Davutoğlu'nun insan içine çıkamazlar deyip işaret ettiği tarihte neler olmuştu?

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, dünkü konuşmasında "Terörle mücadele defterlerini açarsak insan içine çıkamazlar" diyerek 7 Haziran ve 1 Kasım arasını işaret etti. O dönem neler yaşandığını derledik.

Eklenme: 24 Ağustos 2019 13:15 - Güncelleme: 24 Ağustos 2019 13:19

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, yeni parti hazırlıklarını sürdürürken dün Sakarya'da yaptığı konuşmada çarpıcı bir çıkışta bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kendisini görevlendirirken "Çözüm sürecine devam edeceksiniz" dediğini ifade eden Davutoğlu, 7 Haziran'daki genel seçimin ardından MHP'nin koalisyon tekliflerini kabul etmediğini hatırlatarak, "Terörle mücadelemizde tek başımıza bıraktılar" suçlamasında bulundu.

Davutoğlu'nun "7 Haziran ve 1 Kasım arası terörle mücadele kritik dönem. Terörle mücadele defterlerini açarsak insan içine çıkamazlar" çıkışı, 2015 yılında yaşananları tekrardan gündeme getirdi.

7 HAZİRAN GENEL SEÇİMİ
Davutoğlu başkanlığındaki AK Parti, 2015 genel seçimlerinde yüzde 40,66 oy alarak seçimlerden birinci parti çıktı. AK Parti bu seçimlerde TBMM'ye 258 milletvekili gönderme hakkı kazandı. CHP de seçimde yüzde 25,13 alarak Meclis'e 132 milletvekili gönderme şansı yakaladı. CHP'yi MHP ve HDP takip etti. MHP yüzde 16,45 ile HDP de yüzde 12,96 ile 80'er milletvekilini Ankara'ya gönderdi. Aldığı 18 milyon 864 bin 864 oy, AK Parti'ye tek başına hükümet kurma gücü vermiyordu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dönemin AK Parti Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu'na hükümet kurma yetkisini verdi. Bu çerçevede AK Parti, koalisyon görüşmelerine başladı. Bu kapsamda CHP, MHP ve HDP ile bir araya gelen AK Parti, koalisyon görüşmelerinden sonuç alamadı ve erken seçime gitme kararı alındı. Türkiye, 1 Kasım 2015'te genel erken genel seçime gidecekti.

400 VEKİL TARTIŞMASI
Hem koalisyon görüşmeleri sürerken, hem de sonraki süreçte Türkiye'de bir dizi terör eylemi gerçekleşti. Erdoğan'ın "400 vekil verilseydi, bunlar olmazdı" ifadesi, bu süreçte muhalefet tarafından eleştirildi. Erdoğan ise sözlerini şöyle açıkladı:

"Bu 400 hedefini gösterme, aslında yeni bir Anayasa'nın inşasına yönelik bir hedefti. Parlamentoda daha zayıf oldukları dönemde olmayacak kadar, bu dönemde yaptıkları tahribatı neyle izah edeceğiz? 6-7-8 Ekim olaylarını yaşadık, Suruç olayını yaşadık, Diyarbakır olayını yaşadık. Bunlar hep bir dayanışma ve yardımlaşmanın neticesinde, en azından ülkemizde terör belasının estirilmesinden başka bir şey değildi. 400 vekili elde edebilecek sayıyı bir siyasi partiyi yakalasaydı, durum bugün çok farklı olurdu. Her şeyden önce Yeni Türkiye adımını atmak için böyle bir şey çok çok iyi olurdu."

İŞTE YAŞANANLAR

Türkiye, bu siyasi ilişkilerin ve tartışmaların ışığında karanlık bir dönem yaşadı. Haberler.com'un derlemesine göre, 7 Haziran ve 1 Kasım 2015 genel seçimleri arasında yaşananlar;

11 Temmuz: Terör örgüyü KCK, 2012 sonunda fiilen başlatılan, 2013 yılı Nevruzu'nda ise kamuoyuna duyurulan ateşkesin sona erdiğini açıkladı.

17 Temmuz: Bayram Namazı sonrası açıklama yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kürt sorununa çözüm süreciyle ilgili Dolmabahçe Mutabakatı'nı tanımadığını söyledi.

20 Temmuz: Terör örgütü PKK'nın Suriye uzantısı PYD denetimindeki Kobani kentine yardım götürmek için Türkiye'nin çeşitli illerinden Suruç'a gelen Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyelerinin 20 Temmuz 2015'te ilçe merkezindeki Amara Kültür Merkezi'nde basın açıklaması yaptığı sırada, DEAŞ'lı canlı bomba terörist Şeyh Abdurrahman Alagöz, üzerindeki patlayıcıyı infilak ettirdi. Patlamada 33 kişi öldü, 104 kişi de yaralandı.

