Abone Ol

KULİS: İstanbul Sözleşmesi Millet İttifakını Bozmak İçin mi Feshedildi?

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, İstanbul Sözleşmesi’ni feshetmesi Saadet Partisi’ni Millet İttifakından koparmak için Oğuzhan Asiltürk hamlesi” olarak nitelendiriliyor.

KULİS: İstanbul Sözleşmesi Millet İttifakını Bozmak İçin mi Feshedildi?

AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul Sözleşmesi'nin feshi kararıyla “parti içi dengeleri sarstığı, partide Milli Görüşler açısından yeni cephe açtığı, Genel Başkan Temel Karamollaoğlu’nun elini zayıflattığı” değerlendiriliyor.

Erdoğan ile görüşen SP Yüksek İştişare Kurulu üyesi Oğuzhan Asiltürk, görüşmeye ilişkin yaptığı açıklamada partisinin ittifak politikası için “Açıklarsam bölünme meydana gelir” demiş ve İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılacağına işaret etmişti.

İstanbul Sözleşmesi’nin fesih kararı 20 Mart tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı. Kararın, tam da SP’nin 20 Mart’ta, Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen İstanbul İl Kurultayı öncesinde yayımlanmasının dikkat çekici olduğu vurgulanıyor. Erdoğan’ın tam da parti kurultayının olduğu tarihte tabana “Milli Görüş, Cumhur İttifakı’ndan bağımsız olamaz.

Çünkü siyasi ortaklığımız mevcut” mesajını verdiğine dikkat çekiliyor. SP tabanının ise karara olumlu yaklaştığı vurgulanırken, Genel Başkan Karamollaoğlu’na yakın kanadın ise “bu hamleden hayli rahatsız olduğu” dillendiriliyor. Asiltürk’ün Erdoğan ile görüşmesine de tepki gösteren bazı parti yöneticilerinin, “AKP’den gelen ikinci hamleyle ne kadar haklı olduklarını anlattıkları” ifade ediliyor.

SP içindeki Milli Görüşçülerin ve Asiltürk ekibinin, “Cumhur İttifakı’na yakınlaştığı” değerlendirmeleri de yapılıyor. Erdoğan’ın, “Millet İttifakı bileşenlerini” dağıtmak için “İYİ Parti’nin tabanına yönelik bir hamleye geleceğine” de işaret ediliyor.

AYRIŞMA OLABİLİR

2023 seçimlerinde SP her ne kadar politikasını “güçlendirilmiş parlamenter sistemden yana kullanmayı tercih etse de Asiltürk ve ekibinin Erdoğan’ın SP tabanını da gözeten hamleleriyle Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine destek verebileceği” tartışılıyor. Bu gerekçeyle de Karamollaoğlu ve ekibinin İstanbul Sözleşmesi ile ilgili “etkin bir açıklama yapmadığı, tabanda ‘CHP ile aynı çizgide yürüyorlar’ algısı oluşturmak istemediği” kaydediliyor.