Abone Ol

Yeni havalimanı metrosu için bakanlık ve Sayıştay birbirine girdi

İstanbul Yeni Havalimanı’na toplu taşımayı sağlayacak Gayrettepe Metrosu için öngörülemeyen doğal afet durumlarında istisnai olarak uygulanan ihale yönteminin tercih edilmesi Sayıştay raporunda rekabeti engelleyici bulundu.

Yeni havalimanı metrosu için bakanlık ve Sayıştay birbirine girdi

İstanbul Yeni Havalimanı’na toplu taşımayı sağlayacak Gayrettepe Metrosu için öngörülemeyen doğal afet durumlarında istisnai olarak uygulanan ihale yönteminin tercih edilmesi Sayıştay raporunda rekabeti engelleyici bulundu ve 'Havalimanına toplu taşıma ihtiyacı öngörülemez değildir' denilerek eleştirildi.

Metro hattını yapan Ulaştırma Bakanlığı da tespitleri “kişisel” bularak Sayıştay’ın “muhalefet partileri ve yayın grupları” ile aynı yanılgıya düştüğünü savundu.

Sayıştay, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı 2017 Denetim Raporu'nda tartışmaların odağındaki İstanbul'un yeni havalimanına yapılan metro hattının ihale edilme yöntemini mevzuata aykırı bularak bir çok eleştiride bulundu.

Sözcü gazetesinden Özlem Güvemli'nin haberine göre, raporda, yeni havalimanı için açılan inşaat ve danışmanlık ihalelerinin 21/b yöntemi ile yapıldığı belirtilerek bu yöntemin ivedi olarak ihaleye çıkılmasını zorunlu kılan  doğal afet, salgın, can ve mal kaybı gibi öngörülemeyen durumlarda uygulandığı aktarıldı.

Rapora göre 21/b maddesine göre idarenin davet ettiği belli istekliler arasında gerçekleştirilen Gayrettepe İstanbul Yeni Havalimanı Metro Hattı inşaatı ihalesinin 23 Kasım 2016 tarihinde düzenlendi.

İhalenin 21/b maddesine göre yapılmasının gerekçesi de “metro hattının İstanbul yeni havalimanı ile eş zamanlı olarak hizmete alınmak istenmesi” olarak açıklandı.

Sözleşme bedeli 999 milyon 769 bin 962 avro olarak kayıtlara geçti. Yeni havalimanı metro hattı için 30 Mayıs 2017'de de aynı gerekçe ile 167 milyon 945 bin 620 lira bedel ile kontrollük ve danışmanlık ihalesi gerçekleştirildi.

YETİŞMESİ MÜMKÜN DEĞİL

Bu iki ihalenin incelendiği Sayıştay raporunda Gayrettepe-İstanbul Yeni Havalimanı metro hattının yapımının 2016 yılında yatırım programına alındığına dikkat çekilerek hattının yapımı için  7 Aralık 2016'da sözleşme imzalandığı sürenin de tamamlanma süresinin de 1080 gün olarak belirlendiği kaydedildi. Buna göre hattın öngörülen bitiş tarihinin 22 Kasım 2019 olduğu, yeni havalimanının sözleşmesinde öngörülen 1. etap bitiş tarihinin de 1 Ekim 2018 olduğu hatırlatılarak

“Gayrettepe-İstanbul Yeni Havalimanı metro hattı yapım işinin sözleşmesinde öngörülen teslim tarihinin zaten İstanbul Yeni Havalimanının açılış tarihine yetişmesi mümkün görülmemektedir. Sonuç itibariyle, söz konusu ihalenin 21/b kapsamında yapılmış olması, ihalenin bu kapsamda yapılma gerekçesinin yerine gelmesine imkân sağlamamıştır” denildi.

Kontrollük hizmetlerinin de zorunlu bir hizmet olmaması nedeniyle bu madde kapsamında ihale edilmesi uygun bulunmadı.

Bu yöntemin rekabeti engellediğine, gerekli şartlar oluşmadığı halde istisnai bir usul olan 21/b maddesinin işletilmesinin  ihale ilkelerine aykırılık oluşturduğuna dikkat çekilerek 2016 Sayıştay raporunda da aynı konunun eleştiri konusu edildiği ancak bakanlığın benzer hataları 2017 yılı içerisinde de devam ettirdiği belirtildi.

BAKANLIK: RAPOR KİŞİSEL

Sayıştay'ın ihale yöntemi ile ilgili eleştirilerine zehir zemberek cevap veren Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, tespitleri  “kişisel” bularak, raporda yer alan bu kısmın çıkarılmasını istedi. Bakanlık Sayıştay'a verdiği savunmada  “İdarece gerçekleştirilen ilansız pazarlık usulü 21/b ihalelerinin gerekçe metinleri bulguda kişisel kanaat ön plana çıkarılarak yorumlanmıştır” denildi.

“MUHALEFET GİBİ” ELEŞTİRİSİ

Siyasal mülahazalarla muhalefet partilerinin ve yayın grupların, ihalelerin belirli bir firmanın davet edilerek sözleşme imzalanmış gibi lanse edilebilmesi için 21/b ilansız pazarlık usulü ihalelere, “Davet Usulü İhale” ifadesinin kullanıldığı, Sayıştay'ın da bulgu oluştururken bu yanılgıya düştüğü ifade edildi.

21/B ile açık ihale usulü arasında tek farkın ilan ve itiraz süreleri olduğunu savunan bakanlık “21/b ihalelerde teklif sahiplerinin, rakiplerinin tekliflerini gördükten sonra kendi teklifi üzerinde tasarruf yapabilmeleri, diğer bir ifadeyle pazarlık prosedürü dikkate alındığında, açık ihaleden daha fazla üstünlük ve fayda içerdiği açıktır” denildi.

