Abone Ol

Cumhurbaşkanlığı, Ayasofya'nın müze olarak kalmasını istemiş

Danıştay 10. Dairesi’nde Cumhurbaşkanlığı'nı temsilen duruşmaya katılan Hukuk Müşaviri Zeynep Gökçe Zengin, Ayasofya’nın müze olarak kalması yönünde savunma yaptı. 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararının, Cumhurbaşkanlığı’nca iptal edilebileceğini belirtti.

Cumhurbaşkanlığı, Ayasofya'nın müze olarak kalmasını istemiş

Danıştay 10. Dairesi’nde Cumhurbaşkanlığı'nı temsilen duruşmaya katılan Hukuk Müşaviri Zeynep Gökçe Zengin, Ayasofya’nın müze olarak kalması yönünde savunma yaptı. 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararının, Cumhurbaşkanlığı’nca iptal edilebileceğini belirtti.

Danıştay 10. Dairesi ile Danıştay Dava Daireler Kurulu, Ayasofya'nın camiye dönüştürülmesinin yargının değil, idarinin yetkisinde olduğuna karar vermişti. Bu kez 10. Daire, davayı idareye bırakmadı ve camiye dönüştürülmesine hükmetti.

Sözcü'den Saygı Öztürk'ün haberine göre; Cumhurbaşkanlığı'nı temsilen duruşmaya katılan Hukuk Müşaviri Zeynep Gökçe Zengin'in Ayasofya'nın müze olarak kalması yönünde görüş bildirdiği belirlendi. Ayasofya'nın yeniden ibadete açılması amacıyla Başbakanlığa 2016'da başvurulmuştu. Vakıflar Genel Müdürlüğü İstanbul 1. Bölge Müdürlüğü bu isteği reddetti.

Derneğin savunması şöyle oldu: “Dava konusu Bakanlar Kurulu Kararındaki imzaların gerçekliği incelenmeli. Tapuda ‘müze' değil, ‘cami' ifadesi yer alıyor. Vakıf malı olan Ayasofya'nın cami olarak kullanılması gerektiğinden Bakanlar Kurulu kararı iptal edilmeli.”

Cumhurbaşkanlığı, Ayasofya'nın müze olarak kalmasını istemiş - Resim: 1

BU DAVA REDDEDİLMELİ

Cumhurbaşkanlığı'nı temsilen duruşmaya katılan Hukuk Müşaviri Zeynep Gökçe Zengin, davanın reddini istemiş.
Davalı idare adına duruşmaya katılan avukat, Bakanlar Kurulu Kararının iptali yönünde geçmişte de davalar açıldığını, davacının daha önce açtığı davanın reddedildiği ve bunun kesinleştiğini belirtti. Avukat, Ayasofya'nın tapuya “Ayasofya'yı Kebir Camii Şerifi” olarak kayıtlı olduğunu, Vakıflar Genel Müdürlüğünce idare edildiği hatırlattı. “Bakanlar Kurulu'nca bu konuda her zaman karar alınabilir. Bakanlar Kurulu kararında yer alan imzaların sahte olduğu iddiası gerçeği yansıtmadığından davanın reddi gerekir” dedi.