MedyaFaresi MedyaFaresi

Kadınlar car car konuştuğu için dayağı hak ediyor!

Son zamanlarda aykırı çıkışlarıyla bilinen Sibel Üresin yine gündemi meşgul edecek açıklamalarda bulundu.

Eklenme: 04 Mayıs 2013 10:54 - Güncelleme: 10 Nisan 2016 04:40

İkra Dergi ile yaptığı röportajında Adıyaman Menzil cemaatine bağlı olduğunu belirten Sibel Üresin kadın cinayetlerine değinilen soruya verdiği soruda kadınların tepkisini çekecek açıklamada bulundu.

İşte o röportajın tam metni..

 1. Sizi biraz tanımak istiyoruz.. Neler yaparsınız asıl mesleğiniz nedir? Nerelisiniz? Hangi üniversite mezunusunuz?

1976 doğumluyum ve  bir çocuğum var.  Davranış bilimleri uzmanıyım aynı zamanda  yaşam koçluğu yapıyorum. Aslında grafik mezunuyum ama asıl işim yaşam koçluğu.Dört yıldır Başakşehir’deyim, buradan  önce ofisim Fatıh’teydi.

2. Hayatınızı İslami çerçeveler dahilinde tam anlamıyla yaşadığınızı düşünüyor musunuz? Yoksa hatalarınız sizce nedir?
Kesinlikle İslami çerçevelere tamamen uygun yaşıyorum demem doğru olmaz. Çok düzgün yaşayan insanlara bu saygısızlık olur. Ama elimden geldiğince bulunduğum şartlarda en iyisini yapmaya çalışıyorum. Tesettür konusunda eksiğim var ve çok takva yaşadığımı söyleyemem ama takva yaşayan insanları çok takdir ediyorum ve onların olduğu yerde olmaktan da çok keyif alıyorum.

“Televizyonda söylediğim dini hükümler doğruluğuna emin olduğum hükümlerdir”

3. İslami bilgiye nasıl sahip oldunuz? Hangi kaynaklardan beslendiniz?
Bunu bana çok soruluyor. Ekranlarda bir İlahiyatçı Sibel oluşturulmaya çalışılıyor.Aslında benim mesleğim bu değil. Ama ekranlarda  konuştuğum dini hükümler doğruluğundan emin olduğum hükümlerdir.Yani ben programdayken  bir İlahiyatçı arayıp da ‘ya hu kardeşim sen bu bilgiyi nereden uyduruyorsun? ‘ demeyecek kadar emin olduğum hükümlerdir, konuşmalarım hep bu noktadadır. Hiçbir yerden bu konuda eğitim almadım ama ben bir tarikata bağlıyım ve tasavvuf noktasında tasavvuf eğitimi alıyorum.Kendimi kişisel olarak geliştiriyorum. Tasavvuf insanı terbiye eden tek gerçek yol buna inanan ama ihmal eden bir insanım.

“Adıyaman Menzil Cemaatine Bağlıyım”

4. Hangi tarikata bağlısınız?

Abdülbaki Hazretleri, Adıyaman menzil cemaatine bağlı ,oradan dersliyim. Muhammed Saki Hazretleri’nin  kitaplarını çok okuyorum, masamdan ayırmadığım çok kitabı var. Çünkü bazı konularda fetva vermeniz gerekiyor. Boşanma olmuş mu olmamış mı zina var ortada dinliyorsunuz bunları ve bunlar ciddi hassa konular o yüzden mutlaka ehli isimlerle çalışıp onlardan fikir almanız gerekiyor. Çünkü ben kul hakkına girmekten de Allaha sığınırım birine boşanmasını teklif etmek, ona bu çıkış yolunu göstermek de çok ciddi kul hakkıdır. Kişi bu kararla gelmiş olsa bile ben bunu dikta etmek istemem.

5.Medyada ses getirecek ve gündeme gelecek açıklamalarda bulunuyorsunuz bunu bilerek mi yapıyorsunuz?

