CHP’de deprem! Kılıçdaroğlu'na yakın isimlerden 10 maddelik manifesto

CHP'nin Eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yakınlığıyla bilinen isimler sosyal medyada 10 maddelik "manifesto" yayımladı. Partiliere, "Ayağa kalkın, CHP'ye sahip çıkın" çağrısı yapıldı.

CHP’de deprem! Kılıçdaroğlu'na yakın isimlerden 10 maddelik manifesto

 CHP'nin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Bu ulu çınarın gölgesi haramın ve kirlenmişliğin sığınağı asla ve asla olamaz" diyerek arınma çağrısı yapmasının ardından Kılıçdaroğlu'na yakınlığıyla bilinen CHP'liler sosyal medyada 10 maddelik "manifesto" yayımladı.

"Ayağa kalkın ve partiye sahip çıkın" çağrısı yapılan manifestoda, "Bir arkadaş grubuyla ve bir belediye başkanı ekibiyle yönetimi pay edilen partimiz, örgütsel dinamiklerinden, toplumsal taleplerden, siyasal gerçeklikten, tarihsel ve ideolojik hattından kopartılmaktadır" denildi.

Paylaşılan manifesto şöyle:

'BÜTÜN PARTİLİLERİMİZE ÇAĞRI: AYAĞA KALKIN VE PARTİYE SAHİP ÇIKIN'
1- Büyük bir krizin içindeyiz. Ortaya atılan iddialar, dile getirilen ifadeler, itiraflar sadece partimizin bu gününü değil, tarihi mirasımızı zedelemekte, geleceğimizi karartmaktadır. Bu çerçevede Partimizin üst yönetimi üzerine aldığı tarihsel ve siyasal sorumluluğu yerine getirememektedir.

2 - Partimizin her türlü operasyona açık hale getirilmesi, buna karşı gerekli politik tavrın örgütlenememesi yönetimsel bir sorundur. Partimizin tarihsel birikimi, mücadele deneyimi, örgütsel gücü bir araya getirilememekte ve yeni bir siyasal tavır üretilememektedir. Bu siyasetsizlik hali partimizi iktidar alternatifi olmaktan çıkarmaktadır.

'BUNA SEYİRCİ KALINAMAZ'

3 - Ülkemizin ve partimizin kurucusu, devrimimizin önderi Büyük Atatürk’ten Kemal Kılıçdaroğlu’na hiçbir dönem partimizden bu denli büyük kopuşlar yaşanmamıştır. Buna seyirci kalınamaz. Dün ittifak yaptığımız partilerden milletvekili ya da belediye başkanı transferi ahlaki bir tutum değildir. Üstelik Cumhurbaşkanlığı seçiminde adayımız ve Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na oy vermediklerini açık açık söyleyenlerin transfer edilip baştacı yapılması asla kabul edilemez. Geleni bağrına basıyorsan gidene sesini çıkarmazsın.

4 - En önemli sermayemiz olan temiz siyasete hiçbir dönem bu kadar ağır darbe vurulmamıştır. Bu konuda bir özeleştiri yapılmaması ve iddialara konu olan üst yönetim ve milletvekillerine ilişkin hiçbir tedbirin alınmaması parti vicdanını yaralamakta ve kamuoyunu derin şüphelere sevk etmektedir.

'TARİH BU SUSKUNLUĞU AFFETMEYECEK'
5 - Hiçbir dönem partimizin örgütleri, milletvekilleri, belediye başkanları parti üst yönetiminin hatalarına bu denli seyirci kalmamışlardır. Bu suskunluk, iddiaların %1’i bile doğru olsa asla partimize yakışmayacak bütün olumsuzlukları kabul etmek ve onaylamak anlamını taşımaktadır. Tarih bu suskunluğu affetmeyecektir. Bir sonraki dönem aynı konumunu korumak için susanlar yaşananlara ve çöküşe seyirci kalıp ortak olanlardır.

6 - Partimizde her dönem Genel Başkanlarımız ve parti yönetimimiz demokratik değerler ve kurallar içinde eleştirilmiştir. Bugün buna imkan tanınmasa da tek yol partide kalmak ve parti içi mücadeleyi büyütmektir. Cumhuriyet Halk Partisi hiçbir zaman sadece bir genel başkanın partisi olmamıştır. Partimizin her bir üyesi kurucu ve devrimci bir ruhla partisine hep sahip çıkmıştır.

'ARKADAŞ GRUBUYLA, BELEDİYE BAŞKANI EKİBİYLE YÖNETİM PAY EDİLEMEZ'
7 - Kendi iç dinamikleri ile ayağa kalkmayan, özeleştiri yapmayan, cesur bir çıkış ortaya koyamayan siyasal yapıların iktidara alternatif olması söz konusu olamaz. Bugün bir arkadaş grubuyla ve bir belediye başkanı ekibiyle yönetimi pay edilen partimiz, örgütsel dinamiklerinden, toplumsal taleplerden, siyasal gerçeklikten, tarihsel ve ideolojik hattından kopartılmaktadır.

8 - Partimizin genetik kodlarına dönmesi, kurucu misyonuna, ideolojik hattına sabitlenmesi popülist ve lümpen kişiliklerin partide yükselişine en büyük engel olacaktır. Partimizin ideolojik öncülerini, devrimci tutumunu, tarihsel sorumluluğunu ve gelecek vizyonunu sahiplenmeyen kim olursa olsun parti vicdanında ve tarih huzurunda mutlaka hesap verecektir.

'GÜN SUSMA GÜNÜ DEĞİL, AYAĞA KALKMA ZAMANI'
9 - Gün susma, koltuğu koruma, konfor alanında saklanma günü değildir. Gün partiye sahip çıkma günüdür. Gün ülkemizin birliği, dirliği, özgür geleceği için yeni bir siyaset üretme günüdür.

"Düşmesin bizimle yola: evinde ağlayanların gözyaşlarını boynunda ağır bir zincir gibi taşıyanlar! Bıraksın peşimizi kendi yüreğinin kabuğunda yaşayanlar!"

10 - Cumhuriyet Halk Partisi sadece ve sadece ülkenin birlik ve bütünlüğüne, Cumhuriyetin kazanımlarına, demokratik düzene, toplumsal barışa, her yurttaşın eşitliğine siper olur. Partinin ve kamunun imkanlarını kullanarak zenginleşenlere asla siper edilemez ve buna asla izin verilemez. Gün ayrışma, ayrılma günü değildir; gün partide birleşerek halkçı ve devrimci bir iradeyi ülke sathına yayma günüdür... Gün partiyi kurtarma, halkımız ve ülkemiz için ayağa kaldırma günüdür. Partideki bu düzen değişmedikçe içinde yaşadığımız düzen değişmeyecektir. Partimizin kurtuluşu partililerimizin azim ve kararlılığına bağlıdır. Şimdi bu iradeyi ortaya koymak için ayağa kalkma zamanıdır...

Yaşasın Atatürk, Yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi."