MedyaFaresi MedyaFaresi

Vakit yazarından tehdit! Bunların hesabı sorulur!

Vakit yazarı Yener Dönmez, şok iddialarda bulunarak Yargıtay 11. Ceza Dairesi Başkanı Ersan Ülker'e \"bunların hesabı sorulur\" mesajı gönderdi!

Eklenme: 19 Haziran 2010 16:58 - Güncelleme: 10 Nisan 2016 14:46
İşte Vakit gazetesinde Yener Dönmez imzasıyla çıkan o yazı...

"Bize hiçbir zaman hukuk lazım değil" mantalitesiyle hareket ediyorlar.

Ona göre kombinize olmuşlar.

Böyle düşünenlerin Yargı'yı 90'lı yıllarda 5 yıl süren "özel" bir çalışmayla nasıl ele geçirdiklerini "Seyfi Oktay operasyonu" net bir şekilde ortaya çıkardı.

Yine de nispeten adli yargıda, normal mahkemelerde "Anadolu çocukları" var. Ancak Yüksek Yargı'nın "özel seçilmiş"lerden oluştuğunu, Seyfi Oktay'ın bu yapı bozulmasın diye nasıl çırpındığını gördük. İsimler tek tek belirlenmiş ve "kast sistemi" nedeniyle HSYK tarafından seçilip Yüksek Yargı'ya yerleştirilmiş.

Bu nedenle Ergenekon, artık normal mahkemelerde sonuç alamayacağına kanaat getirdi. Artık Yargıtay'ı normal bir mahkeme gibi kullanacaklar.

Bunun ilk adımı: Mehmet Haberal'a tahliye kararı vermeyen 9 hakime Yargıtay tarafından ceza verilmesi oldu.

İkinci adım: İlhan Cihaner'in Yargıtay'daki davasıyla Erzurum Ağır Ceza'da görülen Ergenekon davasının birleştirilmesi oldu.

Üçüncü adımda: İlhan Cihaner ve diğer sanıklar tahliye edildi.

Bu üç adım sonrasında;

Dördüncü adımda: "İrticayla Mücadele Eylem Planı" çerçevesinde, Cihaner'in Yargıtay'da birleştirilen davasıyla, Dursun Çiçek'in İstanbul'daki davası arasında irtibat olduğu gündeme getirilecek.

Beşince adımda: Dursun Çiçek davası da Yargıtay'da birleştirilen Cihaner davasıyla birleştirilecek.

Altıncı adımda: Dursun Çiçek tahliye edilecek.

Yedinci adımda: Birleştirilen bu büyük dava ile diğer Ergenekon davaları arasında tek tek irtibat kurulmaya çalışılacak.

Sekizinci adımda: Bütün Ergenekon davasının Yargıtay'a taşınmasına çalışılacak.

Fakat burada kritik nokta şu: Tüm bunların alt yapısını Org. İlker Başbuğ emekli olmadan kurmak zorundalar. Çünkü Org. Başbuğ'un emriyle Org. Hıfzı Çubuklu, Dursun Çiçek'i Ağustos Şurası'na kadar serbest bırakmak zorunda.

Yoksa yeni genelkurmay başkanı Dursun Çiçek için kendini riske ve tartışmaya atmaz/atamaz.

Dursun Çiçek de yanacağını anlayınca, "ben yandım siz de yanın" diyebilir ve Org. Başbuğ'u ateşe atacak itiraflarda bulunabilir.

Sonrası mı?

Sonrası kıyamet...

Bu nedenle de ses kayıtlarından ortaya çıktığı biçimiyle, acilen Dursun Çiçek'i kurtarma derdine düşmüş durumda Karargah...

Her şey Ağustos'tan önce yapılmalı.

Bu planda asıl yanacak kurum ise Yargıtay olabilir.

Yargıtay adım adım gırtlağına kadar Ergenekon batağına saplanıyor.

Bunun hesabı bir gün sorulur.

Bunun hesabı bir gün sorulur.

Hukuka aykırı tezgahı kuranlardan da, işletenlerden de...