Çok enteresandır ki hiç gündemde olmak için yapmıyorum ama ne desem gündem oluyor  Mesela benden daha katı görüşleri veya aykırı fikirleri olan yazarlar var ama onlar hiç gündeme gelmiyor çok şaşırıyorum. Tanınan isimler, çok kitap yazıyorlar ama onlar yerine ben söylediğim en ufak bir şeyle gündemde oluyorum. Bunu anlamıyorum birileri beni mi gündeme getirmeye çalışıyor bu defa ben bunu merak ediyorum. Bir dergiye verdiğim röportaj veya ekranda yaptığım bir konuşma mutlaka internet sitelerine yayılıyor. Başkası da konuşuyor ama onlarınki yayılmıyor bu bende oluyor özellikle ... Siz söyleyin sizce neden oluyor ?  Birçok insan arıyor röportaj için, programlara katılmam için kabul etmiyorum. Mesela Akşam gazetesine röportaj verdim okunmayan gazete o gün inanılmaz çok sattı çünkü saçma sapan da nakledilmiş söylediklerim, benimle röportaj yapan kızın adı o güne kadar duyulmamıştı benden sonra ünlü oldu  Mesela kitap çıkartacağım, normalde yazarlar kitabı çıktığında kanalları arar programlara katılıp tanıtımını yapmak ister bende işlev tam tersi oluyor. Kanallar beni arıyor kitabınız çıkacakmış diyerek  davet ediyor. Aynı soruyu bir başka röportajda da sordular.Bende onlara dedim siz mi beni aradınız ben mi sizi aradım ? Biz sizi aradık dediler. E o zaman ben mi ünlü olmaya çalışıyorum yoksa siz mi beni ünlü yapmaya çalışıyorsunuz dedim 
“İnternette hakkımda yazılan  şeyleri dangalakça buluyorum”

6. Aileniz ve çevreniz sizin medyadaki bu çıkışlarınızı görünce tepki vermiyor mu? Haklı mı buluyorlar?
Eğer ben tepki görmekten etkilenecek bir tip olsaydım bu yola hiç girmezdim. Tabi ki her yerden tepki alıyorum. Ama şöyle ki  internet ortamından gelen  tepkiler gibi  normal hayatımda dışarıda, bir alışveriş merkezinde vs. karşılaştığım insanlardan hiçbir zaman olumsuz tepkiler almadım. İnternette yazılan her şeyi de ‘dangalakça’ buluyorum. Seviyesi düşünmekten çok uzak olan insanların yaptığı yorumlar bunlar. O yüzden ben kimseye derdimi anlatmak amacında değilim beni anlayan anlar anlamayana da hiç kendimi yırtmaya gerek yok hiç uğraşmıyorum. Allah’tan başka hiç kimseden korkum yok. Hiç kimseyi de memnun etmek gibi bir derdim de yok.

7.Hangi konularda uzmansınız?
Şuan bitkisel tedaviyle ilgileniyorum. Mesela  hacamat konusunda uzmanım, yaşam koçluğu konusunda bireylere ve çiftlere hizmet ediyorum bu konuda kendimi çok  iyi buluyorum . Tek rakibim kendimim  İşimi iyi yaptığımı düşünüyorum. Çünkü benim sınırlarım şu ; kul hakkına girmekten ve Allah’ın rızası olmayan bir konuşma yapmaktan  ben son derece korkuyorum.Taraf olmam, özellikle çiftlerde ,çünkü kimsenin mutluluğu değil Allah’ın rızası önemlidir benim için. Kimsenin nefsine hoş gidecek cümleler de kullanmam. Aslında insanlar bu yüzden beni seviyorlar.Hiç kimseyi memnun etmek için konuşmuyorum. Ne Seda Sayan ne o ne bu ne şu .. Aslında ekran başındakiler benim bu samimiyetimi algılıyorlar bu yüzden seviyorlar.Ters de gelse niyetim belli ..

