Melek Mosso: Sanatçılar Heba Olmuş Durumda

Son zamanlarda kısa film tadında klipleri ve şarkıları ile gündemden düşmeyen Melek Mosso, Cumhuriyet'ten Ayça Han'a konuştu.

Eklenme Tarihi: 05 Mayıs 2021

Nasılsınız, pandemide neler yaptınız/yapıyorsunuz?

İyi diyelim iyi olalım. Pandemide elimden geldiği kadar üretmeye çalıştım. Kimi zaman şarkı, kimi zaman hikaye ya da bir fikir üzerinden yürüdüm. Arkama dönüp baktığımda beni mutlu eden şeylerin başında çıkarmış olduğum 3 şarkılık EP’m ve yeni kazandığım dostlar geliyor. Her günün ve geleceğin şaibeli olduğu bu zamanlarda mükemmel derecede huzursuzum. Başa çıkmaya da çalışmıyorum. Teknemi akış yönünde saldım, bu yol nereye gidiyorsa oraya gidiyorum.

Pandemi doğaya, hayvanlara ve insanlara yaklaşımınızda bir şeyler değiştirdi mi?

Benim için doğa ve hayvanlar insanlardan daha önce gelebiliyor. Onlar dilsiz ve önsezili canlılar. Kendimi onların arasında daha huzurlu ve insan hissediyorum. Bir kedinin gözlerinde insanlığımı görüyorum. Ağzı var dili yok ama bakışları var... İnsanlara bakışım değişmedi, zaten sadece bu coğrafyadakilerle yaşıyorum. Anlaşabildiğim ve sevdiğim ruhlar var. Bir türlü tamam diyemediklerim de var elbet. Eskisi gibi sosyal biri değilim artık. Bir de masaya yumruğu vurmayı, hayır diyebilmeyi ve gerektiğinde hayatımdan çıkarabilmeyi öğrendim.

Neler okuyor, neler izliyor, neler dinliyorsunuz? İnsanlar sürekli yeni hobiler, uğraşlar edindi bu dönemde, sizde de öyle mi?

Yalan söylemeyeceğim uzun zamandır okuyamıyorum. Bazı günler şiir kitaplarını karıştırdım ya da bir türlü devamını getiremediğim okuma saatleri yapmaya çalıştım. Fakat kafam öyle soru işaretleriyle dolu ki tuttuğum her kitap sanki elimde dağılıp gitti. Ne okumayı seversin dersen, fantastik ve yeraltı edebiyatı okumayı çok severim. Hakan Günday’ın okumadığım bir kitabı vardı. Onu alıp tekrar okuma işinde ivme kazanmayı istemiyor değilim. Netflix’te önüne düşen her şeye bir göz atıyorum. Ama ayıla bayıla izlediğim pek bir şey olmadı. Kendime yeni hobi falan da edinemedim. Dans etmek istedim ama bu sağlık şartlarında olacak iş değildi.

Müzik üretiminiz nasıl etkilendi?

Beni köşeye sıkıştırdı ve uçuşan kelimelerimle aramı bozdu. Şarkı yazmak hiç bu kadar zor olmamıştı. Sanki ağzıma kadar melodilerle doluyum ama bir türlü söyleyemiyorum gibi.

‘PARAMIZ YOKTU AMA İNANCIMIZ VARDI’
“Sonrası Kalır”ı anlatır mısınız, nasıl ortaya çıktı bu hikâye?

Bu üç şarkı birbirinden çok ayrı zamanlarda bestelenmiş ve kaydedilmiş şarkılar ilk önce onu söyleyeyim. Her biri için ayrı bir plan yapmıştım. Sadece ikinci şarkı “Ağlarsam”a klip çekecektik. Klibe 3-4 gün kala yönetmenimiz çekmekten vazgeçti. Benim de dünya biraz başıma yıkılmış gibi oldu. Her imkânsızlık yeni imkânlar doğurur ben buna inanırım. Aklımda zaten böyle bir proje vardı ben de hemen bu fikri öne aldım. Cebimizde paramız yoktu ama inancımız vardı. Sonra şükürler olsun bize inanan insanlar sayesinde bütçe de çıktı. İlk önce dostum Buğra Avcı (sanat yönetmeni) ile bir istişare yaptık, sonrasında yönetmenimiz Selin Özdemir’le tanıştım. Günden güne yepyeni başarılı insanlar katıldı bu çembere. En son İbrahim Kendirci’nin de katılmasıyla taçlandı. Üç şarkılık bir EP olmasının sebebi bu hikâyeyi tamamlıyor oluşundan. Başka şarkılar da olsa hikâye devam eder miydi evet ederdi. Ama henüz onun için biraz daha zamanım olduğunu düşünüyorum.