MedyaFaresi MedyaFaresi

Demirören Medya'da Gazetecilerin Paralı Söyleşiler Yapmasına Tepki

Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici Demirören medya grubu gazeteleri Hürriyet ve Milliyet, internet siteleri ile televizyonu CnnTürk’te, gazeteci ve yazarlara, çeşitli sektörlerden iş insanları ile yaptırılan paralı söyleşiler yayımlanmasını eleştirdi.

Eklenme: 27 Ekim 2021 08:28 - Güncelleme: 27 Ekim 2021 08:36

Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici kişisel web sitesinde  Demirören medya grubu gazeteleri Hürriyet ve Milliyet, internet siteleri ile televizyonu CnnTürk’te, gazeteci ve yazarlara, çeşitli sektörlerden iş insanları ile yaptırılan paralı söyleşiler yayımlanmasını eleştirdi.

Bildirici şunları yazdı:

Hem de üzerine “İlandır” ya da “Sponsorlu içerik” yazarak, bu söyleşilerin para karşılığı yapıldığı aleni biçimde ilan ediliyor. Sonra da bu söyleşiler basılı gazetelerde “ilan” ya da “Sponsorlu içerik” etiketleri kaldırılarak sanki gazetecilik ürünü imiş gibi yayımlanıyor.

    Örnek 1- Hürriyet gazetesi yazarı Ertuğrul Özkök’ün, Turkcell Ceo’su Murat Erkan ile yaptığı söyleşinin videosu, 5 Şubat 2021 tarihinde Hürriyet internet sitesinde yayımlandı. “Dijital göç yolunda BİP’in başarı öyküsü” başlıklı bu söyleşi anonsunun altında “Sponsorlu içerik” yazıyordu.

     Özkök, bu söyleşiyi aynı gün Hürriyet’teki köşesinde “Sayın CEO beni ikna edin niye dijital bir göçmen olayım” başlığıyla neredeyse tam sayfa genişliğinde yayımladı. Özkök, gazetede “sponsorlu içerik” olduğunu da yazmıyordu! Hatta tam tersine “...vatandaş olarak gidip Turkcell’in CEO’su Murat Erkan’ı buldum” diyerek kendiliğinden böyle bir söyleşi yapmış gibi gösteriyordu.

   Örnek 2- Ertuğrul Özkök’ün, Shell&Turcas CEO’su Emre Turanlı ile yaptığı söyleşinin videosu Hürriyet’in internet sitesinde 12 Haziran 2021’de Hürriyet logosu ve “Sponsorlu içerik” uyarısıyla yayımlandı. 

    “Dünyanın en büyük tuvalet devrimini otoyollar boyunca Türkiye yaptı” başlıklı bu söyleşi, 15 Mayıs 2021’de Hürriyet’te Özkök’ün köşesinde sayfayı kaplayacak biçimde yayımlanmıştı. Sayfada okurlar için “Sponsorlu içerik” uyarısı da bulunmuyordu!

    Örnek 3- Hürriyet Ekonomi Müdürü Sefer Levent’in FLO Mağazacılık CEO’su Burak Övünç ile yaptığı söyleşinin videosu, Hürriyet’in internet sitesinde 18 Ekim’de “10 global Türk markasından biri olacağız” başlığıyla yayımlandı. Ekranın sol yanında “Hürriyet logosu” bulunuyor, sağ üst köşesinde ise “İlandır” yazıyordu. Anonsun altında ise “Sponsorlu içerik” uyarısı yer alıyordu.

     FLO’nun internet sayfasına da konulan bu söyleşi, basılı Hürriyet’in ekonomi sayfasında da yayımlandı. Ancak sayfanın hiçbir yerinde ve metninde söyleşinin “sponsorlu” olduğu ya da “ilan” niteliği taşıdığına ilişkin bir uyarı yoktu. Tümüyle gazetecilik saikleriyle yapılmış gibi yayımlanmıştı.

   Sefer Levent’in yaptığı bu “sponsorlu” söyleşilere, Milliyet ve Cnn Türk’ün internet sitelerinde de yer veriliyor.

    Örnek 4- Hürriyet Ekonomi yazarı Noyan Doğan, 20 Ekim’de Metlife Emeklilik ve Hayat Genel Müdürü Deniz Yurtseven ile söyleşi yaptı. “18 yaş altı BES’e doping oldu” başlıklı bu söyleşi, Hürriyet’in internet sitesinde yayımlanırken ekranın sağında “İlandır” ve anonsun altında ise “Sponsorlu içerik” uyarısı bulunuyordu.

    Hürriyet’in sosyal medyadaki paylaşımı, Metlife’ın hesabından da paylaşıldı.  Noyan Doğan’ın bu söyleşisi gazetenin ekonomi sayfasında da aynı başlıkla geniş biçimde yayımlandı ama “İlandır” ve “Sponsorlu içerik” uyarısı konulmamıştı.

   Örnek 5- Milliyet’in Ekonomi Müdürü Şükrü Andaç, BP Türkiye Ülke Başkanı Tümkan Işıltan ile söyleşi yaptı. Bu söyleşinin videosu, 23 Mart’ta Milliyet’in internet sayfasında yayımlanırken tıpkı Hürriyet’te yapıldığı gibi, ekranın sol üst köşesinde Milliyet logosu sağ üst köşesinde ise “İlandır” yazısı bulunuyordu. Anonsun altına da “Bu bir ilandır” yazılmıştı.

    Andaç’ın internette “BP’nin dönüşüm hikayesi ve geleceğin istasyonları” başlığıyla yayımlanan “İlan” niteliğindeki söyleşisi, aynı gün Milliyet’in ekonomi sayfasında “Türkiye dönüşümde kritik rol oynayacak” diye sunulmuştu. Yine Hürriyet’te olduğu gibi, Milliyet’in basılı nüshasında da “ilan” ya da “Sponsorlu içerik” uyarısında bulunulmamıştı.

