MedyaFaresi MedyaFaresi

"Tayyip Erdoğan Ertuğrul Özkök'ten tiksinirdi, nasıl oldu da Hürriyet'e röportaj verdi?"

Sabah'ın eski Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı kendi adını taşıyan internet sitesinde ilginç analizler ve değerlendirmeler yayınlıyor. Kendisini ziyarete gelen bir üst düzey AKP'li ile Altaylı arasında bakın nasıl bir konuşma yaşanmış!

Eklenme: 23 Haziran 2007 11:50 - Güncelleme: 01 Şubat 2016 11:16

İŞTE FATİH ALTAYLI'NIN YAZISI

Erdoğan ve Doğan

Dün bir dönem Başbakan Erdoğan'ın yakın çevresinden olan  ve hala zaman zaman arayıp konuştuğu isimlerden biri ziyaretime geldi.

Havadan, sudan, spordan ve siyasetten konuştuk. Söz dönüp dolaşıp Başbakan Tayyip Erdoğan'a geldi.

Tayyip Erdoğan'dan "Reis" diye bahseden misafirim sordu:

"Fatih, Reis'in son aylardaki tavrını nasıl buluyorsun?" diye.

"Doğrusunu istersen insan olarak hala sevgim var. Ama çok değiştiğini gözlemliyorum ve gerek siyaseten gerek tavır olarak artık bana inandırıcı güven verici gelmiyor. Eski duruşundan eser yok. Çok yalpalıyor" dedim.

Bunları söylerken, misafirimin Erdoğan'ı savunacağını düşünüyordum.

"Hay bin yaşa" dedi, "Ben de senin gibi düşünüyorum"

Ve döküldü:

"Cumhurbaşkanlığı seçiminde, kendi inandığının kendi düşündüğünün çok dışında tavır aldı bundan dolayı da çok yıprandı ama beni çok daha şaşırtan bir değişiklik var Reis'te" dedi.

Ve  Türkiye'nin en büyük basın patronuna yönelik bir dizi hakaret sıraladıktan sonra şöyle konuştu:

"Tayyip Bey Doğan Grubu'ndan nefret ederdi. Gerçi Başbakan oluktan sonra kendilerine karşı açık bir tavır almadı ama hep bir mesafe koydu. Özellikle Ertuğrul Özkök'ten tiksinirdi. Güvenilmez bulurdu. Yakın çevresi de bunu bilirdi. Ama senin ortaya çıkardığın vergi yolsuzluğundan sonra bir haller oldu. Bizim Reis ile Doğan Grubu pek bir yakınlaşmaya başladılar. Önce vergi borcu affedildi. Sonra bir baktım ki, Tayyip Bey Hürriyet'e röportaj vermiş. Oysa yazılı basına röportaj vermeme gibi bir prensibi vardı. Özkök'le yan yana manşette görünce inanamadım. Pes dedim. Ama emin ol Reis'in bu tavrına tabandan büyük tepki var. Aydın Doğan'ın gazetelerinin Tayyip Bey'e ettiği hakaretleri, hapse girmesi için yazılan yazıları Tayyip Bey unutsa da onu sevenler unutamıyor."

"Siyaset bu. Normaldir. En büyük medya grubu. Onları da bir şekilde elde tutmak zorunda. Tabanın tepkisi var diyorsun. Tayyip Bey bunu görmüyor mu, söyleyen yok mu?" dedim.

"O da ayrı bir konu" diyip anlattı:

"Artık Tayyip Bey'in yanında kimse gerçekleri söylemiyor. Herkes Tayyip Bey'i onaylıyor. Öz eleştiri yapanlar uzaklaştırıldı. Tayyip Bey de bu yalakalığa ya alıştı, ya hoşlandı"

"Sen söyle" dedim.

"Ben de artık pek görüşemiyorum. Ya da görüşmüyorum diyeyim. Ama bu kez görürsem söyleyeceğim. Aydın Doğan'la aynı odada yatanların ne hale geldiğini anlatacağım. Hem ticarette, hem siyasette Aydın Doğan ile işbirliği yapanlar sonunda hep kaybettiler. Aydın Doğan ise hep kazandı. İşte Mesut Yılmaz, işte Hüsamettin Özkan. Hatta daha yakına gelelim. Kimse bilmiyor ama Ağar ile Mumcu'yu biraraya getiren Aydın Doğan'dır. İkisini o buluşturdu, birlik olun dedi. Halleri ortada. Bütün bunları Reis'e anlatmayı düşünüyorum ama sonra d asana be adam diyorum."

Misafirimin anlattıkları doğru.

Ama siyasetçiler farklı oluyor.

Gazetelerde okudukları en küçük eleştiri asaplarını bozuyor ve bunu engellemek için ellerinden gelni yapıyorlar.

Bu bazen şeytanla yatağa girmek bile olabiliyor.

Tabii bir de şunu biliyorlar: "Basın iktidar yapamıyor ama iktidardan düşürebiliyor"

www.fatihaltayli.com.tr