22 Temmuz: Ceylanpınar'da iki polis, evlerinde uyurken içeri sızan PKK'lılar tarafından şehit edildi.

23 Temmuz: DEAŞ, Kilis'te sınırdan ateş açtı, bir astsubay şehit oldu. Diyarbakır'da bir polis PKK'lılar tarafından şehit edildi.

24 Temmuz: TSK uçakları DEAŞ hedeflerini ve Kandil'deki PKK kamplarını bombaladı. Polis de Türkiye genelinde DEAŞ, PKK ve DHKP-C operasyonu yaptı.

11 Ağustos: Erdoğan, eski Genelkurmay Başkanı Necdet Özel'e Devlet Şeref Madalyası Tevcih töreninde yaptığı konuşmada şunları söyledi:

"Biz çözüm sürecini terörü şımartma süreci olarak düşünmedik. Hiçbir devlet toprakları üzerinde kendi meşru hakimiyeti dışında paralel yapıların oluşmasına izin vermez. Çözüm süreci şu anda buzdolabındadır."

17 Ağustos: Davutoğlu ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli arasında TBMM'de gerçekleştirilen 2,5 saatlik görüşmede koalisyon görüşmesi yapıldı. Davutoğlu görüşme sonrası yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

"Bahçeli açık bir ifadeyle ve tam bir dürüstlük içinde, daha önce kamuoyuyla paylaşmış olduğu 4 konuyu da gündeme getirerek, bunlar tek tek ele alındığında AK Parti ile koalisyon imkânını görmediğini ifade etti."

Bahçeli de görüşme sonrası yaptığı açıklamada "Türkiye seçimlerin tekrarlanması karşı karşıya kalmıştır. Milliyetçi Hareket Partisi oluşacak bu seçim hükümetine katılmayarak herhangi bir üye vermeyecektir." dedi.

MHP'nin koalisyon için 4 şartı şunlardı:

Anayasanın 4 maddesi değiştirilemez, 17-25 Aralık soruşturması başlatılacak, çözüm süreci bitirilecek, Cumhurbaşkanı yasal sorumluluk alanına dönecek.

20 Ağustos: Lice'de 4 şehit gelmesinden bir gün sonra Siirt'te yola döşenen patlayıcılar askeri aracın geçişi sırasında patlatıldı, 8 asker şehit oldu.

22 Ağustos: Yüzbaşı Ali Alkan, Şırnak'ta karakola düzenlenen saldırıda şehit oldu.

5 Eylül: Cizre'de 8 gün süren sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Bu süreçte yaşanan olaylarda 20 sivil hayatını kaybetti, 25 polis de yaralandı.

6 Eylül: Terör örgütü PKK'nın Dağlıca'da Türk askerine saldırmasıyla ilgili TSK şu açıklamayı yaptı:

"06 Eylül 2015 tarihinde Dağlıca-Yüksekova yolunun ulaşıma açılması maksadıyla yürütülen operasyonda, daha önceden Bölücü Terör Örgütü mensubu bir grup terörist tarafından yol kenarına yerleştirilen el yapımı patlayıcıların patlatılması ile iki zırhlı aracımız ağır hasar görmüş, araçlarda bulunan kahraman 16 silah arkadaşımız şehit olmuştur.

8-9 Eylül: Iğdır'da gümrük memurlarını koruyan polislerin bulunduğu otobüse 8 Eylül'de saldırı düzenlendi. Saldırı sonucu 13 polis şehit oldu.

20 Ekim: Ahmet Davutoğlu, Van'daki mitinginde şu ifadeleri kullandı:

"Bırakın makamımızı, koltuğumuzu, canımıza dahi mal olsa bu yoldan, bu kutlu yoldan dönmek, vazgeçmek bizim için söz konusu değildir. Zaten şer odakları da bu kararlılığımızdan çekiniyor. Çünkü biliyorlar ki AK Parti zayıfladığında terör odakları güçlenecek ya da Çözüm Süreci zayıflayacak. Çünkü biliyorlar ki AK Parti iktidardan indirilirse ya bu terör çeteleri dolaşacak ya da eskiden olduğu gibi 'Beyaz Toroslar' dolaşacak. Biz bu memleketi terör çetelerine, faili meçhullere bir daha bırakmayacağız. Hiç merak etmeyin, 80'li, 90'lı yıllara bu ülkeyi döndürmek isteyenler başarılı olamayacak. Biz çözüm için her zaman olduğu gibi dimdik ayakta duracağız."

10 Ekim: Ankara'daki barış mitinginde iki ayrı bombanın patlaması sonucu 102 kişi hayatını kaybetti.

1 KASIM SEÇİMLERİ

AK Parti koalisyon kuramayınca Türkiye, 1 Kasım 2015'te sandık başına gitti. AK Parti 56 milyon 965 bin 99 seçmenden toplam 23 milyon 673 bin 541 oy aldı. AK Parti yüzde 49,49 oy ile yüzde 25,31 oy alan CHP'ye yaklaşık 15 puan fark attı. CHP'yi yüzde 11,90 oy alan MHP takip etti. HDP yaklaşık 2 puanlık bir düşüş yaşayarak yüzde 10,76 oy aldı.

