MedyaFaresi MedyaFaresi

Öz benzetmesi rahatsız etti

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu ifadeye çağıran savcı Mehmet Demir açıklama yaptı. Kılıçdaroğlu’nun UYAP’a “şüpheli” sıfatıyla kaydedildiğini belirten savcı Demir, olayın “sehven” olduğunu yineledi.

Eklenme: 02 Mayıs 2014 09:10 - Güncelleme: 14 Şubat 2016 07:24
Odatv'nin haberine göre bir milletvekiline ifade için çağrı gönderilmesinin Anayasaya aykırı olmadığını savunan Demir, olayın abartılarak Anayasa ihlali boyutuna kadar çıkarılmasını “işgüzarlıktır” diye değerlendirdi.
 
Savcı Demir için Sözcü gazetesi "Yeni Zekeriya Öz" ifadesini kullanmıştı. Kendisine yapılan “Zekeriya Öz” benzetmesine de içerleyen savcı Demir,  “Ben sehven de olsa en fazla davetiye çıkarmışım. Bu Zekeriya Öz’ün uygulamalarına hiç benzememektedir” diyerek tepki gösterdi.
 
Yapılan çağrının iş yoğunluğundan olduğunu belirten Demir, kendisinin son 2,5 ayda 1700 dosyayı tek tek okuyarak 650’ye düşürdüğünü Kılıçdaroğlu dosyasının da bunların içinde yer aldığını ifade etti.
 
Demir, “kimseye röportaj vermedim. Düşüncelerimi meslektaşlarımla paylaşmaya karar verdim” diyerek Adalet.org sitesinden açıklama yaptı.
 
Kılıçdaroğlu’nu şikâyet eden kişinin Başbakan Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan olduğunu belirten savcı Demir, “olayın aslı şu” diyerek “sehven” ifadeye çağırma olayını şöyle anlattı:
 
“ŞİKÂYETÇİ BİLAL ERDOĞAN”
 
“Bilal Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu’nu hakaret ettiğinden bahisle şikâyet etmiş. Bu dilekçe müracaat savcılığına verilmiş. UYAP’a Kemal Kılıçdaroğlu şüpheli olarak kaydedilmiş. Suç hakaret olduğu ve uzlaşmaya tabi görüldüğü için Ocak 2014 itibariyle Uzlaştırma bürosuna tevzi edilmiş. Dosya benden önce başka bir savcı arkadaşa tevzi edilmiş. Daha sonra 30 Ocak 2014 itibariyle yeni işbölümü yapıldı ve ben uzlaştırma büroda görevlendirildim. Bu görevlendirme ile birlikte bana bu büroda önceden görevli olan ve son işbölümü ile başka büroda görevlendiren iki savcıya ait 1700 dosya tevdi edildi. Ben son iki buçuk ayda bütün bu dosyaları tek tek okudum gereğini yaptım ve şu an dosya sayısını 650 ye düşürdüm. İşte bu yoğunluk içinde diğer dosyalarda olduğu gibi bu dosyaya da ''şüpheli ve şikâyetçi davet'' yazarak kaleme vermişim. Çıkan davetiyeleri de elektronik imza ile imzalamışım.
 
Bu olayda sehven olan konu Sayın Kılıçdaroğlu’nun milletvekili sıfatının gözden kaçmasıdır. Kaldı ki bu husus davetiyenin Ankara’ya gönderilmesinden de bellidir. Eğer bilerek olsa Ankara’ya talimat yazmak gerekirdi. Sehven olan bir şeyin başka nasıl bir açıklaması olur bilmiyorum.”
 
“KONU DAVETE MUHATAP OLANLAR TARAFINDAN ABARTILDI”
 
Konunun “davete muhatap olanlar tarafından abartıldığını” öne süren savcı Demir, “Sehven de olsa bir davetiye gelmiş, gelinmez biter gider. Zorla getirme çıkarmamışız, yakalama çıkarmamışız, sorgulama yapmamışız, olmayan bir suçu biz isnat etmemişiz. Yani abartılacak hiçbir şey yok ortada. Sehven gönderilen şey dahi sonuçta bir davetiyedir. Bundan bu kadar fazla sonuç çıkarmanın hiçbir gereği yoktu. Daha önce yazdığım yazılar olmasa bu konu bu kadar abartılmazdı” dedi.
 