DHMİ'NİN YOLCU GARANTİSİ

İstanbul Yeni Havalimanı metro sistemlerinin Sayıştay raporunda da ifade edildiği üzere yapım işinin süresi dikkate alındığında ihalesiz dahi verilse havalimanının açılışına yetişmesi mümkün olmayacağını belirterek “Dolayısıyla, yolcu garantisi kapsamında DHMİ tarafından ödenecek koşullu yükümlülüğün günlük değeri dikkate alındığında metro sisteminin açılışında yaşanılacak her bir günlük gecikmenin değeri yadsınamayacak kadar büyüktür” denildi.

3.HAVALİMANINA TOPLU TAŞIMA “ÖNGÖRÜLÜMEZ” DEĞİL

Bakanlığın yanıtını değerlendiren Sayıştay da “İdare cevabında ileri sürülen gerekçelerle bulguda yer verilen gerekçeler birbirinin aynısıdır” diyerek  rapora ilişkin “eksik veya yanıltıcı” iddialarını kabul etmedi.

Gayrettepe İstanbul Yeni Havalimanı Metro Hattı İnşaatı'nı 21/b maddesine göre yapılmasının gerekçesi olarak İstanbul 3. Havalimanının hizmete açılması ile birlikte bu noktada oluşacak toplu ulaşım ihtiyacının giderilmesi ve DHMİ'nin verdiği yolcu garantisi nedeniyle DHMİ tarafından ödenmek durumunda kalınabilecek koşullu yükümlülük ihtimalinin gerekçe gösterilmesi eleştirildi. Hattın ve havalimanın sözleşmelerde yer alan bitiş tarihlerini tekrar hatırlatan Sayıştay, hedefin tutturulmasının mümkün olmadığını kaydetti.

İstanbul 3. Havalimanı için oluşacak toplu ulaşım ihtiyacının “öngörülemez”, “olağan dışı” ve “idarenin iradesinden bağımsız” nitelikte olmadığının altını çizen Sayıştay “ İstanbul 3. Havalimanı ihalesi 2015 tarihinde gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla, havalimanının hizmete açılış tarihi ve ihale kapsamında tanınan gelir garantileri o tarih itibariyle zaten bellidir” denildi.

 “CİDDİYE ALIP DEĞERLENDİRME GEREĞİ BULMADIK”

Raporda, ihaleye katılacak isteklilerin idarece belirlendiği, işin süresine bağlı olarak yeterlik kriterlerinin düşürüldüğü ve danışmanlık hizmetlerinde teknik değerlendirmelerin yapılmadığı pazarlık usulü ile belli istekliler arasında ihale yöntemi arasında mevzuatta öngörülen tek farklılığın ilan ve itiraz süreleri olduğunun ileri sürülmesi yerinde bulunmadı.

Bakanlığın sözünü ettiği gerekli rekabet ortamının nasıl oluştuğuna  dair açıklama yapmadığına da dikkat çekildi. Bakanlığın  savunmasında yer verilen pazarlık usulü ihalenin, revize teklif verilmesine imkan tanıması nedeniyle açık ihale usulünden daha fazla üstünlük ve fayda içerdiği şeklindeki iddiası için de “ciddiye alınarak değerlendirilmesine gerek bulunmamaktadır” yorumu yapıldı.

DİĞER 2 HAT DA GECİKTİ

Bakanlığın tercih edilen ihale yöntemi sayesinde zamana kazanıldığına ilişkin savunmasına ise İstanbul'da yapımına devam edilen iki metro hattında yaşanan ciddi gecikmeler hatırlatılarak cevap verildi.

Raporda “Örneğin 2014 tarihinde ihale edilen 2015 tarihinde sözleşmesi imzalanan ve yer teslimi yapılarak işe başlanılan Bakırköy-Bahçelievler-Kirazlı Metrosu'nun bitiş tarihi 24 Haziran 2018. Metronun hâlihazırdaki mali tamamlanma oranı yüzde 20 seviyelerindedir.

Yüklenici, idareye sunmuş olduğu 30.04.2018 tarihli  dilekçesi ile 32 aylık süre uzatım talebinde bulunmuş ancak raporumuzun düzenlendiği tarih itibariyle idare tarafından konu hakkında henüz bir karar verilmemiştir. Benzer biçimde Sabiha Gökçen Havalimanı Metrosu  için 569 gün süre uzatımı verilmek durumunda kalınmıştır.

Dolayısıyla, yatırımların bir an evvel hayata geçirilmesi için ihalelerin ilansız pazarlık usulü ile yapılmasından ziyade idarenin söz konusu süre uzatımı sebeplerine yoğunlaşması ve bu sorunları giderici tedbirleri alması bir an önce işin bitmesi ve hizmetin gecikmemesi açısından daha yerinde olacaktır” denildi.

DENETİM DİKKATE ALINMIYOR UYARISI

Sayıştay Başkanlığı Denetim Raporu'nda eleştiri konusu edilen hususların idarelerce değerlendirilmesi ve izleyen dönemdeki uygulamalarını bahse konu eleştirileri de dikkate alarak yeniden şekillendirmelerinin beklendiği hatırlatılarak

“Aslına bakılırsa düzenlilik denetim raporlarının önde gelen amaçlarından birisi de budur. Ancak, 2016 yılı denetim raporuna da konu olmuş işleme ilişkin eleştirilerin dikkate alınmaksızın 2017 yılında da aynı gerekçelerle aynı işlemlerin yapılmaya devam edilmesi denetimden beklenen faydanın sağlanmasını güçleştirmektedir” değerlendirmesi yapıldı.

(SÖZCÜ - Özlem GÜVEMLİ)