Halk TV'den İsmail Saymaz'ın aktardığına göre, Hasret Doğan'ın 19 Şubat 2026'da mahkemeye dilekçe sunduğu, İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi üzerinden istinafa gönderilen dosyada şu ifadelerin yer aldığı aktarıldı:
"Sanık Fatma Zehra Kınık Demir hakkındaki şikayetimden vazgeçiyorum. Maddi ve manevi tüm zararım giderilmiştir. Sanıktan maddi ve manevi herhangi bir tazminat talebim yoktur. Yapmış olduğum istinaf başvurumdan da vazgeçiyorum."
Aralık 2025'te "şaka gibi" diyerek tepki göstermişti
Hasret Doğan, Aralık 2025'te verilen 2 yıl 6 aylık hapis cezasının ardından adliye önünde yaptığı açıklamada karara şu sözlerle tepki göstermişti:
"Verilen ceza şaka gibi. Bir canın bedeli iki yıl ki, onun da içeride geçirme süresi de üç ay mı o da belli değil. Benim çocuğum gitti ve ben acı içinde kıvranıyorum. Şikayetinden vazgeçenler için şunu söylemek istiyorum, kendileri de ölüme sebep olma suçundan aynen ortaktır. Tekrar istinaf süreci olarak itiraz edeceğiz. Trafikte ehliyeti olan birileri o zaman herkesi öldürsün. Yani bu kanunlar bunu söylüyor insanlara."
Dosyada "2 yıl 6 ay" kararı ve tedbirler
2023'te meydana gelen kazaya ilişkin davada sanık hakkında daha önce 4 yıl 2 ay hapis cezası verildiği, bazı müştekilerin şikâyetlerini geri çekmesi üzerine kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozulduğu ve yargılamanın yeniden yapıldığı belirtildi. 19 Aralık'taki duruşmada sanığın 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldığı, yurt dışına çıkış yasağının devamına ve ehliyetinin bir yıl süreyle alınmasına hükmedildiği aktarıldı.
"Tahminen üç ay yatacak" değerlendirmesi
Aile avukatı Uysal Uğurlu'nun, cezanın 1/6 oranında takdir indirimiyle 2 yıl 6 aya düştüğünü belirttiği, "Şu anki infaz yasasına göre üç aylık bir hapis cezası öngörüyoruz. Tahminen bu ceza açık cezaevinde geçirilecek, ardından iki yıl denetimli serbestlik uygulanacak" dediği paylaşıldı.
Savunma ve itirazlar
Sanık avukatlarının, anne ve yaralananlara maddi ve manevi tazminat ödendiğini, bazı müştekilerin şikâyetlerini geri çektiğini vurguladığı, sanığın kusursuz olduğunu ileri sürerek "Çeki'nin ölümüne neden Yavuz Selim Öztürk'tür. Bu olayda bu (Kınık) ailesinin hiçbir kusuru yoktur" beyanında bulunduğu aktarıldı. Avukat Uysal Uğurlu ise "Fatma Zehra Kınık, 'dur' levhasına uymayarak bariz bir şekilde ara yoldan çıkıp, ana caddede geçen motora çarptığı tespit edildi" diyerek bu savunmaya itiraz etti.