Daha önce yazdığı yazılardan dolayı hedefte olduğunu iddia eden savcı Demir kaleme aldığı yazıları da şöyle sıraladı: “Yazdığım yazılar ne: ‘Mısır’daki olaylara darbe demişim.’ ‘17 Aralık bir darbe girişimidir, karşı çıkalım demişim.’ ‘Emniyet konusu suç teşkil eden emre uymamakla demokrasiyi korudu demişim.’ ‘Sayın Başbakana Gezi eylemleri hakkında açıklama yapması için yazmışım.’ ‘Gezicilere eylemlere son vermesi için yazmışım.’ Bu yazılardan benimle ilgili sonuçlar çıkarıp bir sürü yaftalama yapılması hakkaniyete uygun değildir.”
 
“YAPTIĞIM İŞLEM ÖZ’ÜN UYGULAMALARINA BENZEMİYOR”
 
Kendisine yapılan “Zekeriya Öz” benzetmesine de içerleyen savcı Demir,  “Ben sehven de olsa en fazla davetiye çıkarmışım. Bu Zekeriya Öz’ün uygulamalarına hiç benzememektedir” diyerek tepki gösterdi.
 
 
 
Kendisinin Kılıçdaroğlu için, “Öğrendi ye daha ne istiyor” diye bir açıklamasının olmadığını belirten Demir, “Ben seçilmiş hiçbir vekile saygısızlık ifade edecek bir söz söylemem” ifadelerini kullandı.
 
“CHP’LİLERİN SÖYLEDİKLERİ SUÇ”
 
Ancak CHP’lileri eleştirerek suç işlediklerini öne süren savcı Demir, “Anlayıp dinlemeden parti genel başkan yardımcısının ‘sehven savcı olmuş bu savcı’ şeklinde bir tabiri kasten kullanması hakarettir, suçtur” dedi.
 
Açıklamasına, “Teoride, kasten olsa dahi şikâyete maruz kalan bir vekile davetiye gönderilememesi mutlak değildir” diye devam eden Demir şunları belirtti: “Prof. Erdoğan Teziç ve birçok Anayasa hocası şikâyet edilen milletvekiline davetiye gönderilebileceği görüşündedir.
 
“MİLLETVEKİLİNE DAVETİYE ÇIKARILABİLİR”
 
Kaldı ki somut olay bir hakaret suçlaması olup uzlaşmaya tabidir. Uzlaşmaya tabi bir suçlamadan dolayı uzlaşma hususunu sormak üzere şikâyetçi veya şüpheli olan bir milletvekiline davetiye çıkarılamayacağına dair anayasanın 83. maddesi dâhil hiçbir mevzuatta açık bir hüküm yoktur.
 
Davetiye sehven çıkarılmış, ancak olay gündeme düştükten sonra yaptığım kapsamlı araştırma sonucunda ben de yukarda belirtildiği gibi uzlaşmaya tabi olsun veya olmasın şikâyet edilen bir milletvekiline davetiye çıkarılması gerektiği kanaatine varmış bulunmaktayım.”
 
“İŞGÜZARLIKTIR”
 
“Davetiyede bir sakınca yoktur” diyerek sözlerine devam eden Demir, “uzlaşma için davet edilmesi milletvekili dokunulmazlığına ve dolayısıyla anayasaya aykırı değildir. Bu görüşün aksi de sabit değildir. Aksini söylemek de nihayetinde görüşlerden bir görüştür. Olayın tamamı ve gerçeği budur. Bunun bu kadar abartılıp Anayasa ihlali boyutuna kadar çıkarılması fazla işgüzarlıktır bence.”