Kamuoyu CHP'deki son gelişmelere ve yeni parti seçeneğine nasıl bakıyor?

Türkiye üç haftadır ana muhalefet partisi CHP'de yaşananları konuşuyor.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21 Mayıs'ta aldığı mutlak butlan kararıyla, Genel Başkan Özgür Özel ve yönetiminin görevine son verdi, eski genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi göreve iade edildi.

Kamuoyu CHP'deki son gelişmelere ve yeni parti seçeneğine nasıl bakıyor?

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) da karara karşı yapılan itirazı reddetti, siyasi partilerin kongre uyuşmazlıklarının özel hukuk kapsamında olduğunu kaydetti.


Süreç Yargıtay aşamasında olsa da mahkeme kararı doğrultusunda ve Ankara Valiliği'nin talimatıyla emniyet güçleri eşliğinde boşaltılan CHP Genel Merkezi'nde artık Kılıçdaroğlu ve ekibi var.
Bu durumu "yargı eliyle yapılmış bir siyasi darbe" olarak nitelendiren Özel, 9 Haziran'da CHP Meclis Grup Toplantısı'na "Genel Başkan" anonsuyla çıktı ve mücadeleyi meclis çatısı altında sürdüreceğini ilan etti.
Özel, "26 Temmuz'u geçirmeden kurultay yapılmalıdır. Seçime girilmesi tehlikeye girmektedir" dedi.
Kılıçdaroğlu yine 9 Haziran'da CHP Genel Merkezi'nde yaptığı konuşmada "Kirli olanların tamamının işine son vereceğiz, kirlilikten arınacağız" diye konuştu, herhangi bir tarih vermeden "Önünüze ahlaklı ve erdemli bir kurultay getireceğime söz veriyorum" ifadelerini kullandı.

BBC Türkçe'ye konuşan araştırma şirketi temsilcileri ise CHP'yle ilgili mutlak butlan kararının parti seçmeninde büyük oranda rahatsızlık yarattığını söylüyor.
Peki CHP seçmeni Özel'i mi, Kılıçdaroğlu'nu mu haklı görüyor?
Özel ve arkadaşları yeni bir parti kurarsa bu partinin oy potansiyeli ne olabilir?
Türkiye'de CHP merkezli son siyasi gelişmeler seçmen tercihlerini nasıl etkileyebilir?


CHP'de Özgür Özel'e yakın dokuz vekile kesin ihraç istemi
'CHP seçmeninin yüzde 80'i butlan kararını yanlış buluyor'
Kamuoyu araştırma ve danışmanlık şirketi KONDA'nın Mayıs ayında 67 ilde 1514 kişiyle gerçekleştirdiği araştırma, kamuoyunun önemli bölümünün mutlak butlan kararına mesafeli yaklaştığına işaret ediyor.
Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 52'si mutlak butlan kararını yanlış, yüzde 11'i doğru bulduğunu söyledi. Yüzde 37'lik kesim ise "Ne doğru, ne yanlış" yanıtını verdi.
BBC Türkçe'ye konuşan KONDA Genel Müdürü Aydın Erdem'e göre "Ne doğru, ne yanlış" diyenlerin yüksek oranı özellikle AKP ve MHP seçmenlerinde görülüyor.
Özellikle kararsız ve çekimser seçmen oranının dikkat çekici olduğunu belirten Erdem, bu durumun daha önceki siyasi krizlerde de görüldüğünü söylüyor:
"Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanması, 17-25 Aralık süreci ve Sedat Peker videolarında da benzer bir tablo ortaya çıkmıştı."
Erdem, iktidar seçmeninin ilk aşamada çekimser kaldığını ancak zaman içinde iktidarın tezlerine daha fazla destek verme eğilimi gösterdiğini belirtiyor.
Kurultay tartışmasında gözler PM'de: Kılıçdaroğlu ve Özel cephesinin planı ne?