MedyaFaresi MedyaFaresi

Yalçın Küçük: 26 Mayıs 1960'ta bütün ordu Menderes'i alkışlıyordu

Prof. Yalçın Küçük, odatv sitesine verdiği röportajda 24 haziran seçimleri öncesi tabloyu değerlendirdi. Askeri darbe olasılığına da değinen Küçük’e göre politikanın temel ikilemi şu: “Ya Tayyip Erdoğan bir darbe yapacak, ya Tayyip Erdoğan’a bir darbe yapılacak.”

Eklenme: 10 Haziran 2018 09:56 - Güncelleme: 10 Haziran 2018 10:05

Sadık Albayrak'ın Oda TV'de yayınlanan röportajından ilgili bölüm şöyle:

Prof. Dr. Yalçın Küçük’le düzenli mülakatlarımızın bu haftaki gündeminde de yaklaşan seçimler ve partilerin bu yöndeki çalışmalarının değerlendirmesi vardı. Tayyip Erdoğan’ın üniversite mezunu olmayışına dikkati çeken Yalçın Küçük, mevcut yasalara göre, bu durumun onun cumhurbaşkanı seçilmemiş olduğu anlamına geldiğini iddia etti.

Askeri darbe olasılığına da değinen Küçük’e göre politikanın temel ikilemi şu: “Ya Tayyip Erdoğan bir darbe yapacak, ya Tayyip Erdoğan’a bir darbe yapılacak.”

Seçime gerçek anlamda iki partinin, İyi Parti ile Saadet Partisi’nin girdiğini öne süren Küçük, bu iki partinin Tayyip Erdoğan’a karşı etkili bir muhalefet yaptıklarını vurguladı.

Akşener’in izinde olduğu Süleyman Demirel’den daha laik bir çizgi izlediğini söyleyen Yalçın Küçük, dünyanın da daha laisize bir çizgiye yöneldiğini belirtti.

Yalçın Küçük, vekillik seçiminde oyunu Saadet Partisi’ne vereceğini açıkladığı röportajında şunları söyledi:

“Muhalefet eden Saadet Partisi ve İyi Parti vardır, bunu görmek lazım. İyi Parti yüzde 20 oy alırsa çok çok büyük başarıdır. Bundan sonraki seçimde iktidar ondadır. Ben İYİ Partili miyim? Bir ara ona oy vermeyi düşündüm, ama hayır.

Bir defa iki oyumu da HDP’ye verecektim, şu anda değiştirdim. Büyük oyumu, hapisteki Demirtaş’a veriyorum. Kibar çocuktur, çocuk derken Atatürk’ün dediği anlamda, o herkese çocuk derdi, söylüyorum, iki oyumu da ona verecektim ama milletvekili oyumu değiştirdim Saadet Partisi’ne vereceğim.

Şu nedenle: Benim hapishane arkadaşım, çok şükür kısa bir süre kaldı, Hakim Albay Tanju Güvendiren Saadet Partisi’nden milletvekili adayı oldu. Hem Akşener’in partisi, hem din adamımız Karamollaoğlu’nun partisi çok iyi muhalefet yapıyorlar. “

AKP’nin Kandil’e yönelik operasyon hazırlıklarına ilişkin soruyu, “Acaba Kürtler Kandil’i boşalttı da Tayip Bey bir boş yere mi gidecek?” sorusuyla karşılayan Yalçın Küçük, Suriye’nin, kuzeyindeki Kürtlerin Amerika’yla işbirliği yapmasına gösterdiği tepkiye dikkat çekti.

Yalçın Küçük’ün B. Sadık Albayrak’ın sorularına verdiği cevaplar şöyle:   

B. Sadık Albayrak: Yalçın Hocam, seçimle başlayabilir miyiz? BBC Türkçe servisinin bir haberine göre, Tayyip Erdoğan’ın danışmanlarından biri, avukat Mehmet Uçum, Tayyip Erdoğan kazanırken AKP Meclis’te çoğunluğu sağlayamazsa, seçimlerin yenilenebileceğini söyledi. Bu danışman, Mehmet Uçum, 2017 16 Nisan anayasa referandumundan önce de benzer bir söz söylemişti. Eğer “Hayır” çıkarsa, anayasa değişikliği rafa kaldırılmayacak, yeniden gündeme getirilip kabul ettirilecek, demişti. Ne anlama geliyor bu; sonuçlarının baştan tanınmadığı ilan edilen seçimler dönemine mi girdik?

