Disney prensesi Elena

Eklenme Tarihi: 31 Ekim 2016

Hürriyet'ten Ali Tufan Koç'un derleyip kaleme aldığı Disney prensesi Elena'ya birde bu yönden bakın... Bu prenses ‘ilk’lerin prensesi: Latin, güçlü, tek başına ve aşk aramıyor, erkeğiyle ‘sonsuza denk mutlu yaşadı’ hayalini kurmuyor. Yeni sürüm Disney prensesi Elena ile, Los Angeles’taki ‘stüdyosunda’ tanıştık; hikâyesini ve nasıl sıfırdan tasarlandığını yaratıcılarından dinledik.

Bir genç kız kuşağı düşünün: Çocukluğunu elinde Barbie gibi kusursuz vücut hatlarına, saçlara, kıyafetlere sahip oyuncak bebeklerle geçiriyor. Biraz büyüdüğünde televizyonda karşısına mahmur güzel ‘Aurora’, tek pabuçlu ‘Sindrella’, ‘Denizkızı Ariel’ gibi masal kahramanı güzelliğinde, pürüzsüz cildiyle hep gülen, sonunda mutlaka sevdiği adama kavuşan prensesler çıkıyor. Bu kadarıyla da bitmiyor. Yaş aldıkça önüne ‘fantezi’ objesi olarak görülen Pirelli takvimi kızları, ‘Sports Illustrated’ kapaklarını süsleyen bikini güzelleri geliyor.

Neyse ki devir hafiften değişti, kalıplar dönüştü, gücünü kusursuz kadın imajından alan tüm figürler yerini daha idealist, daha feminist, bol bol ‘farklılığını saklama, kutla/ bedenine çok takılma, rahatça yaşa’ mesajı yayanlara bıraktı: Yakın dönemde yeni sürüm, kıvrımlı, etnik kökenli Barbie’ler geldi; Pirelli takvimini bir anda kilolarıyla ve yaşıyla barışık kadınlar süsledi. ‘Sports Illustrated’ kapağına Ashley Graham gibi ‘kilolarıyla barışık’ bir model geçti; 90’ların sonlarına doğru ‘Mulan’ gibi Çinli bir savaşçı figürle etnik gruplara göz kırarak ve ‘Tangled’, ‘Brave’, ‘Frozen’ ile daha güçlü/daha feminist bir söyleme girerek imaj esneten Disney bu kez tam topa girdi, ‘etnik’ olmayı, erkek olmadan tek başına durmayı kutlarcasına, tarihinde ilk kez Latin kökenli, hayatında aşka/erkeğe yer olmayan bir prenses yarattı: Elena!

Elena’nın ‘asil’ aile üyelerini gösteren tablo stüdyonun duvarını süslüyor. Değişim, Los Angeles’taki, Hollywood sırtlarındaki ofisten belli. Disney prenseslerinin sıfırdan programlanıp tasarlandığı bir tür laboratuvar burası ve tamamı Elena’ya ayrılmış geniş kat, hiç de öyle Disney pembeliğinde, cici biciliğinde değil; aksine çokkültürlü, çoksesli. Amaç pembe bulutların üzerinde bir hayal dünyası yaratmak değil farklı olmanın, çeşitli etnik kökenlerden gelmenin kutlandığı var olmayan bir ülke yaratmak.