MedyaFaresi MedyaFaresi

The Economist’in mesajı aslında kime? Şok analiz!

Akşam yazarı Deniz Ülke Arıboğan, hükümeti ve AKP'ye yakın çevreleri rahatsız eden The Economist dergisindeki CHP'ye destek yazısını değerlendirdi...

Eklenme: 10 Haziran 2011 16:24 - Güncelleme: 09 Mart 2016 06:08
Yabancı basından yansıyanlar

Genel seçimlere birkaç gün kala İngiliz ve Amerikan basınında çıkan AKP karşıtı haberler, hükümet cephesinde ciddi bir gerilim yaratmış durumda. Bir yandan bu haberlere cevap yetiştirme telaşı, diğer yandan çıkan haberleri iç kamuoyunda uygun bir biçimde değerlendirme çabası var. Economist’in başyazısında ’CHP’yi destekleyin’ çağrısı yapan bu ilginç habercilik anlayışını ve yan etkilerini değerlendirelim.

THE ECONOMİST NE YAZMIŞTI?

1- Economist, New York Times, Wall Street Journal, Observer gibi gazete ve dergilerde art arda çıkan yazılar AKP hükümetine çeşitli eleştiriler getirirken, bazılarında da ’CHP’ye oy verin’ çağrısında bulunuldu. Özellikle Economist’teki yazı eleştiri olmanın çok ötesinde manipülatif içeriğe sahipti ve etik olup olmadığı konusunda tartışıldı. Esasen Economist daha önce başka ülkelerde de ’şuna oy verin’ ya da ’vermeyin’ çağrısında bulunan bir dergi ve 2007 seçimlerinde de şimdi karşı çıktığı AKP’ye alenen destek vermekten kaçınmamış. Lakin bu, başyazı olarak editoryal kurul tarafından kaleme alınan yorumun etik olmadığını düşünmeye engel değil. Kendi oyunu açıklamak ile dergide tahsis edilen köşe alanında bir parti propagandası yapmak arasında fark var. Propaganda sayfaları partiler tarafından para verilerek satın alınıyor ve reklam yapılıyor. Oysa köşelerden ’A partisine oy verin’ ya da ’B’ye vermeyin’ çağrısı yapmak olayı farklı bir mecraya taşıyor.

2- Oy verin çağrısı yabancı bir dergide çıktığı zaman, bir tarafta ’bakın artık onlar bile size güvenmiyor’ politikası, diğer tarafta da ’bizim ülkemize karıştıran emperyalistler?’ ya da ’İngilizlerle işbirliği yapan satılmışlar’ propagandası yayılıyor. Bu noktada kimin medyadaki ağırlığı fazla ise ibre ondan yana dönüyor. Doğrusunu söylemek gerekirse İngiliz ya da İsrail basınından görülecek iltifat, Türkiye kamuoyunda pek makbul değil. İyi olsun derken ters etkiler yaratması pek mümkün.

3- Economist Türkiye’de yaygın okunan bir dergi değil. Üstelik Türkiye’deki okuyucu kitlesi de oyunu dergide yazılan başyazıya göre değiştirmez. Derginin kitlesel bazda seçmeni etkilemek için bir kanalı yok. Dili, mecrası, içeriği bizdeki seçmen kitleyle hiç alakasız. Öyleyse böyle bir yazı neden çıktı? Mesaj Isparta’ya, Kütahya’ya, İstanbul ya da Manisa’ya değilse kime? Bu dergiyi kim okuyor, kim etkileniyor? Kanımca uluslararası yatırımcılar ve devletlerin karar alma mekanizmaları esas hedef. Economist’teki ve ardından diğer gazete ve dergilerdeki yazılar, AKP’nin bundan sonraki döneminde başının ekonomik olarak sıkıntıya girebileceğini ve dış yatırımların sınırlanacağını gösteriyor. Bugüne dek AKP iktidarının arkasında duran yabancı sermaye yavaş yavaş destek elini çekmeye başlayabilir.

4- Başyazıda CHP’ye verilen destek yeni bir iktidar oluşumunu teşvik etmeye değil, AKP iktidarını sınırlandırmaya, gücü kontrol altına almaya yönelik. Aynı yazıda Türkiye’nin sergilediği ekonomik performansının ve bölgesel gücünün desteklendiği de görülüyor. Buradaki mesele AKP’nin özellikle medya üzerinde uygulanan baskının sorumlusu olarak kabul edilmesi. Demokratikleşme ve istikrar adına antidemokratik yöntemler kullanılmasına karşı bir tavır geliştiriliyor. Hükümet kanadında ise eleştiriye hiç açık kapı bırakılmıyor. Lakin Wall Strett Journal’da çıkan son yazı AKP’nin, eleştirileri ’Yahudi merkezli’ olarak görmesinden duyulan rahatsızlığı dile getiriyor ve Başbakan Erdoğan’a yöneltilen antisemitizm vurgusu öne çıkıyor.

5- Demokrasinin en önemli yapıtaşlarından birisi de özgür medya. Medya üzerindeki iktisadi ya da hukuki baskı, dünyanın her yerindeki medya kuruluşunu ortak tepkiye yönlendiriyor. Medya başka herhangi bir meslek grubundan çok daha ayrıcalıklı. Türkiye ise bugün basın özgürlüğü sıralamasında dünyanın en gerilerinde. Ve bunun bir sorumlusu olmalı, değil mi?

Deniz Ülke Arıboğan/Akşam