  Örnek 6- Milliyet gazetesi Yerel Yönetimler Yazarı Eren Aka’nın Çukurova Belediye Başkanı Soner Çetin ile söyleşisi, 12 Ağustos’ta “Çukurova Adana’nın gözbebeğidir” başlığıyla yayımlandı. “Advertorial” sayfasında yayımlanan metnin altında ve videonun sağ üst köşesinde “İlandır” yazıyordu.

   Bu söyleşi, aynı gün Milliyet’in basılı nüshasında da Eren Aka’nın “Başkanlar konuşuyor” köşesinde yayımlandı. Hürriyet ve Milliyet’teki benzer örneklerinde olduğu gibi, bunda da ilan veya sponsorlu içerik olduğu yönünde bir uyarı sayfaya konulmamıştı. Söyleşi bir gazetecilik çalışması gibi sunulmuştu.

   Örnek 7- Elif Tümen, web sayfasında kendisini sunucu ve reklam oyuncusu olarak tanımlıyor. Nitekim çeşitli şirket yöneticileriyle yaptığı reklam niteliğinde ve altında “Sponsorlu içerik” ya da “İlandır” yazılı söyleşiler, Demirören Grubu medya kuruluşlarının internet sitelerinde yayımlanıyor.

    Ancak Elif Tümen her hafta CnnTurk.com’da her hafta Sağlık Sohbetleri: Klinik beslenme” adlı bir de sağlık programı yapıyor. Hekimlerle söyleşilerin yer aldığı bu sağlık programı, Hürriyet, Milliyet ve Posta’nın internet sitelerinde de yayımlanıyor. Marlin Plus Sağlık ve Teknoloji AŞ yapımcılığında hazırlandığı belirtilen söyleşilerin yer aldığı internet sayfalarının altında “Sponsorlu içerik” yazdığı gibi, videoların sağ üst köşesinde de “ilandır” uyarısı bulunuyor.

    Gazetecilik reklam aracı

    Demirören Grubu’nun medya kuruluşlarında çalışan gazeteci ve yazarlara paralı reklam söyleşileri yaptırdığını gösteren daha fazla örnek vardı ama sanırım tümünü aktarmama gerek yok. Bu kadarı, Demirören Grubu’nun medya kuruluşlarındaki gazetecilerin paralı reklam söyleşilerinde rol aldığını anlatmak açısından yeterli olsa gerek.

   Gazeteciliğin reklamcılık ve halkla ilişkiler faaliyeti ile karıştırılmaması gerektiğini daha önce defalarca yazmıştım. Ama Demirören Medya’daki gazeteci ve yazarlara paralı reklam söyleşileri yaptırılması uygulaması, gazeteciliğin reklam ve medya kuruluşunun para kazanması için kullanılmasının uç örneği.

    Demirören Grubu’nun gazeteci ve yazarlara paralı reklam söyleşileri yaptırması iki açıdan yanlış. Birincisi gazetecilik ve reklamcılık iç içe geçiyor; gazeteciler reklam oyuncusu, söyleşiler reklam haline geliyor. Türkiye Gazetecilik Hak ve sorumluluk Bildirgesi’nde bu konuda iki ilkeye yer veriliyor:

    “Gazeteci; mesleğini, reklamcılıkla, halkla ilişkilerle veya propagandacılıkla karıştıramaz. İlan - reklam kaynaklarından herhangi bir telkin, tavsiye alamaz, maddi çıkar sağlayamaz.

   Gazeteciler ilan, reklam, tanıtıcı reklam veya sponsorlu metinleri yazmamalı reklamlarda yüzü ya da sesiyle yer almamalı, sosyal medyada da reklam, tanıtım, ürün yerleştirme yapmamalıdır.”

    Reklam nitelikli söyleşiler yapan Demirören grubu gazeteci ve yazarları, evrensel nitelikteki bu gazetecilik meslek ilkelerini çiğnemiş oluyorlar. Aslında yaptıkları gazetecilik dışı bir faaliyet, açıkçası reklamcılık.

     İkincisi de internet sitelerinde “İlandır” ve “Sponsorlu içerik” uyarısıyla yayımlanan metinlerin basılı gazetelerde bu uyarılar olmadan gazetecilik ürünü gibi sunulması, okuru aldatmaktan başka bir şey değil.

   Türkiye Gazetecilik Hak ve Sorumluluk Bildirgesi’ndeki “Haber ve yorum metinleri veya görüntüleri ile ilan - reklam amaçlı metinlerin ayrımı hiç bir karışıklığa yer bırakmayacak biçimde yapılmalıdır” ilkesine de aykırı. Bırakın ayrımı, reklam metinleri gazetecilik metni gibi gösterilerek insanlar kandırılıyor. Açıkçası sahtecilik…

    Cnn Türk’te medya kuruluşunun logosunu taşıyan ama reklam niteliğinde olan “Sağlık Sohbetleri” de gazetecilik ile reklamcılığın iç içe geçirilmesi karıştırılması anlamına geliyor. Ayrıca sağlık alanında reklam yapmak ve hekimlerin reklamlarda yer alması hem yasalara hem de hekimlik mesleği etik kurallarına aykırı.

     Demirören Medya’nın gazetecilik ile reklamcılığı bu şekilde birbirine karıştırıp, gazeteci ve yazarlara paralı reklam söyleşileri yaptırarak gazetecilik etik ilkelerini ayaklar altına alıyor. Gazeteciliğin paraya tahvil edilmesinin en kaba ve pervasız örneklerini sergiliyorlar.