MedyaFaresi MedyaFaresi

Erdoğan: Doğan grubu devletin değil terör örgütünün yanında!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanal 7'de 'İskele Sancak Özel' programında çok sert açıklamalar yaptı.. Erdoğan Aydın Doğan ile bir otelde baş başa yaptığı görüşmeyi anlattı. Doğan Grubunun terör örgütüne destek olduğunu söyledi.

Eklenme: 22 Eylül 2015 22:28 - Güncelleme: 06 Nisan 2016 09:40

15 yıl önce Türkiye'yi medya patronlarının yönettiğini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aydın Doğan ile bir otelde gerçekleştirdiği görüşmeye dair merak edilenleri yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aydın Doğan'ın 'götürdük' dediği Başbakanları canlı yayında bir bir açıkladı.

İşte o açıklama

'ADAMA BUNU YAZDIRMAZLAR'
(Medya ve ifade özgürlüğü geriliyor mu?) Buna ben ancak gülerim. Özgürlüğün heralde bu kadar istismar edildiği bir dönem olmamıştır. Önceleri kitapların nasıl toplatıldığı ortadadır. Şuanda şahsım başta olmak üzere aileme her türlü hakareti nasıl yapıyorlar her şey ortada. Yargıya başvuruyorum. Yargı kanalıyla hesabının sorulmasını hukuk içerisinde istiyorum. Şahsımla alakalı Diktatör başlığı atan bunlar değil mi? Bunlar bunu nasıl atıyor o zaman? Diktatörlük olsa adama bunu yazdırmazlar.

'BANA 'HÜKÜMET YIKAR, HÜKÜMET KURARIZ' DEDİ'
15 yıl önce Türkiye'yi medya patronları yönetiyordu. Medya patronları hükümet yıkar, hükümet kurardı. Eli cebinde Başbakanla konuşanlar vardı. Bana bizzat söyledi bu kişi (Aydın Doğan), 'hükümet yıkar, hükümet kurarız' demişti. Ben 'Kusura bakma ben doğma büyüme Kasımpaşılıyım. Hakkınız olanı alırsınız, hakkınız olmayanı da alamayacaksınız bunu bilesiniz' dedim. Conrad otelinde yüzüne söyledim. Bundan dolayı terörle ilgili bu mücadele verilirken devletin yanında yer almıyorlar. Maalesef bölücü terör örgütünü arasına alanların yanında. Televizyonları da böyle çalışıyor, gazeteleri de böyle çalışıyor..




Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kanal 7 ve Ülke TV ortak canlı yayınında gündeme ilişkin yaptığı değerlendirmede, HDP'li bakanların istifasına ilişkin, "Bugün bu aldığımız haber manidardır. İstifa ettiler, kendi takdirleridir, edebilirler. Kalmaya mecbur da değiller. Fakat burada Cumhurbaşkanlığı makamına yönelik yakıştırmaları, suçlamaları bunlar tabii çok çok gerçekten ağır ithamlar ve çirkin ithamlar. Öncelikle bu tür ifadeleri Sayın Başbakan'a kullanmadılar veya Bakanlar Kurulu'nda bunları kullanmadılar. Benim merakımı mucip olan şey şudur; 'Acaba bunların önüne metin nereden geldi?' ve o gelen metin burada okunmak suretiyle kalkıp Saray'ı veya Cumhurbaşkanlığı makamını lekelemeye çalışıyorlar" dedi.

Çözüm Süreci'ni başlatanın kendisi olduğunu ifade eden Erdoğan, "Çözüm Süreci'ni başlatan, mensubu oldukları parti değil. Tam aksine Çözüm Süreci'ni yıkan onlardır. Burada çok açık net bir şeyi ifade etmek isterim; şu anda arkasına aldıkları terör örgütüyle birlikte ayakta kalmaya çalışan da bunlar. Arkalarında zaten bu terör örgütü olmamış olsa, bunlar buraya kadar gelemezler ama terör örgütünden aldıkları destekle gördüğümüz gibi, gördüğünüz gibi ayakta durmaya çalışıyorlar" diye konuştu.

"Benim polisimi uyurken öldürenler bu ülkenin evladı olamaz"

Erdoğan, "Diyelim ki AK Parti'den milletvekili olacak birisi. Arıyorlar kendisini, 'Olduğun anda bilesin ki sen öldürüleceksin'. Bu seçimde de bundan önceki seçimlerde de bunlar yaşandı. Bunca insanlar kaçırılıyor, bunları kim kaçırıyor? Bölücü terör örgütü kaçırıyor. Benim aziz milletimin bir defa bunları çok iyi bilmesi lazım ve bunlara da gereken dersi en yakın zamanda vermesi lazım. Şu anda ülkemi terörle bölmeye çalışan ve terörün baş aktörleri olan, dağda olanlar var, dışarıda olanlar var, aynı zamanda bir de siyasetle bu işi yapmak isteyenler var. Siyaset yapacaksan gel meşru zeminde bu siyasi mücadeleni sürdür. Neresidir bu? Parlamentodur. Yeri geldiği zaman bunlar dağa gidiyor mu, yeri geldiği zaman Kandil'e gidiyor mu? Gidiyor. Bütün bunlar ortada. Nasıl oluyor da bu meşru bir zeminde siyaset oluyor, böyle bir şey olabilir mi? Bunu milletimin bir defa çok iyi tespit etmesi lazım. Çünkü bizim birliğe, beraberliğe, kardeşliğe ihtiyacımız var" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Benim polisimi gelip de Ceylanpınar'da uyurken öldürenler, bu ülkenin bir defa kesinlikle ne yerli, ne milli evladı olamaz" diyen Erdoğan, "Onlar bu ülkeye düşmandır. Aynı şekilde hanımıyla beraber, çocuğuyla beraber çarşıda olan Binbaşımızı Muş'ta şehit edenler, asla yerli olamaz, milli olamaz. Onlar bu ülkenin katilidir, bu ülkenin düşmanıdır. Ve şu anda bu konuşanlar, bu HDP, onların desteğiyle ayakta kalmaya çalışıyor. Bunları biz açıkça söyleyeceğiz ama şunu da söylemek istiyorum; milletimin bunu iyi ayırt etmesi lazım, zulme rıza zulümdür. Burada böyle bir zulüm var, böyle katliamlar var. Bu katliamlara destek verenler de bunun ortağıdır. Bunu çok iyi bilmeleri lazım" 

