TCDD görevlisi 1,5 milyon liralık 32 ihaleyi eşinin şirketine verdi

Ulusal Demiryolu Sinyalizasyon Projesi’nde tesisler kontrolorü olarak görevlendirilen Babacan, eşi ve eski bölge müdürünün de aralarında bulunduğu 31 kamu görevlisine dava açıldı.

Eklenme: 21 Kasım 2019 09:11 - Güncelleme: 21 Kasım 2019 09:15

Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) tarafından Ulusal Demiryolu Sinyalizasyon Projesi’nde Tesisler Kontrolorü olarak görevlendirilen Veysel Karani Babacan’ın, Kamu İhali Kanunu’na (KİK) aykırı şekilde, 1 milyon 584 bin 64 TL bedelindeki 32 adet sinyalizasyon ihalesini, eşi Sündüs Babacan’ın üzerine kurulu paravan şirkete verdiği ortaya çıktı.

Babacan’ın emekli olduktan sonra bu şirketin başına geçtiği öğrenildi. Babacan ve eşi ile eski TCDD 1. Bölge Müdürü Nihat Arslan’ın da aralarında bulunduğu 31 kamu görevlisine ihaleye fesat karıştırmak suçundan dava açıldı. 

Cumhuriyet'ten Seyhan Avşar'ın haberine göre, TCDD Teftiş Kurulu Başkanlığı olaya ilişkin soruşturma başlattı.

Soruşturma raporuna göre Babacan, Ulusal Demiryolu Sinyalizasyon Projesi çerçevesinde 1. ve 3. Bölge Müdürlüğü mıntıkalarındaki açık ihale ve doğrudan teminle gerçekleştirilen 32 sinyalizasyon projesinin ihale, temin ve tatbikatında görevlendirildi.

Babacan’ın bu projelere yönelik belgeleri hazırladığı ve yüklenici firmaları iş ve imalatı ya eksik yaptığı veya hiç yapmadığı halde “Uygundur” şeklinde tutanak tuttuğu aktarıldı.

Bu yolla Babacan’ın yüklenici firmalara usulsüz ödeme yapıldığı belirtildi. 

"Yolsuzluk yapmadık"

Eşi Sündüs Babacan da ise savcılık ifadesinde eşinin emekli olması için izin verilmediğini bu nedenle şirketin kendisi üzerine yapıldığını belirterek “Eşim Emekli olduktan sonra şirketi devrettim. Yolsuzluk yapmadık” diye konuştu.

"Dava dosyası ağır cezada"

Yürütülen soruşturma sonunda Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Babacan ve eşinin de aralarında olduğu 31 sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırmak suçundan üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenledi.

İddianame İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Ancak mahkeme 31 Ekim’de görevsizlik kararı vererek, dosyayı ağır ceza mahkemesine gönderdi. Kararda, bu eylemlerin zimmet suçuna girebileceği kaydedildi.