MedyaFaresi MedyaFaresi

"Zenciler ile beyazlar yer değiştiriyor." Ertuğrul Özkök ne demek istedi?

Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök'ün tanık olduğu bir olayda THY uçağı neden bekletildi???

Eklenme: 05 Eylül 2006 09:19 - Güncelleme: 10 Nisan 2016 12:32

Uçağa son binen 2 kişi


PAZAR günü İzmir'den İstanbul'a dönüyorum.Türk Hava Yolları'nın TK 333 sefer sayılı uçağına binmeden önce THY yetkililerine soruyorum:

"Rötar var mı?"


Kesin ve net bir cevap:

"Hayır, uçak tam zamanında kalkacak."

Uçağın kalkmasına daha 45 dakika var.

Dışarıda piste bakıyorum, THY uçağı orada bekliyor.

* * *

Tarifeye göre TK 333 sefer sayılı uçak saat 19.20'de kalkıyor.

Saat 18.45'ten itibaren biniş işlemi başlıyor.

Ben 3F numaralı koltuğa oturduğumda saat 18.50.

Uçağın kalkmasına yarım saat var.

Pencereden bagaj yükleme işlemlerini izliyorum.

O işlemler de saat 19.10'da tamamlanıyor.

Uçağın planlanan kalkış saatine 10 dakika kala, bütün işlemler tamam.

Ancak uçak kalkmıyor.

Biraz daha bekliyoruz.

Saat tam 19.22'de iki kadın, uçağın ön tarafından içeri giriyor.

1A ve 1C numaralı koltuklara oturuyorlar.

İkisi de türbanlı.

Uçak saat 19.27'de geri çekilerek hareket ediyor.

Aslında yolcu için dikkate bile alınmayacak bir gecikme diyebilirsiniz.

Yine de uçağın kaptanı, bütün nezaketiyle "geç kalkıştan dolayı" özür diliyor.

Aynı anda bazı yolcuların konuşmaları kulağıma geliyor:

"Eee ne yapacaksınız, şimdi onlar iktidarda..."

Konuşanlar o küçük gecikmenin faturasını iki türbanlı kadına kesiyor.

* * *

Uçak İstanbul'a gelince körüğe yanaşmıyor.

Birlikte aşağı inip otobüslere yöneliyoruz.

Sadece o iki türbanlı kadın, gruptan ayrılıyor ve kendilerini bekleyen VIP minibüsüne yöneliyorlar.

Öteki yolcuların o iki kadının arkasından bakışını dikkatle izliyorum.

Bir zamanlar o bakışlar, ANAP'ın, DYP'nin VIP mensuplarına atılırdı.

Şimdi roller değişmiş.

Üstelik türban öylesine ayırıcı bir giyim tarzı ki, bütün kalabalık içinden kolayca sıyrılıyor ve insanın gözüne batıyor.

Demek ki iktidarın yeni sınıfı da "imtiyazdan" hoşlanıyor.

* * *

Biliyorum, bazı çevreler hemen savunmaya geçecek ve beni ideolojik bir gözlem yapmakla suçlayacak.

Kendi bilecekleri bir şey.

Ben sadece şunu söylemek istiyorum:

Bir partinin, bir siyasi elitin imajı işte böyle basit davranışlarla yıpranıyor.

Uçak o iki türbanlı kadın yüzünden dakikalarca beklemedi.

Ama emin olsunlar ki, o beş-on dakikalık gecikme, onların hanesine yazıldı.

İnsanlar türbanı iktidardaki AKP ile özdeşleştiriyor ve uçağa son anda binen iki kadını, o partinin yeni "imtiyazlı seçkinleri" olarak görüyor.

Hele hele ülkenin dört bir yanından şehit cenazelerinin kalktığı bir günde bu görüntüler daha da göze batıyor.

Bu durumu anlattığım bir arkadaşım şu yorumu yaptı:

"Zenciler ile beyazlar yer değiştiriyor."

* * *

Belki de böylesi iyi oluyor.

Çünkü türbanlı kadınların, ötekilerden farklı olmadığını gösteren her olumsuz, itici davranış, "inancın gereği" olarak sunulan örtünmenin siyasi avantajını azaltıyor.

En azından belli kesimlerin gözündeki avantajını demek istiyorum.

Böylece siyasette rekabeti bozan bir unsur da elimine edilmiş oluyor.

Benim AKP yöneticilerine, özellikle de Başbakan'a aktaracağım gözlemim şu:

Ne türban, ne de imam hatip okulları bu ülkenin bir numaralı sorunu.

Bir numaralı sorunun ne olduğu, artık şehit cenazelerinin kalktığı meydanlarda açıkça görülüyor.

 

Ertuğrul Özkök - HÜRRİYET