Yalçın Küçük: Sorunuz dar bir soru. Şu anda en önemli soru ya da ikilem şudur: Ya Tayyip Erdoğan bir darbe yapacak, ya Tayyip Erdoğan’a bir darbe yapılacak. Çünkü Tayyip Erdoğan da biliyor; akepe bitmiştir, onun ömrü tamamlanmıştır. Bizim daha önce yapmış olduğumuz bir mülakatı Akit gazetesi uzun uzun haber veya yorum olarak verdi.

Bunun özü şudur: Tayyip Erdoğan Suudi Arabistan’a sürülecektir. Akit’in bana atfen, aslında çoğunu beni bahane ederek Akit söyledi, 8 sayfalık mülakatın neredeyse tamamını yayınlayarak Tayyip Erdoğan’ın bittiğini benim ağzımdan söylemiş oldu. Tayyip Erdoğan siyaseten bitmiştir. Bunları benim söylemem kadar, Akit de tekrarladı, açıkça bunu kendi adına söyledi.

Tayyip Bey konumunun her anından, kendi durumundan rahatsız. Bu ne biçim hükümet sözcüsü? Başka hükümet sözcüsü yok. Her gün her gün çıkıp konuşuyor. Kendini başbakan zannediyor, kendini cumhurbaşkanı zannediyor. Zaten daha önce de yazdım; seçimi yok bunun. Türkiye’de üniversite mezunu olmayan bir adam cumhurbaşkanı olamaz. Çünkü seçime giremez. O seçim yoktur; bir. İki: Ordu şu anda çok parçalıdır.

26 MAYIS 1960’DA BÜTÜN ORDU MENDERES’İ ALKIŞLADI

B. Sadık Albayrak: Hocam, “parçalı ordu” diyorsunuz ama öyle bir izlenim yok. “Parçalı ordunun” bir generali Tayyip Erdoğan’ın Muharrem İnce’yi eleştiren konuşmasını paşa paşa alkışladı. İnce de alkışlayan korgenerale, “Apoletlerini sökeceğim” diye tepki gösterdi… Ordu bütünüyle AKP destekçisi görünüyor.

Yalçın Küçük: Bak güzel kardeşim, 26 Mayıs 1960 tarihinde o zamanki başbakan Eskişehir’deydi ve bütün ordu o başbakanı alkışladı; birazcık da tarihi bilin lütfen. Ama o günün akşamı o başbakan alındı, tutuklandı. 27 Mayıs’ta devrim oldu ve başbakan artık sakıt bir başbakan, başbakanlıktan düşmüş bir adamdı. Böyle olur.

İnce’ye geleceğiz; hangi okuldan mezundur? Okulu, diploması var mı? Demagojiyle politika olmaz; “Onu da yapacağım, bilmem neyi de alacağım…” Sen kimsin? Şimdiye kadar neyi aldın? Sen bir kere akepe’lisin. Tayyip Beyefendi herkesi sarayında kabul ediyor ama buna, “Partime gel” dedi. O da gitti, “Dertleştik” dedi. Müsaade edin de biraz güleyim buna. Hatırlıyor musunuz? Gitti, “Dertleştik, başarılar diledim” dedi.

Şu adama bakın! Kemal Kılıçdaroğlu’nun oyuncağı; onu adaylığa getirecek, birkaç gün sonra her şeyi bitecek. Güya Türkiye’de cumhurbaşkanı olacak bir adam, Tayyip Bey, “Partime gelsin” diyor. Koşuyor, gidiyor. Çıkınca ne diyor? “Başarılar diledim” diyor. Ne dertleştiniz? Bu, ikiyüzlü bir iştir. “Onu yapacağım. Bunu yapacağım…” Buna “demagog”, Türkçesi “laf ebesi” denir. Fransızca demagoji.

Türkiye’de gazete yok. Biz evden Cumhuriyet gazetesini attık, ötekilerini de okumam. Sözcü müdür nedir; üç sütun üzerinden her gün bunun söylediklerini yazıyor. Adamın oyu yüzde 22. Böyle kepazelik hiçbir yerde görülmemiştir. Bu gazeteleri attık. Kaç sütun üzerinde bu adam; bu akepe’li Gülerce’nin ortağıdır.

odatv