Sibel Tüzün Medyafaresi.com’a konuştu: 90’larda daha özgürdük

Pop müziğinin önemli isimleri arasında yer alan Sibel Tüzün Medyafaresi.com yazarı Özgür Özyurt'un sorularını yanıtladı.

Eklenme Tarihi: 22 Haziran 2019

Özgür Özyurt / Medyafaresi.com

instagram: @ozgurozyurt1

Çok pop, çok yüksek enerjili bir single ile geri döndünüz. "Olaylara Gel" nasıl ortaya çıktı?

Olaylara Gel, söz ve müziği Sadettin Dayıoğlu imzalı bir parça. Ben de şarkıyı duyar duymaz enerjisini çok sevdim, çok pozitif buldum. Sadettin ile aslında ilk olarak avukat kimliğiyle tanıştım, hukuki süreçlerde kendisinden yardım alıyordum. Daha sonraları ne kadar iyi ve özel bir söz yazarı olduğunu keşfettim.

Kendisiyle bu üçüncü çalışmamız, ilk çalışmamız "Senden İmzalı" oldu ve hemen ardından "Anlamadın Di Mi?" teklisini yayınlamıştık. Olaylara Gel'i bana ilk dinlettiğinde yeni evime misafir olarak gelmişti, aslında bir bakıma ev hediyesi oldu bana. Şarkıyı duyar duymaz enerjisi çok iyi hissettirdi ve hemen söylemek istedim. O heyecanla yarım saat gibi kısa bir sürede aranjesi ortaya çıktı.

25 yılı aşkın süredir sektörde çok kaliteli işler yapmış bir müzisyen olarak şu anda müzik camiasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Hızlı tüketim ve dijital ortamdaki yarış yüzünden ses ve müzikalite gibi kavramların geri planda kaldığını düşünüyor musunuz?

Dijital platformların bu kadar hayatımıza girmesi tabii ki çok büyük bir yenilik fakat her dönem iyi ve kötü müzik yapan insanlar oldu, olacak da… Ben her şeyi avantajlı tarafından görmeye çalışıyorum. Özellikle genç yetenekler için, ürettiklerini insanlarla paylaşabilmeleri adına sosyal medyanın var olması güzel bir durum. Ancak burada dinleyiciye büyük iş düşüyor. İyi ve kaliteli işleri bulup onları desteklemeleri gerekiyor. Hayatımıza yeni giren her şey öncelikle ufak bir kaos ve çalkantı yaratsa da uzun vadede taşlar yerine oturuyor. Özellikle yurt dışında ismini duyurmak isteyen müzisyenler için dijital platformların çok önemli olduğunu düşünüyorum. Şu anda sektörün en büyük sorunlarından biri yapımcılar. Yapımcıların özgünlük yerine birbirine benzeyen işleri desteklemesi ve ticari kaygısı piyasamızı kısırlaştırdı. Radyo, sosyal medya, televizyon kısacası her mecrada bu tarz manipülasyonlar engellenebilirse çok daha keyifli bir müzik piyasasına sahip olacağımıza inanıyorum.

Yeni çıkan isimlerden beğendiğiniz ve güzel işler yaptığını düşündüğünüz kişiler var mı? Siz kimleri dinliyorsunuz?

Bence hepimiz 90'ları çok özlüyoruz. Şu anda da müzik camiasında 90'lardaki gibi bir özgürleşme ve yenilenme dönemine girdiğimizi hissediyorum. Bu nedenle tıklanma kaygısı olmadan, yeni bakış açısıyla üretilen işlerin uzun vadede çok değer kazanacağına inanıyorum. Evet, şu anda piyasada bir sürü şarkı söyleyen insan var ama kimse kimseye benzemeye ya da bir başkası gibi şarkı söylemeye çalışmamalı. Yeni isimler için şunu söyleyebilirim; çok uzun bir yolculuğa başladılar ve bu yolculukta herkes kendi şahsına özel noktaları ortaya çıkarabilirse o zaman zaten geniş dinleyici kitlelerine ve her dönem anılar yaratan iyi şarkılara sahip olabilirler.

Son zamanlarda Dj ve aranjör albümleri çok revaçta siz bu tarz projelere sıcak bakıyor musunuz? Örneğin Aleyna Tilki & Emrah Karaduman iş birliği her seferinde izlenme rekorları kırıyor.

Bu tip farklı projelerin ve diğer müzisyenlerle yapılan ortak işlerin sanatçıları özgürleştirdiğini düşünüyorum. Mesela son zamanlarda en çok dikkatimi çeken Ozan Doğulu'nun yeni albümünde Ajda Pekkan ile yaptığı Yalnızlık FM oldu. Uzun zamandır çok özlediğimiz, gerçek bir Ajda Pekkan şarkısı olmuş, şahane. Belki de kendi albümlerimizde cesaret edemediğimiz şarkılara bu tip işlerde daha sıcak bakabiliyoruz, bu yüzden ben bu albümlere olumlu bakıyorum.