında hala çalışmaya devam ediyoruz.

Bizler hala işimizi yaparken Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk ücretli öğretmenlerle ilgili soru sorulduğunda yüzünü asıyor, soruları geçiştiriyor ve 20 gündür bizleri oyalayarak mevzuatı değiştireceklerini söylüyor.Öğretmenin ücretlisi sözleşmelisi olmaz olmamalıdır da.Bizler zaten ücretli öğretmenler olarak girdiğimiz ders saati kadar ücret alıyoruz. Bir ücretli öğretmenin 1 ayda alabileceği en yüksek ücret 2 bin TL'yi bile geçmiyor yani asgari ücretin altında yarım sigorta ve sözleşmesiz bir şekilde açlık sınırının altında çalıştırılıyoruz" diye konuştu.

Ucuz iş gücü olarak çalıştırıldıklarını söyleyen öğretmen, "Yeni mezun atanamamış bir ücretli öğretmen olarak hem devletin okurken faiziyle geri ödemek koşuluyla sana verdiği KYK borçlarını öde, hem açlık sınırının altında bir ücret ile hayatta kalmaya çalış, kira öde, fatura öde hem de sağlığını tehdit eden bir virüsle mücadele et. Evde kal sloganlarıyla virüsle mücadele ettiğini iddia edenlere soruyorum.Bu koşullarda nasıl hayatta kalmamızı bekliyorsunuz?Ücretli öğretmenlik yapan bir anne baba bu koşullarda nasıl ev geçindirecek?" ifadelerini kullandı.

'İKİNCİ PLANA ATILMAK GERÇEKTEN ZORUMA GİDİYOR'

İzmir'in Buca ilçesinde ücretli olarak matematik öğretmenliği yapan bir başka ismini vermek istemeyen öğretmen de, 14 yıldır ücretli öğretmenlik yaptığını ve kadrolu öğretmenden ayrı bir yerde tutulmasının artık zoruna gittiğini söyledi. Şu andaki mevcut durumun olağan dışı olduğunu belirten öğretmen, "Ben kendi adıma konuşayım mesleğimi bırakmadım ve öğrencilerimle iletişim halindeyim.

Normalde öğrencilerime telefon numaramı vermem ancak şu anda hepsinde numaram var ve herhangi bir sıkıntı yaşadıklarında, soru sormak istediklerinde veya anlamadıkları bir yer olduğunda beni arıyorlar ve sürekli iletişim halindeyiz. Ben işimi hala devam ettiriyorum. Maddiyat tabi ki önemli ama ben mesleğimi çok seviyorum ve görevimi para almadığım için bırakmadım. Geçen haftaki açıklamadan sonra saatlerce ağladım. 14 yıldır ücretli öğretmenim ve kadrolu öğretmenden ayrı bir yerde tutulmak insanın çok zoruna gidiyor.

KPSS'den 82 puan aldım, atanamadım ve özel okulda çalışmak istemedim, mesleğim çok sevdiğim için devlette çalışmak istedim. Kadrolu öğretmenden farklı bir iş yapmıyorum hatta yeri geldiğinde onlardan daha fazla bile çalışıyorum. Normalde de zaten kadrolu öğretmenin 3'te 1'i kadar maaş alıyorum şu dönemde ise hiçbir gelirim yok. Biz okulu, eğitimi kendi isteğimizle bırakmadık sonuç olarak çok olağanüstü bir durumdayız. Devlet okulları tatil etmek zorunda ancak bizimde mağdur bırakılmamamız gerekiyor.

Geçen haftaki açıklamadan sonra şu koşullarda açıkçası seneye ücretli öğretmenliğe başvurmayı ben de düşünmüyorum. Artık gerçekten ikinci plana atılmayı, üvey evlat muamelesi görmeyi istemiyorum artık gerçekten zoruma gidiyor. Bu mecburi bir durum olduğu için herkesin maaşını almaya devam etmesi lazım. Biz fazla bir şey istemiyoruz bu düşük ücrete bile aslında razıyız" şeklinde konuştu.

Konu hakkında açıklama yapan Eğitim Sen 5 No'lu Şube Başkanı Özcan Çetin ise, "MEB bünyesinde çalışmakta olan 80 bin civarında ücretli öğretmen bulunmakta. Tüm öğretmenlerin kadrolu atanması ısrarımıza rağmen, MEB ücretli öğretmen görevlendirmeyi çeşitli nedenlerle tercih etmektedir.

MEB tarafından alınan kararla tüm öğretmenler idari izinli sayılmış ve bu şekilde ekonomik olarak kayıp yaşanmasının önüne geçilmiş ancak ücretli öğretmenler, mevzuat gerekçe gösterilerek, bu kapsamın dışında tutulmuştur. Zaten çoğunlukla çalışırken de asgari ücretin altında gelirleri olan 'ücretli öğretmen' arkadaşlarımızın tüm ekonomik gelirleri ortadan kalkmış durumdadır.

Açıklanan ekonomik destek paketinin emekçilere dönük değil de, daha çok işletmeler için hazırlanmış olması da sorunun gündemde olmadığı düşüncesinin oluşmasına neden olmaktadır. Konunun acilen gündeme alınarak, arkadaşlarımıza çalışırken aldıkları ücret tutarında ödeme acilen yapılmalıdır" dedi.

(BİRGÜN)