MedyaFaresi MedyaFaresi

Berat Albayrak'ın instagram'dan istifası: Trajedi mi, komedi mi?

Gazeteci Kerem Kırçuval Gazete Pencere'deki köşesinde Berat Albayrak'ın istifasının ardından yaşanan ilginç olayları tarihsel bir perspektifle değerlendirdi.

Eklenme: 12 Kasım 2020 07:12 - Güncelleme: 12 Kasım 2020 07:21

İşte o yazı:

Karl Marx konuşuyor, diyor ki, “Hegel, bir yerde şöyle bir gözlemde bulunur: Bütün tarihsel büyük olaylar ve kişiler hemen hemen iki kez yinelenir. Hegel eklemeyi unutmuş: ilkinde trajedi, ikincisinde komedi olarak.”

Memleketin hazinesinden sorumlu bakanın, siber istifası hem şekli hem de sonrasında yaşananlar bir trajedi mi yoksa komedi mi olarak tarihe yazılacak karar veremedim.

Milletin gözünün ekranların köşesinde olduğu, yoksulluğun parite parite arttığı şu dönemde mizah bile durumu kaldırmıyor.

Söz konusu ismin aynı zamanda damat oluşu, istifası sonrası sızan dedikodular, saray entrikalarını aratmıyor. Külliye koridorlarında küfürleşmeden yumruklaşmaya, telefonların meşgule alınmasına, sosyal medya hesaplarına el konulmasına kadar devlette olmaması gereken ne varsa konuşuluyor. En nihayetinde ahalinin ağzı torba değil. Daha çok konuşulur.

Cumhurbaşkanı’nın adeta partisine, bürokrasiye yakın dava arkadaşlarına karşı göğsünü siper ettiği damadının siber istifası sonrası 24 saatten fazla boş kalan hazine ve maliye bakanlığına karşı piyasanın verdiği tepki de tuhaf. Günlerdir eriyen memleketin parasının hemen değer kazanmaya başlaması ilginçti. İnsana bu dış güçler çok acayip dedirtti.

Kimse ne böyle bir istifayı bekliyordu ne de böyle bir süreç yönetimi. Başını kuma gömmeye hazır medyamız, ilk önce siber istifayı, siber saldırı olarak tanımladı için için. Tabii tabii kimseye söylemediler, içlerinden “Yahu olur mu öyle şey, siberdir bu siber saldırıdır” diyerek zaman kazanmak istediler.

Susunca hiçbir şey geçmiyor. İyi biliyorlar ama umut dünyası be, belki geçer sandılar.

Buradan geçmiş olsun diyelim, sayın eski bakan istifasına sağlık sorunlarını gerekçe gösterdi. Değerli basın mensupları “geçmiş olsun” demeye bile korktu, ayıp etti. Normalde ses çıkarsa, manşette anında gördüğümüz beyefendinin bir ihtiyacı olup olmadığını merak eden olmadı.

İstifa komik değildi, ama medyanın hali trajediydi. 

Kuzuların sessizliğini yazılı açıklama bozdu. Ve bir gecede istifanın adı “affa” dönüştü. Bu arkadaşlara yıllarca ders versen bu kadar çabuk öğrenmezler, hala de-da ayrımını tartışanları var aralarında, ama istifanın “af” dönüşmesini hemen kavradılar.

Daha önce İçişleri Bakanı’nın başka bir sosyal medya eliyle istifası konusunda hemen harekete geçen ittifakın ortağı MHP’nin sessizliği de dikkat çekiciydi. Ahali, “MHP kabinede bir tek Reis’i ve Soylu’yu tanır” diye konuştu. Torba değil dedik ya.

Aftı, istifaydı, bir dönem geride kalmadı. Bir dönem yeni başladı şahsımca. Geride kalan tamiri zor günler, saatler oldu. 

Marx ile başlamış ve karar verememiştik. Trajedi mi komedi mi diye? Marx'ın ölümünden 6 yıl sonra dünyaya gelen Charlie Chaplin ile bitirelim meseleyi ve unutmayalım.

O da demiş ki, “Hayat dar alanda trajedi, geniş açıda komedidir.”

Kerem Kırçuval