Kocamın Ailesi’nde problem var mı?

Bir işe güzellik veren, kaliteli kılan nedir? Tabii ki onu yapanın kattığı ruh! Bu ruha özellikle sanatta, oyunculukta daha fazla ihtiyaç var kuşkusuz. Çünkü icra ettiği sanatı, ruhunun derinliğinde hissetmeyen birinin eserini karşısındakine layıkıyla aktarması mümkün olamaz.

Anibal Güleroğlu Yazar guleranibal@yahoo.com

Nitekim beğeniyle izlenen veya ilgi göremeyen dizilerin-filmlerin ana detayı da, projede yer alanların ruh katkısı. Ancak burada başarı için dikkate alınması gereken bir diğer faktör var ki o da, yapılanın ekip işi oluşu! Yani dizi-sinema dünyasında, keza tiyatroda ‘tek ruh’ yeterli değil başarı için. Ekibi oluşturan eleman zincirinin tamamında aynı şevk bulunmalı. Tek bir halka çürük çıkarsa, bütün etkilenir çünkü. Bu nedenle ekip işlerinde herkesin, özel yaşamlarında fikren anlaşamasalar bile, problemlerini iş ortamına yansıtmadan ve uyumu bozmadan, karşılıklı saygıyla, özveriyle çalışabilme olgunluğuna sahip olması lazım.

Gel gör ki, insanların doğasında var ‘Ben’ demek! Belli bir verimlilik elde edilmesiyle ayranlar kabardığında, kendini hemencecik gösteriveriyor bencillik alışkanlığı. Rol arkadaşları ve harcanan emek, ‘Ben’ diyerek ötelenince de gelsin ayrılıklar… Ki, her sezon sayıları daha da artmaya başlayan, sayıları arttıkça sorunları da çoğalan dizilerimizde bu problem rutine dönüştü. En günceli, FOX TV’nin sevilen dizilerinden olan ‘Kocamın Ailesi’nde yaşanan.

SERAY KAYA HARCANDI MI?

Yaz dizisi olarak başlayıp 13’üncü bölümde başrol oyuncusunu yollama riskini alan… Sezon sonuna doğru yine sürpriz bir biçimde yeni bir ayrılığa imza atan ‘Kocamın Ailesi’nin, hal ve gidişatı bugünlerde bir parça limoni. Bilindiği gibi Miray’ı canlandıran Seray Kaya diziden koptu ve yeni sezonda olmayacak. Yapılan açıklamalara bakılırsa, hayli fırtınalar yaşanmış olmalı kamera arkasında… Bunu en net gösteren detay, ‘patron’ vurgusuydu!

Yani, dizilerde ipler yapımcının elindedir, gerçeği bir kez daha ‘Kocamın Ailesi’yle döküldü saçıldı ortalığa. Hani Nasreddin Hoca’nın dediği gibi ‘Parayı veren düdüğü çalar’ durumu her daim yürürlükte. Bu konuda yoruma geçmeden birkaç izleyici görüşlerini paylaşmak istiyorum sizlerle… Neticede, ülkemizde pek dikkate alınmasa bile, asıl ‘patron’ izleyici çünkü. Tepkiler farklı ve çok. İçlerinden birbirine zıt olan iki tanesini seçtim ben de.

Erbatur Bey’den gelen satırlarla başlayalım esas patronların tepkisine… ‘İyi günler Anibal Hanım… Yazılarınızı severek okuyorum. Gecen gün dizi setleri cıvıl cıvıl başlıklı yazınızı okudum. Ancak dizi setlerinin görünmeyen yönü, yapımcılar da oyuncuları harcamaktan geri durmuyorlar’ diyerek söze başlayan izleyici şöyle devam ediyor:

‘Bildiğiniz gibi kocamın ailesi adlı diziden eylül ayı başında Selen Seyven kendi isteği ile ayrılmış yerine başka bir oyuncu gelmişti. Şimdi ise 47.bölüm itibarıyla Seray Kaya diziden kendi isteği ile ayrıldı. Bir kaç haftadır izleyici olarak gözlemlediğim bir soğukluk vardı. Seyirciye hissettirilen bu soğukluk ile beraber raitinglerde düşmeye yol açtı. Ana konusundan çok uzaklaştı. Şeniz ve Aziz aşkı. Güneşin üç ablası üzerine yoğunlaşıldı. Son bir kaç haftadır Seray Kaya’nın rolü çok azdı. Dizinin yapımcısı sosyal medya hesabından, kol kırılır yen içinde kalır dedi. Ne olmuş olabilir de bize söylemiyor diye düşünüyorum. Elbette ki yapımcı olmak zor. Oyuncuları zorla kimse tutamaz ama burada büyük bir problem olduğu çok açık. Kendi isteği ile gitmek olarak açıklanması yeterli bir açıklama değildir. Ortada büyük bir problem vardır. Kocamın ailesi dizisini çok zor zamanlar bekliyor. Erken final yapmak zorunda kalacak. Görünen inkâr edilemez. Kaçınılmaz son. Üzülüyorum çünkü dizi setinden onca insan ekmek yiyor. Yazık oldu. Sizi hiç rahatsız etmiyor mu?’

Bir diğer tepki Gülşah Hanım’dan gelen satırlarda. İlkiyle tamamen zıt doğrultuda…

‘Anibal Hanım, eleştirilerinizde yansız olduğunuzu bildiğim için yazmak istedim. Kocamın ailesi Seray Kayayı yolladı diye kıyamet koparıyorlar. Sözde dizi o olmayınca izlenmezmiş, fanlar yeni oyuncudan hoşlanmazmış. Suç yapımcıya yükleniyor. Ama söyleyin Miray çok donuk oynamıyor muydu dizide. Hep burnu havada bir tavırda. Sonra özel aşklar setlere karıştırılıyor. Yani hep yanlış işler. Boşa kimse kızmasın yapımcıya. Eminim yeni Miray daha çok yakışacak Fatihe. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz. Şimdiden teşekkürler’ demekte.

Miray olayına odaklanan her iki tepkinin temel noktası, benden görüş istemeleri. Buyurun…

Öncelikle emeğe saygım sonsuzdur ve dizilerin kapris yüzünden harcanmasını istemem. Ama gerçekleri de inkâr etmemek gerek. Ekipten kopan Miray’ın son zamanlardaki soğukluğu ve ‘lütfen’ rol almış görüntüsü çokça batıyordu göze. Dahası, ‘Evli ve Öfkeli’de başrolü aldığı söylentisini de hesaba katarsak, Seray Kaya’nın gidişi gayet hesaplı kitaplı bir iş kıvamında!

Diyeceğim o ki; ‘Kocamın Ailesi’ndeki ayrılıkta bir oyuncu harcanması görmüyorum. Büyük ihtimalle bu gidişin perde arkasında ‘ücret’ ve ‘rol üstünlüğü’ kaygıları yatmakta… Ki buradan da yazının başında yanlışlığını işaret ettiğimiz ‘Ben’ deme alışkanlığı çıkıyor ortaya. Eğer Seray Kaya, çıkarı doğrultusunda gitmişse ve anında başrolü kapmışsa ardından ağıt yakmak nafile.

Öte yandan dizinin bu gidişle kötü etkileneceği iddiasındakilerin ‘Seray Kaya dönsün’ ısrarına bakarsak… Dizi bir tek Seray Kaya’dan ibaret değil ki! Boşluğu telafi edecek bir oyuncu mutlak bulunacaktır. Zaten yapımcı Banu Akdeniz de bunu belirtti gidişle ilgili açıklamasında.

Dolayısıyla asıl üstünde durulması gereken detay, oyuncuların neden gittiği olacaktır! Şayet ilgi görmeye başlayan oyuncu, kamera arkasında kaprise yönelmiş, umduğunu bulamayınca diziyi orta yerde bırakmışsa, burada başlıca sorumlu tabii ki oyuncudur. Ama ne yazık ki, profesyonellikle bağdaşmayan davranışın tek gerekçesi bu olmuyor her zaman. Yapımcının veya yönetmenin kayırdığı oyuncuyu öne çıkartma gayreti, rakip görülenin aleyhine nahoşluk doğurabiliyor. Hatta sette gelişen ama sonrasında bitiveren büyük(!) aşklar da oyuncuları veya dizilerin kaderini kötü etkileyebiliyor. Bunu da farklı işlerde gözlemledik zaten.

