Abone Ol

Evleneceğim zaman Cumhurbaşkanımız ve hanımefendiye danışacağım

Emine Erdoğan’ın “En sevdiğim oyuncu” dediği Özlem Balcı: Ben de hanımefendinin hayranıyım. Yanında anne sıcaklığı hissediyorum. Evlenirken Cumhurbaşkanımız ve eşine danışacağım

Evlenmeyi Cumhurbaşkanımız ve hanımefendiye danışacağım

TRT1'de yayınlanan 'Seksenler' dizisiyle tanınan Özlem Balcı, şu sıralar aynı kanaldaki 'Ana Kuzusu' yarışmasının da sunuculuğunu üstleniyor. Balcı, kızların yarıştığı, annelerin oylama yaptığı program için "Kabul edilmiş duam gibi" diyor. 33 yaşındaki Balcı, 10 yıldır İstanbul Şile'deki bir köy evinde tavukları ve köpekleriyle birlikte yaşıyor. Geleneklerine bağlı, eski kafalı biri olduğunu söyleyen Balcı, ekran macerasını anlattı...
'Ana Kuzusu'nun sunuculuğunu yapıyorsunuz. Bu projeyle yollarınız nasıl kesişti?
'Ana Kuzusu', benim için kabul edilmiş duam gibi... Kendimi içinde mutlu hissedeceğim, mümkünse TRT'de yayınlanan bir programın sunucusu olmayı çok istiyordum. Bu program için geleneksel, yöresel ve tipik Türk kadını görünümündeki birini arıyorlardı. Ben de yörük kadınıyım. Örf ve adetlerine bağlı ve hâlâ köyde yaşayan biriyim.
Hangi köy bu?
Aslen Fethiyeliyim, sık sık oraya gidip geliyorum ama Şile'de yaşıyorum. Özümden kopmadım; oyuncuyum ama muhafazakarım. 10 yıldır İstanbul'dayım; alkol, sigara, gece hayatı bilmem. Saat 20.00'den sonra dışarı çıkmaya korkan, işi bitince koşa koşa eve giden biriyim. Bahçemde tavuklarım, köpeklerim var. Onların evde beni beklediğini düşünüyorum. Kendimi bu yaşama adamışım.
'İstanbul beni bozmadı' mı diyorsunuz?
İstanbul kimseyi bozmaz, insanın bozulası vardır. Bozulacak olan insan, Ankara'da da, Erzurum'da da bozulur. O yüzden İstanbul'un suçu yok; kimse İstanbul'a suç atmasın.
Siz değerlerinizi nasıl koruyorsunuz peki?
Özel bir çaba sarf etmiyorum. Bir bardak suyun içindeki bir damla zeytinyağı gibiyim. İçindeyim ama karışmıyorum. Çizgimden çıkmıyorum, öyle olunca da kendimi korumuş oluyorum. Bu sektördeyim ama babamın şapkasını öne eğdirmemem gerekiyor. Yanlış bir resimde olmamam lazım. Kalabalık bir ailede sevgiyle büyüdüm.
Aileniz evlenmenizi istiyor mu?
Tabii her anne-baba, kızının mürüvvetini görmek ister. Ama annem çok sormuyor. Tüm kızları evlenmiş, bir ben yanındayım. Evlenmemem onun hoşuna gidiyor. Babamsa geçenlerde arayıp "Kızım senin İstanbul'da elektrik aldığın biri yok mu hiç?" dedi. Babam bile o hale geldi! Hak veriyorum ama şu an o kafada değilim. O kadar iş odaklı yaşıyorum ki...
İlk görüşte aşka inanır mısınız?
Hayır, inanmıyorum. İnsan zamanla birini sever.
Görücü usulü evlenir misiniz?
Sizi annem mi gönderdi! (Gülüyor) Biz yörüğüz; yörükler, yörüklerle evlenir genelde. Görücü usulüne karşı değilim; annem-babam da o şekilde evlenmiş. Zamanımızda birçok evlilik aşkla başlayıp hüsranla bitiyor. Ama görücü usulüyle başlayan evlilikler, nasıl oluyorsa çabuk tükenmiyor. Zaten sevdiğim kişiye annem onay vermezse, ondan ayrılırım. Onay vermeleri lazım.