8.Size gelen kişiler en çok neyden yakınıyor, şikayetleri genelde hangi konularda oluyor?
Bana genelde çok mutsuz insanlar geliyor. Depresyondalar çünkü ahlaken bozuklar iman noktasında sıkıntıdalar ama kendilerini hasta zannediyorlar. Mesela hiçbir ilaç hiçbir antidepresan sizi zinadan korumaz sizi yalan söylemekten men etmez, sizde merhamet duygusu oluşturmaz. Bunlar ahlaki sıkıntıdan  iman eksikliğinden kaynaklanan sıkıntılar. Ben tabi tasavvuf eğitimi almış olmam ve hala alıyor olmam kendimi bu yola adamış olmam benim buradaki terapilerimi daha farklı kılıyor.Ben burada belki başka bir uzmanın yapamayacağı terapileri yapıyorum. Çünkü benim için namaz kılmayan insan hastalığa kapı açmış demektir, namaz kılması lazımdır.Önce sabah namazından sonra uyumamayı öğrenmesi lazım. Keraat vakitlerinde uyumaması gerektiğini bilmesi , yemesini düzenlemesi lazım yani benim tedavi yöntemim böyle .Evlilikte de cinsel konularda çok fazla problemler yaşıyorlar.İnsanlar artık konuşmuyorlar, dokunmuyorlar da sadece cinsel ihtiyaçlarını gidermek için bir araya geliyorlar Ama kadınların cinsellikten anladığı dokunmak, okşanmak, güzel söz duymak bunları da yaşamadığı için kadın mutsuz. Cinsel birliktelik sadece cinsel ilişkiye girmek değildir. Güzel ses duymak güzel koku alarak yumuşak dokunarak  bunlar sonrasında  da birliktelik gelir ama bunlar olmadan direkt birliktelik yaşandığında kadın mutsuz oluyor.

9. Bir kadın bir erkeği nasıl mutlu edebilir? Bir erkeğin kadından beklediği şeyler nelerdir?
Bir kere ben bu hayatı birini memnun etmeye gelmedim benim yaratılış gayem bu değil böyle bakarsanız kimse kimseyi mutlu edemez zaten bu yüzden sorun yaşıyoruz. Bizim gayemiz Allah’ı memnun etmek . Ben kocamı memnun etmek zorunda değilim ama ben Allah’ın razı olacağı şekilde eş olursam kocam zaten mutlu olur. Buna rağmen kocam mutlu olmuyorsa ve sen sabredersen zaten cennetin kapısını açarsın. Yani amaç birini mutlu etmek değil, hiç kimseyi mutlu edemezsin ben evladımı mutlu edemiyorum 30 yaşında hayatıma girmiş bir adamı nasıl mutlu edeyim ? Ben kendimi mutlu etmeye odaklıyım. Ben mutluysam herkesle iyi geçinirim zaten .Kendisiyle kavga eden birisi başkasıyla anlaşamaz .Bir kere ‘ben kocamı nasıl mutlu ederim ? ‘ sorusunu kafamızdan çıkarmamız lazım. Külliyen yanlış bir düşünce, mutlu edemezsin böyle bir şey mümkün değil. Sen Allah’ı memnun edeceksin , Allah’ı memnun edersen O sana bütün kapıları açar.Tabi bu benim kişisel fikrim.

“Kadınlar car car car konuştuğu için dayağı hak ediyor”

