Erdoğan'dan Terörsüz Türkiye açıklaması: Hayırlı işlerde çabuk olunmalı

Partisinin grup toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir süredir duraklama iddialarıyla gündeme gelen çözüm süreci hakkında, "En büyük eserlerimizden biri olarak gördüğümüz Terörsüz Türkiye sürecimizi ortak akılla, samimiyetle, sağduyuyla menziline ulaştırmakta kararlıyız. dedi

Erdoğan'dan Terörsüz Türkiye açıklaması: Hayırlı işlerde çabuk olunmalı

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir süredir duraklama iddialarıyla gündeme gelen çözüm süreci hakkında, "En büyük eserlerimizden biri olarak gördüğümüz Terörsüz Türkiye sürecimizi ortak akılla, samimiyetle, sağduyuyla menziline ulaştırmakta kararlıyız. İlgili kurumlarımız örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak farklı modaliteler üzerinde yoğun bir şekilde çalışıyor. İttifak ortağımızla da siyasetin çözüm kapasitesini artıracak yeni yol, yöntem ve hamleleri etraflıca istişare ediyoruz. Hayırlı işlerde çabuk olunması gerektiği inancıyla bir an önce bu meseleyi milletimizin gündeminden çıkarmak istiyoruz" dedi. Erdoğan, AKP Gençlik Kolları'nın Kocaeli'nde düzenlediği ve eleştiri oklarının hedefi olan gençlik şöleni üzerinden CHP'ye yüklendi. "Bırakın stadyumda 100 bin gençle şölen yapmayı, bunlar salonları doldurmakta bile zorlanıyorlar" diyen Erdoğan, "Rüşvetsiz selam dahi almayanların içler acısı durumunu bu ülkenin gençleri görüyor, takip ediyor, bu açgözlülerle arasına mesafe koyuyor" ifadelerini kullandı.

 

Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:


"Her yaş, köken, gelir grubu ve hayat tarzından 100 bin gencimiz insan seli olup Kocaeli'ne aktı"
"Cumartesi günü Kocaeli'nde Kocaeli Spor Stadyumu'nun içini ve dışını hıncahınç dolduran gençlerimizle bir araya geldik. Gençlerimizin heyecanına ortak olduk. Stadyumun içi kadar dışı da çok farklıydı, heyecan vericiydi. Her yaş, köken, gelir grubu ve farklı hayat tarzından 100 bin gencimiz insan seli olup Kocaeli'ne akmıştı. Başta CHP olmak üzere muhalefeti kıskandıran, muhalefetin gençlerle ilgili iddialarını tek tek çürüten bir şölene imza attık.

AKP Tanıtım ve Medya Başkanı Faruk Acar'dan gençlik şöleni eleştirilerine yanıt: Hanımefendiyle alay etmiş olan birinin orada bulunmuş olması ihmaldir

Biz kuruluşumuzdan itibaren gençlerin en çok rağbet ettiği adres olduk. Üstenci, kibirli, yargılayan, gençleri tehdit eden söylemleri kapımızda hiçbir zaman yaklaştırmadık. Önce gençleri anlamaya çalıştık, empati kurmayı denedik. Ders vermek yerine gençlere kulak vermeyi tercih ettik. Gençlerin talep ve sorunlarına gençlerimizle birlikte çözüm yolları geliştirdik, ortak akılla çözüm ürettik.

"AMATEM'lerde bağımlılık tedavisi gören yavrularımıza da şefkatle yaklaştık"
Başörtüleri dolayısıyla üniversite aşınmayan gençlerimizin meseleleriyle ilgilendiğimiz kadar henüz ömrünün baharındayken hayatın zorluklarını göğüslemek zorunda kalan gençlerimizin dertleriyle de ilgilendik. Çamlıca Camii'nde hafızlık icazet merasimine katıldığımız çocuklarımız gibi AMATEM'lerde bağımlılık tedavisi gören yavrularımıza da şefkatle yaklaştık. Yani gençler arasında ayrım yapan bir kadro olmadık, bugün de değiliz. Asla böyle olmayacağız.

