Hekimbaşı Salih Efendi Yalısı nerede? Son durumu nasıl?

İstanbul Boğazı'nda bir tanker, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü altında kıyıdaki yalıya çarptı. Türkiye'nin konuştuğu kaza ile ilgili vatandaşlar merak içinde. Peki Hekimbaşı Salih Efendi Yalısı nerede bulunuyor, ne zaman inşa edildi ve son durumu ne?

Eklenme Tarihi: 07 Nisan 2018

Fatih Sultan Mehmet köprüsü'nün altından geçen 225 metre boyundaki Malta bayraklı dökme yüklü gemi Mısır'dan geliyordu... Alınan ilk bilgilere göre, Boğaz'da seyreden bir tanker, Anadolu Hisarı mevkisindeki bir yalıya çarptı. Olayın duyulmasının ardından bölgeye Kıyı Emniyeti tahlisiye botu ve römorkörleri sevk edildi.

Tankerin çarptığı Hekimbaşı Salih Efendi yalısını bir organizasyon firmasının işlettiği öğrenildi. Organizasyon şirketinin dört ortağı şu şekilde: Aslı Zeynep, H. Jefra Süveyda, Payidar Zerhan ve Salih Burak. Söz konusu isimler Hekimbaşı Salih Efendi'nin en küçük kızı Sakıbe Hanım'dan doğma torunu Mehlika Hanımın kızları Süveyda ve Zerhan ile çocukları Zeynep ve Salih Burak. Yalıda düğün ve konser organizasyonları düzenleniyordu...

Malta bandıralı, 225 metre boyunda, 32 metre enindeki 38 bin 732 grostonluk "Vitaspirit" adlı gemi, kazanın ardından Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'ne ait römorkörler tarafından çekilerek götürüldü. Kaza sonucu, geminin çarptığı Hekimbaşı Salih Efendi Yalısı'nda büyük çapta hasar oluştu. Ayrıca yan taraftaki restoranda da hasar meydana geldi.

HEKİMBAŞI SALİH EFENDİ YALISI TARİHÇESİ

Hekimbaşı Yalısı, Anadolu Hisarı, Beykoz ilçesinde bulunan yalıdır.

Hekimbaşı Salih Efendi yalıyı XVIII. Yüzyıl başında iki oda bir sofadan oluşan küçük bir yapı olarak satın almış, daha sonra ilave inşaatlarla büyütmüştür. Kuzey kısmı selamlık, güney kısmı ise harem olarak inşa edilmiştir.

Selamlıkta güney bölümü gibi kazıklar üzerinde bulunmaktaydı. Kuzey tarafı büyük çiçek bahçesine, batısı denize, doğusu da yalının arkasındaki ormana bakan etrafı çepeçevre şark sedirleri ile döşenmiş, bu büyük salonun ortasına kadar deniz süzülerek girer, ortadaki kapaklar kaldırılarak etrafına limon saksıları dizilir ve denizin sesi dinlenirmiş. Bu bölüm Hekimbaşı’nın ortanca kızı Meliha hanım tarafından 1947 yılında yıkılarak satılmıştır.