Elif Çakır: Erdoğan AK Parti'deki rehavetten rahatsız

Karar yazarı Elif Çakır, AKP’ye yakın kaynaklara dayandırdığı yazısında, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın uzun süredir parti yönetiminde ve teşkilat kademelerinde gördüğü rehavetten rahatsız olduğunu yazdı

Elif Çakır: Erdoğan AK Parti'deki rehavetten rahatsız

Yazında PanoramaTR’nin Haziran araştırmasını da paylaşan Çakır, AKP'li vekillerin sahaya indiğinde vatandaşın tepkisiyle karşılaştığını söyleyerek, "Toplumun yüzde 52’si Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın performansını başarısız buluyor. Her üç kişiden birinin işsiz olduğu, 27 milyon insanın devlet yardımı aldığı, hatta AK Partili vekillerin bile 'geçinmekte zorlanıyorum' yakınması yaptığı bir ülke gerçeğinde, AK Parti milletvekilleri ve teşkilat mensupları sahaya rehavetten mi inemiyordur, yoksa vatandaşa söyleyecek sözleri olmadığı için mi?" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin Sapan’da gerçekleştirilen 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı kapanışında teşkilatına önemli mesajlar verdi. "Nasıl Türkiye Türkiye’den daha büyükse, Ak Parti de mensuplarından çok daha büyük bir harekettir. Ak kadrolar olarak hepimiz elbette 86 milyonun umuduyuz ama bu teşkilat bu hareket sadece 86 milyonun değil aynı zamanda ümmetin de umududur" diyen Erdoğan, "Yorulan varsa buyursun kenara gelin dinlensin, kenara gelmeyen de meydanın hakkını versin. Boşa harcayacak tek bir saniyemiz bile yok. Caddeyi sokağı asla boş bırakmayacağız" ifadelerini kullandı.



Elif Çakır ise bu konuşmanın perde arkasındakileri yazdı. Çakır'ın yazısından ilgili bölümler şöyle:

"AK Parti’ye yakın kaynaklara göre Cumhurbaşkanı Erdoğan, uzun süredir parti yönetiminde ve teşkilat kademelerinde gördüğü rehavetten rahatsızdı. Bazı MYK üyelerinin performansını yetersiz buluyor; milletvekillerinin ve teşkilat mensuplarının sahada yeterince çalışmadığını düşünüyor yakın çevresine 'kibirlendiler, sahaya inmiyorlar, çalışmıyorlar' diyerek tepki gösteriyordu. Erdoğan’ın 26 Haziran’da Sapanca’da yapılan 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nda da bu tabloyu masaya yatıracağı, teşkilatlarını ve milletvekillerini sert bir dille uyaracağı iddiaları vardı.


Nitekim Sapanca toplantısının sonunda kamuya açık konuşmasında teşkilatlarını 'Yorulan varsa buyursun kenara gelsin dinlensin, kenara gelmeyen de meydanın hakkını versin. Boşa harcayacak tek bir saniyemiz bile yok. Caddeyi sokağı asla boş bırakmayacağız' sözleriyle uyardı. (28 Haziran)

Ne var ki bunda her yıl teşkilatlarını, milletvekillerini benzer cümlelerle uyarmıyor mu diyebilirsiniz. Her yıl değil, 2017 yılından bu yana teşkilatlarına 'rehavet' uyarısında bulunuyor ama ilk kez bu kadar sert sözler kullandı.

***

Üstelik bu yalnızca sahadan gelen dağınık şikâyetlerin toplamı da değil. Kamuoyu araştırmaları da durumun AK Parti açısından hiç iyi olmadığını gösteriyor. PanoramaTR’nin Haziran araştırmasına göre toplumun yüzde 52’si Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın performansını başarısız buluyor.

Toplumun yüzde 59’u iktidarın ülkeyi kötü yönettiğini düşünüyor. Yine toplumun yüzde 75’i ekonomi yönetimini başarısız buluyor, yüzde 73’ü Türkiye ekonomisinin kötüye gittiğini söylüyor. En ağır veri ise temel ihtiyaçlar başlığında: Şubat ayında yüzde 50 olan 'temel ihtiyaçlarımı karşılamakta zorlanıyorum' diyenlerin oranı Haziran’da yüzde 59’a çıkmış. Dört ayda dokuz puanlık artış.

Her üç kişiden birinin işsiz olduğu, 27 milyon insanın devlet yardımı aldığı, hatta AK Partili vekillerin bile 'geçinmekte zorlanıyorum' yakınması yaptığı bir ülke gerçeğinde, AK Parti milletvekilleri ve teşkilat mensupları sahaya rehavetten mi inemiyordur, yoksa vatandaşa söyleyecek sözleri olmadığı için mi?

Vatandaşın karşısına çıkabilecek durumda olsalar zaten sokakta olurlardı. Esnaf ziyaretlerinde, pazar yerlerinde, mahalle toplantılarında fotoğraf üstüne fotoğraf çektirir; sonra da o albümlerle Cumhurbaşkanı Erdoğan’a 'Bakın efendim, sahadayız' demek için sıraya girmezler miydi?"