MedyaFaresi MedyaFaresi

Soma patronlarına yeniden madencilik iznine tepki yağıyor

Soma mağdurlarının avukatı Can Atalay, Soma’da 301 madencinin ölümünün basit bir kaza olarak hukuken tasvip etmeye çalışılıyor” dedi.Özel/ Hülya Karabağlı

Eklenme: 20 Nisan 2019 09:37 - Güncelleme: 20 Nisan 2019 09:48

Hülya Karabağlı (Özel)

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesi, Manisa'nın Soma ilçesinde 301 işçinin hayatını kaybettiği maden faciasına ilişkin davada 5 tutuklu sanığa verilen 15 ila 22 yıl 6 ay arasında değişen hapis cezalarını yerinde buldu. 15 yıl hapis cezası verilen şirketin yönetim kurulu başkanı Can Gürkan ise yurt dışı yasağı konularak tahliye edildi. Sosyal Haklar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Soma mağdurlarının avukatı Can Atalay, Türkiye Gündemi’ne, “İstinaf mahkemesinin kararı sadece Can Gürkan’ı tahliye etmiyor, kameraların önünde ısrarla ve defaatle  ‘ben bu madenin patronu benim’ diyen Alp Gürkan’a beraat kararı veriyor, Can Gürkan’ın ve Alp Gürkan’ın madencilik yapmasının önündeki tüm engelleri kaldırıyor” diye konuştu.  Sosyal Haklar Derneği Genel Başkanı, CHP eski İstanbul Milletvekili Melda Onur da, “ Bundan sonra işçileri ölümle çalıştırabilirsin, işçiler ölebilir, basit bir kaza der ve geçer” dedi.

İstinaf Mahkemesi kararını “Bu karar bize Soma’da yaşanan basit bir kazadır diyor” diye  değerlendiren Can Atalay,  Yargıtay’a gideceklerini belirterek,  ‘ Türkiye  Gündemi’ne şu açıklamalarda bulundu.

“Mahkeme başkanı  ve mahkemenin  bayından beri görev yapan kıdemli üye başka bir yere gönderildi”.

Soma’da bir anda 301 işçi öldü.  301 işçinin ölümüyle ilgili olarak kamuoyunun tepkisi sonucunda başta patron Can Gürkan olmak üzere Soma Holdingin sorumluları tutuklandı ve ailelerin  ve onlarını avukatlarının mücadeleleri sonucundu 4.5 yıl tutuklu kaldılar.  

Yargılama süresi boyunca gerek sanık ve tanık anlatımlarıyla gerekse de dosyada anılan bilirkişi raporlarıyla olayın nasıl olduğu ve kimin hangi gerekçeyle sorumlu olduğu hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıktı. Tam bu aşamada Adalet Bakanlığı kendi taşra teşkilatı yani Manisa  Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla dosyaya müdahale etti, gizli bir soruşturma açtı, bu soruşturma  hala evlatlarını  kaybedenlerden  yani bizlerden gizleniyor ama Can Gürkan’ın avukatları dosya kapsamını  biliyorlar.

Adalet Bakanlığı, taşra teşkilatı eliyle cumhuriyet tarihinin hiç olmayan bir şeyini yapmaya çalıştı delil tartışması hali hazırda derdest olan bir dosyada yapılırken gizli bir soruşturmayla yapmaya çalıştı. Bu öyle bir ısrardı ki; tam bu aşamada olanı olduğu gibi anlamaya ve yargılamayı  gerçekleştirmeye çalışan mahkeme başkanı  ve mahkemenin  başından beri görev yapan kıdemli üye başka bir yere gönderildi. Esas hakkında mütaala vermeyerek duruşma savcılığı dosyayı bir yıla yakın kilitledikten sonra en sonunda mahkemeye yeni gelen başkan de isyan etti.

 Cumhuriyet başsavcılığıyla yaptığı yazışmadan sonra şunu dedi; sizin konuşmak istediğiniz tüm deliller bu duruşma salonunda tartışıldı başkaca tartışılabilecek bir delil yok dolayısıyla ben yargılamaya devam ediyorum dedi.

 “Soma’da 301 madencinin ölümünün basit bir kaza olarak hukuken tasvip etmeye çalışıyor”

İstinaf mahkemesinin kararı sadece Can Gürkan’ı tahliye etmiyor, kameraların önünde ısrarla ve defaatle  ‘ben bu madenin patronu benim’ diyen Alp Gürkan’a beraat kararı veriyor, Can Gürkan’ın  ve Alp Gürkan’ın madencilik yapmasının önündeki tüm engelleri kaldırıyor.  Ramazan Doğru başta olmak üzere diğer sanıkların da bundan sonra madencilik sektöründe istedikleri işleri, tekrar aynı işi  yapmalarının önündeki engelleri  kaldırıyor ve Soma’da 301 madencinin ölümünün basit bir kaza olarak  hukuken tasvip etmeye  çalışıyor.  Bu mümkün değildir. Bununla İzmir Bölge Adliye mahkemesi mevcut mevzuatımız,  içtihatların da gerisine düşüyor. Biz Yargıtay’ı önüne taşıyacağız.  Bu artık hukuk alanının ötesinde hukuk mücadelesidir.

Melda Onur: Bundan sonra işçileri ölümle çalıştırabilirsin, işçiler ölebilir, basit bir kaza der ve geçer.

Alp Gürken beraat etti. Soma kömürleri A.Ş’nin patronu beraat ettirdiler. Son istinaf kararına göre, oğlu da basit kaza gibi oluyor oradan tahliye ediliyor. Asıl önemli olan konu istinaf mahkemesi kararı,  mahkeme bittiğinde ‘ ruhsat sahibi ve rödavansçı olarak maden ocağı işletme icrasının yasaklanması  bu kaldırılıyor. Bu karar istinafla kaldırıldı.

 Bundan sonra artık gaz maskesi verdin vermedin, havalandırması bozuk, yaşama odası olmayan Soma’nın bir benzerine bütün yollar açık. Bu,  bir daha bu faaliyeti bu ekonomik kararı yapamaz kararı önemli bir referanstı. İnsanların bu vakadan sonra bu işi yapamamaları bir tedbirdir sonuçta. Ama bundan sonra bu kararla bu yolun açılmış olması korkunç bir şey. Kabul edilebilir bir şey değil. Bundan sonra işçileri ölümle çalıştırabilirsin, işçiler ölebilir, basit bir kaza der ve geçer.

Ne olmuştu?

13 Mart 2014’te 301 madencinin hayatını kaybettiği iş cinayetinin 13 Nisan 2015’te başlayan davası, 11 Temmuz 2018'de sonuçlandı.

 

...