İstanbul'un arka plan lideri: Dilek İmamoğlu projeleriyle geliyor

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun seçim kampanyasının başından beri eşine hem destek hem de yoldaş olan bir kadın Dilek İmamoğlu.

Eklenme Tarihi: 16 Temmuz 2019

İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı sırasında kadın mücadelesiyle ilgili çalışmalara birebir katkıda bulunan Dilek İmamoğlu’ndan, İstanbul’da da kadın haklarına duyarlı, sorunlarını çözmeye yönelik projeler geliştirmesi bekleniyor.

Gazeteci Zeynep Miraç Taner; Eşitlik, Adalet, Kadın Platformu'nda Dilek İmamoğlu’nun geçmişini, eşinin başkanlık yolunda sergilediği duruşu, cinsiyet eşitliğine bakışını ve ortaya koyduğu yeni tip liderlik anlayışını mercek altına aldı. “İstanbul’a neler katacağını zaman içinde göreceğiz. Niyeti iyi, kararı net, belli ki sabrı da var. Çıkış noktası ise epey sağlam: ‘Bizim bütün tutsaklıklarımız ‘yuvayı dişi kuş yapar’ın içinde. Kadınlarımızın kendi güçlerinin farkında olması gerekiyor. Kafada, beyinde ve kalpte özgürleşmemiz lazım.’”

Dilek İmamoğlu 18 Kasım 1974 Trabzon doğumlu. İlkokulu Trabzon’da okudu; ortaokul ve liseyi de babasının işleri nedeniyle taşındıkları İstanbul’da… On kardeşin en küçüğüydü. Belki de ailenin en küçüğü olmak ona farklı bir karakter getirdi. İtiraz hakkı her daim cebinde bir çocukluk yaşadı, özgürlüğüne düşkün bir genç olarak yetişti. “Kurallar tabii ki olmalı, disiplini de severim. Ama hayatımı, özgürlüğümü esaret altına alacak her şeye de karşı koyarım” diye anlattı Sözcü gazetesinden Özlem Gürses’e; “Adım o nedenle ‘isyankar’a çıktı. Çocuklarım da özgürlüklerine çok düşkündürler. Bu açıdan ben de şanslıyım, onlar da…”

Onu tanımamıza giden yolun ilk durağı ise ablasının düğünüydü, yıl 1993. Verdiği bir söyleşide “Ben Ekrem’i görmemiştim orada” diye anlattı, “O beni görmüş, ‘işte benim evleneceğim kadın’ demiş.”

Kendisi gibi Trabzonlu olan Ekrem İmamoğlu, abisinin arkadaşıydı. Aileler pek sıcak bakmadı bu yakınlaşmaya, “Dilek üniversiteye hazırlanıyor, daha çok erken” dedilerse de Ekrem İmamoğlu’nun mücadeleci ruhu bu aşkın peşini bırakmadı. O kadar ki Dilek Hanım, “Bir şekilde, ben bile farkında olmadan bizim ilişkimiz evliliğe doğru sürüklendi” diye anlatacaktı sonradan.