Stratejist Timothy Ash: 2018’deki kriz tekrar edebilir

BlueBay Varlık Yönetimi Kıdemli Stratejisti Timothy Ash: Türkiye ekonomisinde gelecek iki yıl içinde 2017-2018’de yaşananların tekrarlanma riski var. Korkum şu ki, 2018’den hiçbir şey öğrenilmedi. Gelecekte aynı hataları yapacaklar. Türk politika yapıcılar, sadece büyümeyi önemsiyor.

Eklenme: 09 Aralık 2019 09:08 - Güncelleme: 09 Aralık 2019 09:17

Türkiye’de 2003’ten bu yana yatırımlarda bulunan Londra merkezli BlueBay Varlık Yönetimi Kıdemli Stratejisti Timothy Ash, Türkiye’de uygulanan para politikasının kendilerini endişelendirdiğini anlatarak “Para politikasına güvenmediğiniz yerde yatırım yapmak çok zor” dedi.

2018’de yaşanan krizin para politikasında yapılan büyük hatalardan kaynaklandığına dikkat çeken Ash, “Türkiye’de politika yapıcılar, 2018 yılında neyin yanlış gittiğini kendilerine sormalı. Neden para birimi çöktü. Neden faizi bu kadar yüksek düzeyde artırmak zorunda kaldılar? Korkum şu ki, 2018’den hiçbir şey öğrenilmedi. Gelecekte aynı hataları yapacaklar. Türk politika yapıcılar, sadece büyümeyi önemsiyor. Önümüzdeki iki yıl içinde, 2018’de olanların tekrarını göreceğiz” diye konuştu.

Yeni Ekonomik Program’ın iç tutarlılığının olmadığını, yüzde 5 büyüme hedefini yakalamanın zor olduğunu vurgulayan Timothy Ash ile yabancı yatırımcının Türkiye’ye bakışını Cumhuriyet'e anlattı:

TÜRKİYE’Yİ ANLAMAK ZOR

Şu dönemde Türkiye’yi yatırım açısından nasıl görüyorsunuz?

40 ülkeyle ilgileniyorum, Türkiye’yi bu zamanda anlamak çok zor. Türkiye biraz zor bir yer. Zorluk, para politikasına güvenmemek. Şu an ekonomide biraz toparlanma var, büyümede yukarı yönlü, enflasyonda ise aşağı yönlü sürprizler oldu. Durum iyi görünüyor. Normalde bu durumda tahvil alarak yatırım yapabiliriz ancak Merkez Bankası’nın (TCMB) para politikasını yanlış yönettiği 2018 tecrübesinden sonra TCMB’nin gerektiğinde sıkılaştırma yapabileceğine inanmıyoruz. Geçen yıl niye kriz oldu, çünkü çok büyük para politikası hataları yapıldı. 2018’de çok geç reaksiyon gösterdiler. Bir güven ve güvenilirlik sorunu var. TCMB’nin itibarının iyileştirilmesi gerekiyor.

Ben bir yabancıyım, buraya sık sık gelip konuşuyorum. Türkiye’yi anlıyorum diyen biri varsa ben anlamıyorum. Makro politika karmaşasından hoşlanmam. Piyasaya müdahaleden hoşlanmam. Dövizi dengelemek için off-shore ve swap piyasası öldürüldü. Merkez Bankası piyasanın sesini ekonomistleri dinlemedi.

Yatırımcının güvenini kazanmak için hangi adımlar atılmalı?

Türkiye’nin mevcut ekonomik sorunlarını çözmek adına tüm imkânları elimde bulundursaydım işe Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nu revize etmekle başlardım. Muhtemelen dışarıdan bir danışmanlık da getirirdim. Belki de kurulu geliştirip dışarıdan bağımsız danışman almak gerekiyor. Bağımsız ve güvenilir bir merkez bankanız olduğunda yabancı yatırımcılar Türkiye’nin hikâyesine inanır ve sermaye akışı olur. Şu anda piyasalardaki en büyük soru işareti Merkez Bankası.

Türkiye’nin Batı ile ilişkilerini normalleştirmek, yapılacak ikinci büyük iş olurdu. Atatürk de Batı’ya bakmıştı, Doğu’ya değil. Siyasi söylemlerin yumuşaması gerekiyor. Türkiye’nin Batı ile ilişkilerinin geldiği nokta üzücü. Ama burada tek suçlu Türkiye değil, Batı da bu süreci kötü yönetti.

YİNE GEÇ KALACAKLAR

Türkiye para politikasında neleri yanlış yaptı?

- Sorun güven sorunu. Türkiye’de politika yapıcılar, 2018’de neyin yanlış gittiğini kendilerine sormalı. Neden para birimi çöktü. Neden faizi bu kadar yüksek düzeyde artırmak zorunda kaldılar? Bu yabancı bir saldırı değildi. Bu iddia tamamen saçmalık. Temel olarak iç politika yanlışlarından kaynaklandı.

Korkum şu ki, 2018’den hiçbir şey öğrenilmedi. Gelecekte aynı hataları yapacaklar. Türk politika yapıcılar, sadece büyümeyi önemsiyor. Peki, büyümeyi nasıl finanse edeceksiniz? İki yıl içince TCMB tekrar faiz artırmak zorunda kalacak ama doğru zamanda artıracaklar mı? Bence yine geç kalacaklar. Önümüzdeki iki yıl içinde, 2018’de olanların tekrarını göreceğiz.

PARA POLİTİKASI GÜVENİLİR OLMALI

BlueBay Varlık Yönetimi olarak Türkiye’de yatırım düşünüyor musunuz?