Bu sonuçlara göre AK Parti Meclis'te 317, CHP 134, MHP 40 ve HDP 59 sandalye kazandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim sonrası yaptığı açıklamada şunları söyledi:

"Siyasi dünyamızda bu işin nihai belirleyicisi milli iradedir ve milli irade 1 Kasım itibarıyla istikrardan yana tecelli etti ve o kısa süreli gelişmeler milli iradeye 'İstikrardan başka çıkış yok' dedi. Böyle bir karar vermeyi ortaya koydu."

DAVUTOĞLU NE DEDİ?

AK Parti'nin 18. kuruluş yıl dönümüne çağrılmayan eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, Sakarya'da düzenlediği programda "Terörle mücadele konusunda defterler açılırsa birçok insan insan yüzüne çıkamaz. Bugün insan yüzüne çıkamazlar, açık söylüyorum"deyip şu ifadeleri kullandı:

"Neden mi? Gelin hafızanızı bir yoklayın. İleride bir gün Türkiye Cumhuriyeti tarihi yazıldığı zaman en kritik dönemlerden biri 7 Haziran-1 Kasım arasındaki dönem olacaktır. Başbakanlık görevini aldığım zaman -bunu izah etmek zorundayım, kampanya dolayısıyla bu soruları aldığım için-6-8 Ekim olayları oldu. O olaylar esnasında çözüm süreci adı altında Türkiye'nin kamu düzeninin nasıl yerle bir edildiğini görme imkanı bulduk. Sayın Cumhurbaşkanı bize görevi tevdi ederken iki emaneti vardı. 'Çözüm sürecine devam edeceksiniz, FETÖ ile mücadele edeceksiniz' dedi. 7 Haziran günü maalesef tek başına iktidar olma şansı olmayınca terör odakları ve onların arkasındaki parti Türkiye zaafa düştü zannıyla gemi azıya aldı."

MHP'Yİ SUÇLADI

"7 Haziran-1 Kasım tarihleri arasını silmek, bütün o mücadelenin bizim talimatımızla başladığını unutturmak istiyorlar. MHP'den suçlamalar geliyor. Biz mücadele ederken 17 Ağustos'ta götürdüğümüz 4 hükümet teklifine de 'Hayır' dedi ve bizi terörle mücadelemizde tek başımıza bıraktılar."

6-8 EKİM OLAYLARI

2014'ün yaz aylarında DEAŞ, Suriye topraklarında adım adım ilerliyor ve koalisyon güçleri de terör örgütü DEAŞ'a karşı mücadele ediyordu. Terör örgütü DEAŞ'ın hedefinde Kobani, diğer adıyla da Ayn Al Arab vardı. Terör örgütü DEAŞ 2014 yılının haziran ayında üç koldan bombalı araçlarla Kobani'ye saldırı düzenledi. Saldırılar haftalarca devam ederken bir başka terör örgütü PKK'nın Suriye'deki kolu YPG de Kobani'yi ele geçirmeyi hedefliyordu. Söz konusu saldırılar devam ederken dönemin HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın da aralarında bulunduğu bir heyet Kobani'ye gitti.

Demirtaş Kobani'den dönüşünde "Bu bir yalvarma değildir. Bu bir minnet değildir. Tarihi direnişe hep birlikte katılalım, tarihi direnişi hep birlikte yapalım ki tarihi ittifakı da tarihi birliği de oluşturma fırsatımız olsun." dedi.

Bu çağrı sonrasında Diyarbakır, Mardin, Şırnak, Batman ve Van'da başlayan olaylar kısa sürede yayıldı ve sokak çatışmaları yaşanmaya başladı.

Taş ve sopalarla başlayan çatışmalarda kısa süre sonra silahlar da kullanılmaya başlandı. 7 Ekim 2014'te Yasin Börü ve 3 arkadaşı Diyarbakır'da terör örgütü üyeleri tarafından katledildi.

3 gün süren olaylar sonrası bilanço son derece ağırdı. 6-8 Ekim Olayları sırasında 53 kişi hayatını kaybetti, 221 vatandaş ile 139 polis yaralandı. Çıkan olaylarda 144 özel bina ve iş yeri, 16 kamu binası, 17 özel ve kamu bankası, 4 okul, 88 özel araç, 40 kamu aracı ve bir parti binası tahrip edildi.

Yaşanan bu kanlı olaylar sonrası Selahattin Demirtaş, "Biz yaptığımız çağrıda asla şiddet kullanılması çağrısı yapmadık" dedi.

6-8 Ekim Olayları nedeniyle 189 kişi gözaltına alındı, bunlardan 45'i tutuklandı.