MedyaFaresi MedyaFaresi

Diyanet, logosunu değiştirdiği kanala servet harcadı

TRT’nin 2010 yılında TRT Anadolu ismiyle açtığı kanal 2012’de Diyanet İşleri Başkanlığı’na devredildi.

Eklenme: 20 Ocak 2016 09:11 - Güncelleme: 08 Nisan 2016 17:54

Sözcü'den Bora Erdin'in haberine göre, Başbakanlık’a bağlı olan Diyanet İşleri Başkanlığı, TRT’den Anadolu isimli kanalı devraldı. Önce logosunu değiştirerek Diyanet TV’ye çeviren kurum, 1 milyon 257 bin liralık da harcama yaptı.

TRT’nin 2010 yılında TRT Anadolu ismiyle açtığı kanal 2012’de Diyanet İşleri Başkanlığı’na devredildi. Hali hazırda stüdyoları bulunan kanal, 2012 yılında test yayınına geçti. Aynı zamanda radyosu da bulunan kanalın önce logosu değiştirildi. Ankara’dan yayınlarına devam eden televizyon kanalı için Haziran 2015’te ihaleye çıkılması planlandı. Ancak ihale “eksik bilgi” nedeniyle iptal edildi. Ağustos 2015’te yeniden çıkılan ihale ile birçok elektronik ürün alındı. “TV Stüdyosu ve Aktüel Çekim Video, Ses Teçhizat Alımı” başlığı ile açılan ihalenin maliyeti de cübbe ve sarık alımı kadar tuttu. Teratek Elektronik Sistemleri isimli şirket kamera, stüdyo ışığı, ses sistemleri gibi birçok ürünü Diyanet’e 1 milyon 152 bin TL’ye vereceğini taahhüt etti. Bu ihalenin kamuya maliyeti ise 1 milyon 257 bin 482 TL olarak hesaplandı.

CÜBBE KADAR ÖDEME YAPILDI
Kurumun kanala aldığı yeni ekipmanların maliyeti ise 5 yıl önce cübbe ve sarık için gerçekleştirilen harcamayla yakın çıktı. Diyanet İşleri Başkanlığı, 90 bin din görevlisi için 2011’de ihale yaptı. Sarık ve cübbe almak isteyen müdürlük adet sayısı dahi belirtmeden ihaleye çıktı. “İstisna” kapsamında yapılan ihalede en düşük 1 milyon 116 bin 756 TL’lik teklif verildi.

İstisna ihale nedir?

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın cübbe ve sarık alımı için “istisna” ihale açması başlı başına tartışma konusu oldu. AKP döneminde sürekli değiştirilen ihale kanunu içerisinde “istisna” ihaleye çıkmak aslında ‘istenilen kişi ve kurumdan mal satın alınabilir’ anlamına geliyor. Bu da ‘AKP cübbe ve sarıkta bile rant arayışın içinde mi?’ sorusunu gündeme getiriyor.