"Tilki uzanamadığı üzüme koruk dermiş; kıskanmalarına şaşırmamak gerek"
Gençlerimizi harflerle ayırıp doğum yılına göre onları kategorize edenlerin bizim ne yaptığımızı kavramada zorlanması normaledir. Gençleri yolsuzluklarını örtmek için bir istismar aracı olarak görenlerin AK Parti'nin gençlerle kurduğu hasbi ve harbi ilişkiyi kıskanmalarına şaşırmamak gerekir. Unutmayın, tilki uzanamadığı üzüme koruk dermiş. Bunlar da gençlik şölenimize çamur ve iftira atarak kendi kifayetsizliklerini kapatmanın derdindedir.

"Rüşvetsiz selam dahi almayanların içler acısı durumunu bu ülkenin gençleri görüyor"
Hakareti siyaset zanneden CHP Genel Başkanı'nın gençleri tahkir eden, aşağılayan hezeyanlarının bizim nazarımızda hiçbir kıymeti yoktur. Bırakın stadyumda 100 bin gençle şölen yapmayı, bunlar salonları doldurmakta bile artık zorlanıyorlar. Bir süredir oradan oraya sürükledikleri CHP'li vatandaşlarımız da bunlardan umutlarını kesmeye, ortaya saçılan pislikler sebebiyle uzaklaşmaya başladı. Üzülerek görüyoruz ki cumhuriyeti kurmakla övünen CHP, üç-beş kifayetsiz muhterisin önünde seçmenini utandıran bir parti haline döndü. Sokağa çıkmaya yüzleri yok. Vatandaşımızın, gençlerimizin yüzlerine bakacak halleri yok. Tüm öfkeleri bu hakikatin gençlerimiz tarafından da biliniyor olmasından.

Gençlerimiz, sürekli ahlaki üstünlükten dem vuranların nasıl bir ahlaksız batağına saplandıklarını çok net görüyor. Rüşvetsiz selam dahi almayanların içler acısı durumunu bu ülkenin gençleri görüyor, takip ediyor, bu açgözlülerle arasına mesafe koyuyor. Varsın beyefendiler rahatsız olsun. Biz gençlerimize güvenmeye, önlerini açmaya devam edeceğiz. 

"Türkiye'nin aydınlık yarınlarının devamı TeknoFest gençliği"
Türkiye'nin aydınlık yarınlarının devamı olacak TeknoFest gençliğinin her alanda temayuz etmesi için seferberlik ruhuyla çalışmaya devam edeceğiz. 23 buçuk yıldır iş başındayız. AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın gözünde bu ülkenin gençlerinin tamamı birdir, eşittir, hizmet, muhabbete layıktır.


"Bu hareket en başından beri ümmet davasıdır"
Biz bu yola çıkarken uzun bir yola çıktığımızın, menzili çok, geçidi yok bir yola çıktığımızın, derin sulardan geçeceğimizin bir yola çıktığımızın şuuruyla yola çıktık. Merhum Menderes'in Polatkan'ın, Zorlu'nun talihsiz hatıraları duruyordu. 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat'ın tehditleri üzerimizde bir ağırlık olarak kendini hissettiriyordu. Kimilerimiz işkencelerden geçti, hapiste yattı, partilerimiz kapatıldı, siyasi yürüyüşlerimiz engellendi, yok sayıldık, ötelendik, dışlandık, kendi öz yurdumuzda örselendik. Hiçbir zaman korkmadık. Çünkü bu hareket bir gruba çıkar sağlama, kişisel rant peşinde koşan, köksüz bir hareket değildir. Bu hareket en başından beri büyük Türkiye, ümmet davasıdır. 

"Muhtıralar, sokak hareketleri, yargı darbelerine, terör saldırılarına maruz kaldık"
Kurulduğumuz andan itibaren partimizi saf dışı bırakmak, hükümetimizi yıkmak için darbe senaryoları gördük, partimize kapatma davası açıldı. Muhtıralar, sokak hareketleri, yargı darbelerine, terör saldırılarına maruz kaldık. Huzur ve güven ortamını, ekonomiyi, demokrasiyi hedef alan nice saldırıların hedefi olduk. Görünmeyen nice badireyi de atlattık. Boyun eğebilirdik, teslim olabilir, suyuna gidebilirdik, günümüzü gün edebilirdik. Bizden önceki birçok hükümetin yaptığı gibi rahatımızı bozmaz, riske girmez, işi götürebilirdik. Biz yollara düştük, bir hayalin peşinden koştuk. Biz ecdada, ümmete, aziz milletimize borcumuz olduğunu biliyorduk.