"İşsizliğin sorumlusu bunlar"

'Silahların susması' ifadesini kabul etmediğini belirten Erdoğan, "Bir defa, 'Silahların susması' ifadesini ben kabul etmiyorum. Silahların bırakılarak gömülmesi, betona gömülmesi... Bu İngiltere'de böyle yapıldı. Aynı bu şekilde yapılacak ve ondan sonra da bunların tabii tüm kayıtları ilgili birimlere verilecek. Aksi takdirde bu ülkeyi terk edecekler. Çünkü bu kararlılığımızı aksi takdirde gölgelemiş olur. Biz hep bunlarla mı uğraşacağız? Bakın şu ülkede Güneydoğu'ya doğru dürüst yatırım gitmiyor. Niye gitmiyor? Bunlardan dolayı gitmiyor. Eğer orada işsizlik varsa sorumlusu bunlar" dedi.

"Öldürülen terörist sayısı 2 binin üzerindedir"

Erdoğan, "Kuru kuruya dağ taş tabi vurulmaz. Yani istihbarat teşkilatlarımız içeride ve dışarıda, Kandil dahil olmak üzere, tabi bütün koordinat çalışmalarını yaptılar. Bu koordinat çalışmaları hepsi, silahlı kuvvetlerimiz elinde. Bununla birlikte içeride nereleri vuruyorlarsa bu koordinatlar üzerinde vuruyorlar. Buralarda mühimmat depolarından tutunuz, bunların saklandıkları yerlere varıncaya kadar, Kandil'de nerelerde ne var... O koordinatlar bilinerek oralar vuruluyor. Şu andaki bu açıklanan rakam yurt içi öldürülenlerdir. Ama yurt içi, Kandil buna dahil değil. Kandil'le beraber, daha önce arkadaşlarla yaptığımız görüşmelerde, bu rakam 2 binin üzerindedir. Öyle şeyler var ki, siz operasyonu yapıyorsunuz onlar cesetleri alıp, götürebildiklerini götürüyorlar" dedi.

"Vatandaşım çok iyi düşünmelidir"

Milletin terör örgütünü arkasına alarak siyaset yapmak isteyenlere meydanı boş bırakmayacağını düşündüğünü söyleyen Erdoğan, "Benim vatandaşım, benim halkım inanıyorum ki bu defa kararını çok daha farklı vermelidir, çok iyi düşünmelidir. Yani bu ülkede terör örgütünü arkasına almak suretiyle kalkıp da siyaset yapmak isteyenlere, herhalde benim halkım meydanı bırakmayacaktır diye düşünüyorum. Yapılan eserler ortadadır. Hani hep söyleriz ya; yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır. Yani buna bakılmalı, buna göre de adım atılmalı diye düşünüyorum" dedi.

"İsrail ateşle oynuyor"

İsrail'in Mescid-i Aksa'ya yönelik ihlallerine ilişkin değerlendirmede bulunan Erdoğan, "İsrail bence ateşle oynuyor, yanlış adım atıyor. Bugüne kadar Mescid-i Aksa ile ilgili attığı adım, yani bir taraftan zaman, bir taraftan mekan itibarıyla bir bölme harekatını gerçekleştirmektir ama ne onu, ne onu Allah'ın izniyle gerçekleştiremeyecek. Çünkü buradaki atılan adım karşısında, tabii başta ülkemiz olmak üzere, biz tüm İslam Dünyası olarak bir defa bir dayanışma içerisindeyiz. Bununla ilgili bazı çalışmalar var" dedi.

"Paralel Yapı ülkemize en üst düzeyde zararlı olan bir örgüttür"

Paralel Yapı'yla mücadelenin kararlı bir şekilde süreceğini ifade eden Erdoğan, Paralel Devlet Yapılanması ile mücadeleye ilişkin, "Kararlı bir şekilde sürdürüyoruz. Yani hiç bu konuda, ben can tende olduğu sürece bu mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğim. Bunlar şu anda ülkemize en üst düzeyde zararlı olan bir örgüttür. Zaten bizim biliyorsunuz Milli Güvenlik Siyaset Belgemize bu ne olarak girdi? Ulusal güvenliğimizi tehdit eden legal görünüm altındaki tüm illegal örgütler, gereği neyse bu yapılacaktır ve şu anda da bu takip ediliyor, yapılıyor, yapmaya da devam edeceğiz" dedi.