Dünya sinemasının keşfedilmeyi bekleyen 12 muhteşem filmi

BBC Kültür servisinin dünya sinemasının İngilizce yapımlar dışındaki gelmiş geçmiş en iyi filmlerini belirlemek için film eleştirmenleriyle yaptığı ankette 66 ülkeden filmler yer aldı.

Eklenme Tarihi: 01 Kasım 2018

Bunların bazıları ilk 100 listesine giremese de bu onların büyük eserler olmadıklarını değil, keşfedilmeyi beklediklerini gösteriyor. (Nicholas Barber - BBC Culture)

(Siyah Orfe filminden bir sahne)

Siyah Orfe (Orfeu Negro / Black Orpheus, Marcel Camus, 1959 - Brezilya)

Filmde, Trakyalı Orfe ile Evridiki arasındaki aşkı anlatan Yunan mitolojisi, karnaval sırasında Rio de Janeiro'nun bir gecekondu semtinde yaşananlar şeklinde uyarlanmış.

Camus'un bu renkli trajedisi 1959'da Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye, daha sonra ise Oscar, Britanya Akademisi Film Ödülü (BAFTA) ve en iyi yabancı film dalında Altın Küre kazanmıştı.

Film ayrıca Antonio Carlos Jobim ile Luiz Bonfa'nın samba ritimlerini dünyaya tanıttı. Ama film aynı zamanda sorunlu da bulunuyor...

Örneğin Barack Obama, Babamdan Hayaller adlı anı kitabında, annesi filmi çok sevmiş olsa da, filmde siyahların çocuksu bir şekilde yansıtılmasının kendisini rahatsız ettiğini söylüyor.

(1964 yapımı Ben Küba'yım filminin Rusya'daki gösterimi için yapılan film afişi)

Ben Küba'yım (Soy Cuba / I Am Cuba, Mikhail Kalatozov, 1964 - Küba)

1964'te çekilen ama 1995'te restore edilinceye dek pek izlenmemiş olan film, Mikhail Kalatozov'un insanı hipnotize eden türden bir propaganda filmi. Filmde Batista rejimi devrilmeden önce ve sonrasında Küba'da yaşam anlatılıyor. Filmin Tatlı Hayat'a eşlik edebilecek ilk sahnelerinde bir yanda zengin turistlerin lüks havuz partilerini, öte yanda ise Küba halkının yoksulluğunu görüyoruz.

Daha sonra şeker kamışı üreticilerinin çaresizliğine, devrimci bir öğrencinin öldürülmesine ve bir köylünün devrimcileşmesine tanık oluyoruz. Bütün bunlardan filmin Sovyet ortak yapımı olduğunu anlıyoruz. Ama siyah-beyaz filmin kamera görüntüleri Soy Cuba'yı politikanın çok ötesine taşıyor. Martin Scorsese bu film için "Onu seyrettikten sonra film çekimi konusunda yeni bir heyecan duydum" diyordu.

(Çekoslovak yönetmen Milos Forman 1967'de yaptığı Koşun İtfaiyeciler filminin afişi önünde eşi Martina ile poz veriyor.)

Koşun İtfaiyeciler (The Firemen's Ball, Miloš Forman, 1967 - Çekoslovakya)

Bu yıl hayatını kaybeden yönetmen Miloš Forman daha çok Oscar kazanmış Amadeus ve Guguk Kuşu filmleriyle tanınıyor. Ama Çekoslovakya'dan ABD'ye göç etmeden önce yaptığı Koşun İtfaiyeciler adlı filmini Forman küçük bir kasabada, daha önce hiçbir film deneyimi olmayan yerlilerle çekmişti.

Bir itfaiye ekibinin şefi için düzenlenen emeklilik partisinde sarhoşlar arasında geçen eğlenceli görüntülere daha sonra Sovyet bürokrasisini temsil eden beceriksiz ve rüşvetçi bir yöneticiyle ilgili değinmeler ekleniyor. Hükümet bu nedenle filmi yasaklıyor.

Kuşatma (Siege, Gilberto Tofano, 1969 - İsrail)

Filmde, paraşütçü asker kocası 1967'deki Altı Gün Savaşı'nda ölen Tamar adlı genç bir dul kadının hikayesi anlatılıyor. Kocasının akraba ve arkadaşları Tamar'dan ömrünün sonuna dek acılı savaş dulu rolü oynamalarını isterler. Ama Tamar gelenekleri reddeder, yeniden aşkı ve mutluluğu bulmaya çalışır.

Cannes film festivalinde ilk gösteriminin üzerinden 50 yıldan fazla zaman geçmiş olsa da Yeni Dalga etkisi altındaki bu film hem biçim hem de içerik olarak bir klasik olmaya devam ediyor.