Covid-19 ile Yaşamayı Nasıl Öğreneceğiz?

"Uzmanlar, giderek artan bir oranda koronavirüsün kalıcı olacağına ikna olmuş haldeler." Peki bizler koronavirüs ile yaşamayı öğrenebilecek miyiz?

Eklenme Tarihi: 19 Temmuz 2021

Pandemi tünelinin sonunda ışık var mı?

Covid-19 Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından pandemi ilan edilmesinden bu yana 185 milyon kişiye bulaştı ve bunların 4 milyonu hayatını kaybetti.

Aşılamanın bizi bir tür normalliğe doğru götüreceği ve son 16 aydır yaşamlarımızı şekillendiren kısıtlamaların gevşemesini sağlayacağı umutları var.

Ancak uzmanlar, giderek artan bir oranda koronavirüsün kalıcı olacağına ikna olmuş haldeler.

Ocak ayında, önde gelen bilim yayınlarından Nature dergisi dünya genelindeki 100 immünoloji, viroloji ve sağlık uzmanlarına Covid-19'un tamamen yok edilip edilemeyeceğini sordu. Uzmanların neredeyse yüzde 90'ı 'hayır' yanıtını verdi: koronavirüsün, belirli yerlerdeki endemik bir hastalığa dönüşeceği ve dünyanın çeşitli kesimlerinde dolaşıma devam edeceğine dair kanıtlar olduğunu söylediler.

Bu, insanoğlunun hastalıklarla mücadele tarihinde görülmemiş bir şey değil. Ancak bu virüsün kendine has zorlukları var. Peki bilim nasıl önümüzdeki yıllarda Covid ile birlikte yaşamak zorunda kalacağımızı tahmininde bulunuyor?

Neden Covid-19'dan tamamen kurtulamıyoruz ?

Salgın hastalıkların yok edilmesi öyle her gün olan, kolay bir şey değil. Hem de hiç değil. Aslında WHO, sadece iki salgın hastalığın tamamen yok edildiğini ilan etti, çiçek hastalığı ve sığır vebası.

Ve sadece, insanlık tarihi boyunca salgınlara yol açan ve 1980'li yıllarda ortadan kalkana dek 20. yüzyılda yaklaşık 500 milyon insan öldüren çiçek hastalığı, coğrafi dağılımı ve erişimi anlamında Covid-19 ile kıyaslanabilir bir hastalık.

Çiçek hastalığının yok edilmesine bazı müstesna koşullar yardımcı oldu. Çoğunlukla da çiçek virüsünün bulaşmasını önleyen bir aşının geliştirilmesiyle.

Maalesef, şu ana dek geliştirilen Covid-19 aşıları bu etkiyi yaratmadı.

Salgın Hastalıklar Uzmanı Profesör David Heymann "Şu anda elimizdeki aşılar bazı koşullarda enfeksiyonu önlemiyor. Sadece enfeksiyonu modifiye ediyorlar ve hastalığı daha az ciddi bir hale getiriyorlar. Aşılanan insanlar hala virüsü başkalarına bulaştırabiliyor" diyor.

İngiltere'deki East Anglia Tıp Fakültesi'nden Profesör Paul Hunter bir adım daha ileri gidiyor. Hunter, aşıların gelecekte de Covid-19'a yakalanmamızı önlemeyeceğini söylüyor ve "Covid hiç gitmeyecek" diyor.

"Aşı olsak da olmasak da, hastalığa tekrar tekrar yakalanmamız kaçınılmaz" diye de ekliyor.

Peki, koronavirüse ne olacak ?

Profesör Helmann, Covid-19'ın endemik bir hastalık olacağına, yani önümüzdeki yıllarda dünya nüfusunun çeşitli ceplerinde dolaşmaya devam edeceğine inanan çok sayıda uzmandan biri.

Bu yeni bir şey değil; örneğin grip virüsleri ve soğuk algınlığına yol açan dört koronavirüs endemik. WHO dünya genelinde 290 bin ila 650 bin kişinin, grip bağlantılı nedenlerden öldüğünü tahmin ediyor. Ancak bu hastalıklar, ölü sayısı hesaplanabilen başa çıkılabilir hastalıklar haline geldi.

Bilim insanları, Covid-19'da da durumun bu olmasını bekliyor. Siyasetçilerin umudu da bu. Bu senaryoda virüs ortada dolanacak, ancak insanlar aşılama ve doğal enfeksiyonla bir tür bağışıklık kazanacak. Böylece ağır hastalık, hastaneye yatış ve ölümler azalacak ve şu ana kadar gördüğümüz düzeylerde olmayacak.

Vaka Sayıları 2020 Sonbaharının Üzerine Çıktı

Burada sorun, virüsün bu şekilde davranıp davranmayacağını hala bilmiyor oluşumuz. Profesör Heyman koronavirüsü "çok değişken bir virüs" diye tanımlıyor.

"Bu virüs insan hücresinde kendisini çoğalttığında, zaman zaman mutasyona uğruyor. Bu mutasyonların bazıları da kaygı yaratıyor."

Ancak uzmanlar, Covid-19'un başka şekillerde de daha az kaygı yaratan bir hale gelebileceğini de söylüyor.

"Virüslerin, şiddeti de mutasyonla ya da nüfusun büyük çoğunluğunun aşılanmasıyla azalabilir."