Görüşümüzü özetledikten sonra gelelim, kimilerinin arka planında Buse Aslan’ı yani Gülay’ı parlatma isteğinin yattığı iddiasıyla da gündeme gelen, Seray Kaya’nın ayrılık etkisine…

‘KOCAMIN AİLESİ’ ÇAPTAN DÜŞER Mİ?

Apartman atmosferinde yarattığı sıcak aile tablosu ve Pelin’i canlandıran Beren Gökyıldız’ın şirinliğiyle gönülleri fahteden ‘Kocamın Ailesi’, çiftleriyle de kendi fan tayfasını oluşturmayı başarıp zirvedeki yerini koruyan bir dizi kimliğinde olduğundan, burada gözetilmesi gereken iki faktörlü bir başarı söz konusu. Biri, içerik sunumu… Diğeri de, gençleri çekecek çiftleri!

‘Kocamın Ailesi’ şimdiye kadar türüne has her iki faktörü başarıyla kullandı. Karakterlerini de yeni akrabalar, eski aşklar sayesinde artırdıkça artırıyor. Sonradan takviyeli kadrosuyla içeriğini canlandırmayı seçen dizi, bu yenilikçi profiliyle dört dörtlük mü diye sorarsanız…

Bana göre sadece şimdi değil başından itibaren pek çok boşlukları, hatta abartıları olduğu kimi zaman iç baydığı bir gerçek. Ancak bunlara karşın dizinin beğeni toplamada çok büyük bir avantajı var… O da Ar Apartmanı sakinlerinin samimi duruşu, alabildiğine bizden oluşu!

Öyle ki, sahnelerden yansıyan sıcak ruh hali, tüm eksiği gediği görünmez kılabiliyor. Hatta bu sayede Selen Seyven’in gidişi bile yara almadan rahatlıkla geçiştirilebildi. Kısacası; başrol oyuncusunu kaybeden dizi, Ar Ailesi’nin iç dinamikleriyle performansını diri tutmayı bildi geçmişte. İyi güzel de, aynı beceriyi bir kez daha sergileyebilir mi?

Dizinin fire sonrası en önemli kozları Tarık’ın ailesine kavuşma süreci ve Miray-Fatih, Gülay-Can hikâyeleri oldu. Gayet keyifli başlatılan aşklar bölümler ilerledikçe özünü yitirmeye başladı. Nihayetinde kendini belli eden ayrılık geldi çattı. Reytingler de haliyle bu kargaşada biraz çaptan düştü. Aslında bu düşüşü sadece Seray Kaya’nın gidişine ve fan küskünlüğüne bağlamak da hata. Tarık’ın ailesini bulmasından sonra genel bir bocalama görülür oldu zira. Şimdi sezon molası, ‘Kocamın Ailesi’ni şahlandırmak için ‘yaratıcılık fırsatı’ durumunda.

Sezon finali öncesinde, adı var kendi yok olan Sefer’i ortaya çıkartarak bu yönde adım atıldı diyebiliriz. Eminim buradan bambaşka bir öykü katılacaktır diziye. FaMir fanlarının gönlünün kazanılması da, yeni oyuncu sayesinde Miray’ı daha cazip hale sokmakla mümkün olabilir. Hem zaten ‘Kocamın Ailesi’ndeki asıl çiftin ‘Tarık-Güneş’ olduğunu da unutmamak lazım.

Sonuçta; Konu içinden konu çıkartmaya fazlaca müsait olan… Fire verse dahi eldeki oyuncu kombinasyonuyla, hele de bıcırık Pelin’iyle güzel bir aile tablosu yaşatan ‘Kocamın Ailesi’, Seray Kaya’nın gidişinden öyle çok etkilenmez ve çaptan düşmez. Hafifçe sarsılır, sonra toparlanır. Yeter ki, başka ayrılıklarla yeni şoklar yaşatmasın ve senaryosunu güçlü tutsun!

Anibal GÜLEROĞLU

www.twitter.com/guleranibal

Tüm yazılarını göster