Duayen sanatçı Yıldız Kenter'in film gibi hayat öyküsü

Usta oyuncu Yıldız Kenter, Türk tiyatrosu için her zaman bir efsaneydi. Onun filmlere konu olabilecek kadar ilginç hayat öyküsünü bir kez daha hatırlayalım istedik.

Eklenme Tarihi: 17 Kasım 2019

Türk tiyatrosunun efsanesi Yıldız Kenter, 11 Ekim 1928'de İstanbul'da dünyaya geldi.
Babası Mehmet Naci Bey, 2. Abdülhamit döneminin Ayan Meycisi Açası Mehmet Galip Bey'in oğluydu. Varlıklı bir aileye mensuptu.

Ahmet Naci Bey, ailesi tarafından İskoçya'ya Glasgow'a eğitim için gönderildi. Tam Türkiye'ye dönmeye hazırlandığı sırada Londra'da bir davete katıldı. Orada da hayatının akışını bambaşka bir yöne sürükleyecek olan karşılaşmayı yaşadı. Ailesinin gezgin bir tiyatro grubunun sahibi olan Olga Cynthia ile tanıştı.
Kısa sürede iki genç arasında büyük bir aşk doğdu. Aslında Olga'nın da film gibi bir hayat öyküsü vardı.
Babası genç yaşta ölünce annesi bir başka erkekle Avustralya'ya kaçmıştır. Olga'yı da henüz 16 yaşındayken evlendirmiştir. Ama kocası Birinci Dünya Savaşı'na katılır ve bir daha geri dönmez.

Ahmet Naci Bey, genç yaşta hayatın zorluklarını yaşamış bu kadına evlenme teklif eder. Olga teklifi kabul eder. İstanbul'a gelin gelir. Yanında eski evliliğinden olan oğlu Jack ile birlikte!

Naci Bey'in ailesi gelinlerini bir türlü kabullenmez. Ama Olga aşkı uğruna her şeyi göze alır. Müslüman olup adını Nadide olarak değiştirir. Hatta nüfus cüzdanında doğum yerine Londra yerine Bandırma bile yazdırır. İngilizce dersleri vererek de aile bütçesine katkıda bulunmaya başlar.

Aile, soyadı kanunu çıktığında Kenter soyadını alır: Yani "kent efendisi."
Daha sonra Ahmet Naci Bey ile eski adıyla Olga Cynthia yeni adıyla Nadide Hanım'ın evliliğinden çocukları dünyaya gelir. Önce Güner, sonra agabeyleri Nedim ve Mahmut. Ardından Yıldız ve Müşfik.
Çocukluk yılları güçlükler içinde geçer. Çünkü dedeleri Galip Bey ölümünden sonra onlara miras bırakmaz.
Her ne kadar maddi güçlük yaşasalar da 'gönlü zengin" bir ailedir Kenter ailesi.