ÖDÜL, BİN ALTIN!
Programın içeriğinden bahseder misiniz?
Programda dört anne-kız var. Örf ve adetlerimizi, geleneklerimizi, göreneklerimizi, annebabaya saygılı olmayı anlatıyoruz. Eğlenceli yarışmalarla, Türk ailesini en doğru şekilde yansıtmaya çalışıyoruz. Yarışmada kızlar, annelerinden ödül kazanıyor. Toplam ödül bin altın!
Nasıl yarışmalar var?
Görev dağılımı yapıyoruz. Kızlar ev işleri yapıyor. Mesela yumurta kırma oyunu oynuyoruz; hepsi aynı anda yarışıyor. Anneleri, jüri üyesi gibi düşünün. Onlar kızları altınla ödüllendiriyor. Hafta sonunda en fazla altını olan birinci oluyor, az olan eleniyor.
Özellikle neye dikkat ediyorsunuz yarışmalarda?
O kızların bazen ablası, bazen görümcesi oluyorum. Programda yarışırken, anne ile kız arasındaki ilişkiler de pekişiyor. Mesela hiç beraber uyumamış bir anne-kız vardı; yarışmadan sonra ilk defa kız, annesiyle uyumaya başladı.
Sizin annenizle ilişkiniz nasıl?
Annemin, ailemizin üzerinde bir hükümdarlığı vardır; onun sözünün dışına çıkılmaz. Babamı ikna edebiliriz belki ama annem onay vermezse kesinlikle üstüne söz söylenmez.
'Seksenler' dizisi de çok iyi gidiyor...
Evet, altı senedir 'Seksenler'de oynuyorum. O dizi benim vitrinim. İnsanlar, o yıllara gidiyorlar izlerken. Sette "Ben 80'lerin kadınıyım" diyorum. Eski kafalı bir oyuncuyum.
Emine Erdoğan sizin için "En sevdiğim oyuncu" demişti. Ne hissettiriyor size bu durum?
Gurur veriyor tabii ki; çok mutlu olduğum bir andı. Kendisi, "Seksenler'de en sevdiğim karakter 'Yıldız" demişti. Dizideki karakterin adını bilmesi beni şaşırtmıştı. 'Yıldız'ı çok seviyormuş; karakterde kendisini görüyor. Beyefendi de çok seviyor. 'Cumhurbaşkanı dizi izlemeye nasıl vakit buluyor?' diye düşünüyorsun... Bir oyuncu için müthiş bir şey.
Görüşüyor musunuz Cumhurbaşkanımız ve eşiyle?
Tabii; resepsiyonlarda, davetlerde, sosyal sorumluluk projelerinde görüşüyoruz. Gizli hayranlarız birbirimize! Ben de hanımefendiye hayranım. Anne sıcaklığı hissediyorum yanında. Önümüzdeki günlerde bir görüşmem olacak Cumhurbaşkanımızla. Belgeseli bitirdim, kendisine onu hediye edeceğim. Anne-babamdan sonra en değer verdiğim iki insan kendileri. Evlenmeye karar verdiğimde sanırım onlara da danışacağım. Nikah şahidim olacak gibi görünüyorlar.

BABAM KAYMAKAM OLMAMI İSTİYORDU
Babanız oyunculuk yapmanıza nasıl bakıyor? İzliyor mu sizi?
Ankara'da siyaset bilimi okurken, Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde bir sınava girdim ve kazanınca okulu bıraktım. Yaş sınırı vardı; ya oyunculuk yapacaktım ya da kaymakam olacaktım, ki babamın en büyük isteği buydu. Bürokrasi bana çok uzak. Babam mutlu olsun diye yazdığım bir bölümdü. Şimdi sevdiğim işi yapıyorum; izliyorlar beni.
Ev işleri yapmayı sever misiniz? Ev işleriyle aram çok iyidir; kendi evimi boyadım yakın zamanda. Temizliğimi kendim yaparım. Evimde köy sobası var. Odun taşırım. Ev hayatı beni memnun ediyor; evcimen biriyim. Doğal yaşıyorum.
İlker Gezici/ Günaydın