MedyaFaresi MedyaFaresi

Saz ile, söz ile, hep birlikte nice yıllara!

TRT İstanbul Radyosunun radyo binasına taşınmasının 63'üncü yıl dönümümde radyo hakkında çıkan haberlere de açıklık getirildi.

Eklenme: 19 Kasım 2012 17:19 - Güncelleme: 08 Nisan 2016 12:06

İstanbul Radyosu’nun radyoevi binasına taşınmasının 63’üncü yıldönümünde, binanın Birleşmiş Milletler’e verilmek istendiğinin medyadan duyulması nedeniyle, aralarında radyo sanatçıları, emekli radyo sanatçıları ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri basın açıklaması yaptı.
 
 Radyoevi binası önünde 14.00 sıralarında başlayan etkinlikte kurulan ses düzeni ile sanatçılar mini konser verdi. Haber-sen, KESK ve Türk Haber-Sen’ın desteği etkinlikte “Radyo evimiz vermiyoruz", “ Satanlara yuh, yuhhh", “Saz ile, söz ile, hep birlikte nice yıllara", diye pankartlar taşındı.

Radyo spikeri Özlem Merter’in okuduğu basın açıklamasında, “Radyoevimizin 63’üncü yılını radyoevimizin önünde kutluyoruz. Ama burada bulunmamızın başka bir sebebi daha var. Radyoevimiz bizden alınmak isteniyor. Önce 2005 yılında TÜRSAB tarafından otel yapılmak istendi. O zaman tepkimizi dile getirdik kapının önünde. Geçtiğimiz günlerde gazeteler bu kez binamızın Birleşmiş Milletler’e verilmek istendiğini yazdı. Biz yine sizlerle birlikte, sizlerin sayesinde sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Siz desteklediniz, buraya geldiniz. Ancak yöneticilerimizden binamız hakkında herhangi bir cevap gelmedi. Tepkimizi duymazdan geldiler. Bu süre içersinde bu kültür mirası binayı, pazarlamaya devam ettiler. Geçtiğimiz günlerde heyetlerin biri geldi, biri gitti. Radyoevimizi incelediler, raporlar hazırladılar. Ancak bize bugüne dek resmi bir açıklama yapmadılar. TRT yönetimi ve Birleşmiş Milletler yetkilileri neden kamuoyuna bilgilendirici bir açıklama yapmıyor. Anlamış değiliz. Kültür bakanlığı neden sessiz kalıyor. Ama şu iyi bilinmelidir ki, bizler kararlıyız. Bu binanın yetiştirdiği büyük ustalar ve sizler varsınız" dedi.

Etkinliğe katılan program yapımcısı Ekrem Ataer ise, “Bu ülkenin sanatçı cephesinden baktığımız vakit, radyoevi anılarla yüklü bir yer. Televizyon cephesinden baktığımızda inanılmaz bir arşiv. Vatandaş noktasından bakıldığında bir ülkenin kültüründe, sanatında, ve hatta siyasetinde bir bellek. Kocaman bir hard disk burası. Ama alınıp, satılamayacak, kiralanamayacak ve hergün içine tonlarca bilginin tekrar yüklendiği kocaman bir hard disk. Biz oradaki verilerin silinmesini istemiyoruz" dedi.

DHA