- Bizim halihazırda Türkiye’de yatırımlarımız var. Şirket ve devlet tahvilleri alıyoruz. Şirketin kurulduğu 2003 yılından bu yana Türkiye’de yatırım yapıyoruz ama soru şu: Yatırımları azaltacak mıyız, artıracak mıyız? Artırmamız için para politikasının daha güvenilir ve ortodoks olması gerekiyor.

OLAĞANDIŞI POLİTİKALAR

Yabancı yatırımcı olarak Türkiye’de en çok endişe duyduğunuz noktalar neler?

- Açıkçası en çok endişe kaynağı, para politikası. Batı ile ilişkiler, yaptırım riskleri, diğer temel endişe kaynakları. Biz portföy yöneticileri olarak Türkiye’ye çok para koyduk. Türkiye o kadar olağandışı politikalar uyguluyor ki biz son yatırımcıya nasıl açıklama yapacağız! Yabancılar bu piyasayı çekici bulmalılar. Birinci sorun para politikası. Ortodoks (geleneksel para politikasının izlenmesi) para politikalara dönülmedikçe sorunlar çıkacak.

YÜZDE 5 BÜYÜME ÇOK ZOR

Mart 2019’da Uludağ Ekonomi Zirvesi’ndeki konuşmanızda Türkiye’ye ilişkin ciddi endişeleriniz olduğunu ve parayı geri çekebileceğinizi söylemiştiniz. O günden bu güne Türkiye’de neler değişti?

- Aslında çok fazla değişmedi. Büyümede biraz yukarı yönlü, enflasyonda aşağı yönlü bir sürpriz oldu. Küresel ortam çok elverişli hale geldi ve TCMB faiz indirdi. Hatırlayın, geçen yılın sonu ve bu yılın başında ABD Merkez Bankası (Fed) faiz artırıyordu. Sonra durum değişti. Bu Türkiye’ye çok yardımcı oldu.

İki şey değişti. Birincisi Fed. İkincisi Trump. Kim tahmin ederdi ki, Donald Trump, Recep Tayyip Erdoğan’a yardım edecek. Bunu kimse tahmin edemezdi. Ortak bir özellikleri yok gibi görünüyor. Belki birkaç özellikleri benziyor olabilir! Jeopolitik açıdan, Erdoğan’ın İsrail’le zor bir ilişkisi var. Rusya’dan S-400 alındı. Türkiye’de hukukun üstünlüğü ve demokratik yönelim açısından sorunlar var. Belki şu an ABD’de de olduğunu söyleyebilirsiniz.

S-400’lerle ilgili yaptırımların halen uygulanmamış olmasının sürpriz olduğunu söyleyebiliriz. Para politikasıyla ilgili kaygılarım değişmedi. Temel olarak, para politikasına güvenmediğiniz yerde yatırım yapmak çok zor.

Şu anda Türkiye’nin büyüme hikâyesine inanıyor musunuz?

- Büyümede yukarı yönlü sürpriz olabilir. Türkiye her zaman kendini çabuk toparlayan bir ülke olmuştur. Büyüme bu ülkede ulusal bir arzu. İyi bankalar, iyi iş insanları var. Ancak sürdürülebilirlik açısından yüzde 5 büyüme çok zor. Bence orta vadeli programdaki hedefler fazla iddialı. Yüzde 1.2’lik cari açık hedefiyle yüzde 5’lik büyüme hedefi tutarlı değil. Büyüme biraz yukarı yönlü sürpriz yapabilir ancak mali politikalar ve para politikası çerçevesine güven olmadığı zaman, yatırım zor. Ekonomik politika ortamına dair soru işaretleri nedeniyle yereller TL yerine doları tercih ediyor. Büyümenin 2020’de yüzde 2.5-3 seviyesinde olmasını bekliyorum, yüzde 5 olursa büyük sürpriz olur.

Aşırı teşviklerden dolayı önümüzdeki yıllarda 2017-2018 yıllarında yaşananların tekrarlanması riski var. Mali politika ve para politikasının fazla gevşek tutulduğu, sürdürülebilir olmayan cari açıkla fazla büyümenin olduğu bir süreç tekrarlanabilir, temel risk bu.

YEP’TE İÇ TUTARLILIK YOK

Türkiye’de Merkez Bankası’na çok fazla müdahale var, başkanı değişti, Cumhurbaşkanı sürekli faiz indirin baskısı yapıyor. Bu tür müdahaleler ne tür riskleri beraberinde getiriyor?

- Normalde Cumhurbaşkanı’nın para politikasında bir rolü yok. Nitelikli para politikası üretecek kişileri görevlendirmelisiniz. Bu açıdan Rusya ilginç bir örnek. Putin’e dönük çok fazla eleştiri var, başkanlık sistemine ve yönetime dair. Ama Putin, Rusya Merkez Bankası’na yüksek kalitede ve en iyi teknokratları atıyor. Para politikası, en iyiler tarafından yönetiliyor. Bu Türkiye’ye de örnek olmalı. Peki böyle mi, şüphelerim var.

Yeni ekonomik programdaki (YEP) enflasyon ve büyüme hedefleri ne kadar gerçekçi?

- YEP’te iç tutarlılık yok. Yüzde 5 büyümeyi cari açığı yüzde 1.2’de ve enflasyonu düşük seviyede tutarak sağlamak çok zor. Güvenilir bir makro ekonomik politika çerçevesi ve para politikası olmadan bu hedefleri tutturmak zor. Daha çok büyüme isteniyor ama bu hikâyenin inandırıcı olması lazım. Bakan, enflasyon tek hane olacak dedi ama nasıl olacak? Merkez Bankası tekerleği yeniden keşfetmeye çalışıyor. Düşük faiz için önce enflasyonu düşürmeniz gerekiyor.

(CUMHURİYET - Şehriban Kıraç)