10. Şuandaki aile içi şiddetin artmasının sebebi sizce nedir?
Kesinlikle kadınların dillerinin uzaması ! Kadınlar çok para sahibi oldular ve o egoları çok yükseldi. Çok bilip çok konuşuyorlar ama kadına naif olmak kibar olmak yumuşak olmak yakışır. Bu dinimizde de böyledir. Evet kadın çok bilebilir ama bildiğini konuşmak değildir doğru olan, kadına sessiz kalmanın daha çok yakıştığını düşünüyorum. Hakikaten öyle gelinler öyle kadınlar tanıyorum ki ben sinir oluyorum ki  kocasının deli olması çok normal. Sen bana durup dururken vurabilir misin? Ölen mü suçlu öldüren mi ? Bir tahrik var yani ortada. Kadının en büyük silahı kinlenmek içine atmak ve tavırlarıyla belli etmektir ama erkek şiddete baş vurur çünkü yaratılışı böyle. Ama kadında ilk şiddeti çocuğuna uyguluyor. Kadında şiddete meyilli. Şiddete karşı olan kadının çocuğunu dövmemesi gerekir ki kadınların % 90 ı çocuğuna vuruyor.Hem de mesela nasıl bir sebepten dolayı ; çocuk yolda yürüyor ayağı taşa takılıyor yere düşüyor annesi bir tane de  ona yapıştırıyor niye düştün diyerek. Kadının vurma sebebi bakın ne kadar basit.Erkekler neden vuruyor ? Kadın car car car konuştuğu için, o yüzden ben böyle kadınların şiddeti hak ettiğini düşünüyorum. İstisnalar dışında tabii psikolojik  hasta  olan veya sarhoş olup karısını haksız yere şiddete maruz bırakanlar da var ama bunlar çok nadir görülüyor.

“Erkeğin eşini öldürmesinin suçu Kadınlardır ”

11. Bir erkek neden eşini öldürecek kadar canileşir? Neden şiddet uygulama ihtiyacı hisseder?
Kesinlikle kadın çileden çıkarıyor yani ne yapsın adam !

12. Aldatmak karaktersizlik midir? Bir erkek eşini aldatırsa bunun sorumlusu eşimidir? Yoksa aldatan kişinin karaktersizliği midir?
Bizim dinimizde aldatmak diye bir şey yok. Bir insan ya zina yapar ya da yapmaz. Bu çok Batılı bir kelimedir .Aldatmak kelimesini bizim kültürümüze yakıştırmıyorum. Diyelim ki böyle bir şey var , bu karaktersizliğin ve şahsiyetsizliğin bir numaralı örneğidir. Kişi kendini kandırır. Yani kadın olsun erkek olsun ben aldatmayı tamamen şahsiyetsizlik olarak görüyorum ve aldatan zina yapmıştır, dinen de çok günahtır.

13. “Tek Eşlilik mi O da Ne?” adı altında kitap çıkarttınız? Neden farklı bir konu değil de medyanın ilgisini çeken bu konuyu tercih ettiniz?
Valla yayınevleri bana bu konuda kitap yazmam için o kadar çok geldiler ki, bu düşüncelerimi kitaba dönüştürmem çok istendi. Bende sonra düşündüm ki televizyonda düşüncelerimi tam anlamıyla net anlatamıyorum. Çünkü konuştuğum konunun sadece bir bölümü internete düşüyor. Düşüncelerimin arkasında olduğumun bir belgesi olması için ,delil olması için bu kitabı yazdım ve hiç de pişman değilim yazdığım için ama ben bu çok eşlilik konularını artık kapattım.

14. Neden Çok Eşliliği Savunuyorsunuz? Hangi kadın erkeğini paylaşmak ister?
Bir kere ben çok eşliliği savunmuyorum. Ben çok eşliliğin nasıl yaşanması gerektiğini anlatıyorum. Ben hiçbir programda bir erkek 4 kadın alsın demedim .Bu ülkede çok eşlilik var bunlar daha hukuki çerçevelerde yaşansın ve yasallaşsın dedim. Şimdi benim söylediğimle televizyonda yansıtılan bambaşka cümleler. Bu savunmak değildir ama yaşanıyorsa daha ahlaki çerçevelerde yaşanmalıdır .Çünkü kadın mağdur. Ben kadınların mağdur olmasını istemiyorum. Ama bunu devlet nasıl düzenler , yasal düzenlemeleri nasıl yapar bilemiyorum. Bu konuda çok kadın geliyor bana ve ben bu kadınların, kadınların çocuklarının mağdur olmasını istemiyorum.

