Fransız filozof ve feminist ikon Simone de Beauvoir bile bir kadeh şarabın kendisi üzerindeki etkisinin beklediğinden daha güçlü olduğunu fark etmişti. İki kadehten sonra başının döndüğünü esprili bir dille anlatıyordu. Bu gözlem, konuyla ilgili büyük tartışmaların başlamasından çok önceye dayanıyor.
Eskiden kişisel bir gözlem olarak görülen bu durum, bugün bilimsel olarak açıklanabiliyor.
Bunun arkasında biyoloji var. Biyoloji, kadın bedeninin alkolü neden erkek bedeninden farklı olarak, çoğu zaman daha hızlı ve daha yoğun şekilde işlediğini ortaya koyuyor. Kadınların beyni, erkeklerle aynı miktarda alkol tüketseler bile alkolün ödüllendirici etkilerine daha güçlü tepki veriyor.
İlk yudumdan kana karışana kadar
Alkol neredeyse anında etkisini göstermeye başlıyor. İlk yudum mideye ulaşmadan önce bile tat tomurcukları beyne sinyaller gönderiyor. Kalp atış hızı, kan dolaşımı ve beyin kimyası değişerek vücudu hazırlıyor. Ardından alkolün küçük bir bölümü midede emiliyor, büyük kısmı ise ince bağırsağa geçerek hızla kan dolaşımına karışıyor. Aynı zamanda alkolün bir bölümü, özellikle mide ve karaciğerde bulunan alkol dehidrogenaz (ADH) enzimi tarafından parçalanıyor.
Ancak araştırmalar, kadınların bu erken aşamada daha az alkol filtrelediğini gösteriyor. Bu da şu anlama geliyor: Aynı miktar alkol alındığında, kadınlarda kandaki alkol düzeyi daha fazla yükseliyor. Üstelik mesele sadece alkolün kana ne kadar hızlı karıştığı değil. Sonrasında, yani beyinde olan bitenler de biyolojik cinsiyete göre farklılık gösteriyor.
Vücut ağırlığı her şeyi açıklamıyor
Birçok araştırmacı, kadınların alkolün etkisini daha çabuk hissettiği konusunda hemfikir. Ancak bunun nedenleri konusunda görüş ayrılıkları var.
Alman nörofarmakolog ve bağımlılık araştırmacısı Rainer Spanagel'e göre belirleyici faktör vücut ağırlığı. "Mesele enzim değil," diyor Spanagel. Etanolün beyinde ve organlarda dahil olmak üzere vücuda eşit şekilde dağıldığını belirten Spanagel, daha küçük vücutların daha yüksek konsantrasyon anlamına geldiğini söylüyor:
"Bir erkek, yarım şişe şarap içtiğinde ve bir kadın da aynı miktarı tükettiğinde, aynı miktarda etanol daha küçük bir bedende toplanıyor."
Ancak diğer araştırmacılar, kilonun tek başına alkolün kadınlar üzerindeki etkisini açıklamaya yetmediğini savunuyor.
Alkol, tüketildikten hemen sonra etkisini göstermeye başlıyor ve beyne ulaştıktan sonra da vücudu uzun süre etkilemeyi sürdürüyor. Louisiana State University'den Edward Scotts, "Vücut ağırlığı ya da boydan daha da önemli olan, vücut bileşiminin cinsiyetler arasında gösterdiği farklar" diyor. Scotts, alkol kötüye kullanımının nörobiyolojik mekanizmaları üzerine çalışıyor.
Kadınların genellikle erkeklere kıyasla daha fazla vücut yağına ve daha az su oranına sahip olması, alkolün kanda daha yoğun hale gelmesine yol açıyor.
"Buna bir de ADH farkı ekleniyor," diye vurgulayan Scotts, ADH enziminin erken aşamada önemli bir filtre olduğunu belirtiyor:
"Alkol içildiğinde önce mideye gider ve midede bir miktar ADH bulunur. Ancak erkeklerde bu enzim kadınlara kıyasla daha fazladır. Bu nedenle erkekler alkolü başlangıç aşamasında çok daha hızlı metabolize edebiliyor."