"Bir Tayyip Erdoğan gider ama bu davayı omuzlayacak bin Tayyip Erdoğan gelir"
Bizim üstat Necip Fazıl'ın ifadesiyle 'Allah ve ahlak demenin yasaklandığı karanlık günlerde hohlaya hohlaya buz dağını eriten iman dolu o yüreklere bir borcumuz var.' O borcu ödemek için can vermek de gerekiyorsa veririz diyerek bu yollara revan olduk. Her zaman şunun idrakinde olduk; bir Tayyip Erdoğan gider ama bu davayı omuzlayacak bin Tayyip Erdoğan gelir. Mesuliyet makamında olmadan ahkam kesmek, sırça köşklerde teori üretmek, hayallerle yaşamak kolay. Biz kolayı değil, zoru seçtik. Biz çileyi, mücadeleyi seçtik. Kendi siyasi tarihim boyunca çok ihanet, vefasızlık, nankörlük gördüm. Varsın olsun. 

"Klavye kahramanları AK Parti'nin tesis ettiği iklimde, sıcak yataklarından ahkam kesiyor"
Elbette bizim de hatalarımız vardır, olmuştur. Klavye kahramanları AK Parti'nin, bu kadronun açtığı yolda, tesis ettiği iklimde, refah ve konfor ortamında sıcak yataklarından, rahat koltuklarından ahkam kesiyor olabilirler. Siz hiç hayatınızda risk aldınız mı, kavgaya girdiniz mi, ölümle burun buruna geldiniz mi? Menderes'in akıbeti gözünüzün önünde duruyorken canınızdan, serinizden vazgeçecek bir harekete dahil oldunuz mu? Kavgada yoklar ama kavga bitince sırça köşklerinden laf üretirler. Biz bu yoldan hapislere düşmeyi, işkence görmeyi hatta idam edilmeyi göze alarak gittik. Peki, bizi acımasızca eleştirenler hangi bedeli ödediniz, hangi fedakarlığı yaptınız, hangi marifeti icra ettiniz? Bizim halkın ve hakkın refahında takdir edilmek dışında bir gayemiz yoktur.

Şunu bilinmesini isterim, tek başına kalsam dahi 'Bu yol hak yoludur, dönmek bilmez yürürüm' der, bu yolda sabırla yürümeyi sürdürürüm. Allah'a hamdolsun, bu yolda yalnız değilim. Birlikte çok güzel işler yaptık, Türkiye'ye çok güzel eserler kazandırdık.

"Türkiye sürecimizi menziline ulaştırmakta kararlıyız"
İnşallah 15 Temmuz gecesi meydanlarda kurduğumuz Cumhur İttifakı ile yeni zaferlere imza atacağız. İttifak ortağımız MHP ile ele ele, omuz omuza verecek, her metrekaresinde huzurun, güvenliğin kardeşliğin olduğu bir Türkiye'yi adım adım inşa edeceğiz. En büyük eserlerimizden biri olarak gördüğümüz Terörsüz Türkiye sürecimizi ortak akılla, samimiyetle, sağduyuyla menziline ulaştırmakta kararlıyız. İlgili kurumlarımız örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak farklı modaliteler üzerinde yoğun bir şekilde çalışıyor. İttifak ortağımızla da siyasetin çözüm kapasitesini artıracak yeni yol, yöntem ve hamleleri etraflıca istişare ediyoruz. Hayırlı işlerde çabuk olunması gerektiği inancıyla bir an önce bu meseleyi milletimizin gündeminden çıkarmak istiyoruz.

Bir daha altını çiziyorum; Türkiye sadece ekonomik maliyeti 2 trilyon doları aşan bu sorunu kalıcı biçimde çözecek iradeye, kapasiteye ve tecrübeye ziyadesiyle sahiptir. En güçlü dayanağımız millettir. Milletimizle bu yolu yürümekte asla tereddüdümüz yok."