“Kadınlar kayınvalidelerini bile kıskanıyor” 
14. Eşinize bir kadını önermiştiniz, peki eşiniz size bir erkeği önerse tepkiniz ne olurdu?
Eşime bir kadın önermedim. Sadece eşime sordum, evet bekar bir arkadaşımın ismini de verdim fakat buna sıcak baktığım için değil eşimin bu konudaki fikrini öğrenmek için sordum.Bir kere kadının fıtratında  kıskançlık var. Hangi kadın kıskanmıyor ? Hz. Ayşe  validemiz ölmüş olan Hz. Hatice’yi kıskanıyor. Kıskanmak için diri bile olmaya gerek yok.Kadınlar kayınvalidelerini bile kıskanıyor

15. Medyadaki aykırı açıklamalarınıza eşini nasıl tepki veriyor? Size hiç kızmıyor mu her şeyi hoş mu görüyor?
Sizce bende eşimin kızmasında etkilenecek bir görünüm var mı ? 

16. Çok eşliliği savunurken meşru olanını mı savunuyorsunuz yoksa gayri meşru olanını mı?
Tabii ki meşru olanı savunuyorum. Diğeri tamamen zinadır yani metres hayatı resmen ..

18. Sizce bir kadının namusu nedir?
Eli ,dili beli..Hırsız yapmayacak , haram konuşmayacak ve zina yapmayacak.

19. Söyleyeceğiniz her şeyin İslami ölçüler dahilinde olmasına özen gösteriyor musunuz?
Tabiî ki kesinlikle.. Benim tek ölçüm budur. Belki çarşaflı bir hanıma göre daha modern görünüyor olabilirim ama bu benim düşüncelerimin de modern olduğu anlamına gelmez.Yani tek bir doğru var böyle kişiye göre değişen bir şey yoktur.Bana soruyorlar sizin tesettür ölçünüz doğru mu ? diye ben doğru olduğunu düşünmüyorum belki bir çarşaf veya ferace giymektir doğru olan tesettür kimse beni örnek almasın ben biraz nefsen ağırım bu konuda. Allah bana da doğru tesettürü bir gün nasip eder inşallah ..

20. Buradan yeni evlenecek bayanlara öneriniz nedir?
Ben evliliğin her şeye rağmen bütün çirkinliklerine rağmen en kutsal kurum olduğunu düşünüyorum. Genç yaşta evlenmelerini öneriyorum. Çünkü 18 yaşından sonra hormonlar çalışmaya başlıyor ve cinsel istek uyanıyor.

21. Bayanlara kaç yaşında evlenmeyi öneriyorsunuz?

18 ile 25 yaş arası evlenmelerini tavsiye ederim.
22.Söylemek istediğiniz son bir şey var mı ?
Tasavvuf eğitimini tavsiye ediyorum bir kadın tasavvufla kendi nefsini terbiye edebilir. Ayrıca her konuda çok bilgi sahibi olmalıdır. Ama hiçbir konuda uzman olmamalıdır. Çünkü uzman olması onu çok konuşmasına itiyor.Bil ama konuşma ! Bir de evlendiklerini zaman artık ailelerinden kopmaları gerçeğini kabullenmeleri gerektiğini düşünüyorum ve her kadının bir altın bileziği olmalıdır.çalışır veya çalışmaz o onun bileceği iş ama kadınların okuması gerektiği taraftarıyım Çünkü eşiniz ölebilir veya sizi terk edebilir. Kendi ayakları sütünde durabilmesi gerekiyor. Bu arada üçüncü kitabım çıkacak ‘Kadınlar ve kırmızı nokta ‘ çok güzel bir kitap herkesin mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum . Çok araştırarak yazdım kitabı hayırlısı inşallah ..

Röportaj:  Aslı Gülgör
Fotoğraf: Behiye Nur Özbek
İkra dergi