MedyaFaresi MedyaFaresi

Setler aşkın yuvasıdır! Hangi ünlülerin aşkları setlerde başladı?

Cem Davran'ın \"Oyunculuk aile kızlarının işi değildir\" sözleri üzerine başlaya tartışma yeni bir boyut kazandı. Pek, oyuncuların çalışma koşulları aile kızına uyar mı, set aşıkları kimlerdi?

Eklenme: 03 Kasım 2009 08:50 - Güncelleme: 20 Mart 2016 19:18

Cem Davran'ın Hülya Avşar'ın programında söylediği 'Oyunculuk aile kızının işi değil' sözleri sektördeki kadınları rahatsız etti... Tabii kim nasıl anladıysa... Aslında Cem kötü bir şey söylememiş. Sektörde insanı yıpratan bir savaş var, düzensiz çalışma saatleri var, seyahatler var, var da var...

Hülya Avşar da şaşırmış. Niye şaşırıyor ki! Aynı Hülya, aile ve ev düzenini korumak için yıllarca setlerde kendi kurallarını koymadı mı? "Günde en fazla 8 saat çalışır, sonra da evime giderim" demedi mi? Neyse... Ben aslında 'Oyuncular, çekimlerde rol arkadaşlarından etkilenirler mi, etkilenmezler mi?' konusunu yazacaktım. Cem öpüşme ve sevişme sahnelerinde partnerinden etkilendiğini söylemiş. "Şapur şupur öpüşüyorsun, etkilenmemek imkansız" demiş. Erkek olduğu için her şeyi daha rahat konuşuyor tabii... Bir kadın oyuncu bunu söylese, Türkiye 15 gün bunu konuşur, üzerine her türlü geyik yapılır. Allah'tan konuşan Cem! Şaka bir yana film setlerinde her şey makine gibi kurulu bir düzene bağlı işlemiyor arkadaşlar. Çünkü oyuncular rol yapsa da kendi duyguları var. Dolayısıyla aşk da olur, etkilenme de... Çünkü gece-gündüz birlikteler.

Geçmişin en büyük aşkları film çekimlerinde doğmuştur.

Eskilerden; Türkan Şoray-Cihan Ünal, Ferdi Tayfur- Necla Nazır... Yenilerden; Mehmet Akif Alakurt- Selin Demiratar, Gamze Özçelik-Uğur Pektaş, Bergüzar Korel-Halit Ergenç...

Yabancılardan; Romy Schneider- Alain Delon, Spancer Tracy-Katherine Hepburn, Angelina Jolie-Brad Pitt...

Türkan Şoray ile Cihan Ünal'ın aşkları 'Mine' filminin setinde başlamıştı. Ki film de bir aşk hikayesiydi. Ve Kadir İnanır... Oyunculuğun tamamen tekniğe dayalı bir şey olmadığını savunarak şöyle demişti: "Duygu olmazsa o rolü canlandıramam. Birinin gözlerine bakıp 'seni öyle seviyorum ki, gözlerine baktıkça içim eriyor' diyeceğim. Duygu olmazsa bu söylenir mi? Duygu olmazsa o rolü canlandıramam. Ben hissetmeliyim ki o duyguyu izleyiciye de geçirebileyim. Yani öpüşmeniz gereken bir sahne varsa öpüşür gibi yapamazsınız." Yani... Yani bu da bir teknik! Araya yastık koymak da...

 

Şengül Balıksırtı - Sabah