MedyaFaresi MedyaFaresi

O görüntüleri polis neden 9 ay sakladı?

Kabataş'taki saldırı iddiasıyla ilgili görüntülerin ardından gözler başörtülü kadına çevrildi. Türbanlı gelinin kayınpederi, Bahçelievler Belediye Başkanı Osman Develioğlu görüntülerle ilgili yorumlara sert tepki gösterdi.

Eklenme: 14 Şubat 2014 19:01 - Güncelleme: 09 Nisan 2016 10:30

Osman Develioğlu 24 Özel'e konuk oldu. Kabataş'ta yaşananlarla ilgili olarak açıklamalar yaptı. 

Bu görüntünün yayınlanmasının ardından Develioğlu’nun yorumu şöyle oldu:

Bu görüntü böyle bir olay yoktur demek istiyor. Bunu ifade olarak da söylüyorlar. Evrensel hukukta bir kızın taciz edilmesi, kendi ifadesi esastır. Yaşadıklarıyla alakalı ile konuştuğunda zıngır zıngır ağlıyordu. Korkusundan bir olay yaşamış. Birileri yaşamadı diyor. Şimdi birileri yaşamadı deyince yaşamamış mı olacak? Dünya dönmüyor diyeceğiz. Ama dönüyor işte. Şikayet etmesi için karakola gitmedi. Kendisine yapılanlardan utanıyordu. Bu işi toptan kendi üzerlerine alıp, ‘evet, bu cenah olduğu gibi temizdir’ mantığıyla hareket etmesi yanlış. Biz hiçbir zaman bunu yapmadık. Demedik ki;Gezi’ye katılanların hepsi böyledir demedik. Biz orada bir grup bizim kızımıza hoş olmayan hareketlerde bulunmuştur dedik. Bunlardan şikayetçi olduk. Niye birilerinin yanlışlarının arkasında duruyoruz? Herkes toptancılığa girdi. Ondan sonra Elif Hanım ve 1-2 kişi ile görüştü. Başka kimseyle de görüşmedi. Daha sonra şikayetçi olmaya karar verdi. 

Bu işe katılanlardan veya bu işe birebir şahit olanlardan kendilerinin de çocukları, anneleri, bacıları için bu konuda lütfen bizi uyarsınlar ve bize bilgi versinler. Polis bunu her harikulade de bulacak. Bulunacağına da adım gibi eminim. Ama maalesef mobese kamerası orada arızalı. Akşamki görüntüler güvenlik kamerasından. Zaten yüz belli değil, hiçbir şey belli değil. 

Bu dosya, savcılıkta gizlilik kararı olan bir dosya. Bu dosyayı basın nasıl alıyor da nasıl bunu ortaya çıkarıyor. Bir dosyada gizlilik kararı varsa ki sanıkların korunması için de vardır. Gizlilik kararı verilen bir dosyanın bu şekilde servis edilmesi bana anlamlı geliyor. Nereden nasıl bulunuyor bilemiyorum. Herhalde bununla ilgili savcılık bir işlem yapar. 

Elif Çakır’a da yaptığı bu röportajdan dolayı ağır ithamlar, itibarsızlaştırmalar yapılıyor. Çakır, bu görüntülerle ilgili şunları söyledi:

Dönemin Emniyet Müdür Hüseyin Çapkın’a defalarca ulaşmak istemememize rağmen, hiçbir telefona çıkmayan ve çıktığı telefonlarda da çok böylesi bir görüntü elimizde yok diyen, mobeseler bozuk diyerek olayı kapatmaya çalışan görüntü vermeyen ve bize göre mobese kayıtlarının olması gerekiyor dedik. Öylesi bir süreçte ve işlek bir yerde mobeseler bozuk denerek üzeri örtülmeye çalışıldı. Ama 9 ay sonra bu görüntüler ortaya çıkıyor. Bizim de bu görüntülerle ilgili sor sormamız lazım. 1 Haziran günü Kabataş böyle miydi? Gezi olaylarının en yoğun olduğu dönem, ana-baba günü olan, ambulansların geçtiği bir süreçten bahsediyoruz. Ve şuanda normal, sıradan bir hayatın devam ettiği görüntüler verildi. Evet, bu görüntüler Zehra’ya ait olabilir, ama sadece bir kısmının olduğunu düşünüyorum. Bu görüntüler montajlanmış olabilir, gerçeği yansıttığını düşünmüyorum. İstedikleri kadar bu görüntüleri çıkarsınlar. Benim 5 Haziran akşamı dinledim. Benim karşımda ekranlara çıkmak isteyen, popüler olmak isteyen bir genç kız yoktu. Genç bir kadın, genç bir anne vardı. Ve bu kadın yaşadıklarını anlatırken utanç duyan, gözlerini saklayan, yer yer ellerini sıkan, konuşamayan, ağlayan, hıçkırıklara boğulan bir kadın vardı karşımda. Ve yanında bebeği vardı, bebeğinin elleri yara bere içindeydi.

BİRİLERİ ZİL ÇALIP OYNUYOR

Osman Develioğlu, “bu olay Osman Develioğlu’nun gelinine yapılan bir şey değildi. Bir genç kıza, bir anneye yapılmış bir şeydi. Oradan bir güruh geçerken saldırmış geçmiş” dedi. Develioğlu konuşmasına şöyle devam etti:

30 saniyenin, 2 dakikanın az olduğunu söylüyorlar. Bu sürede bir insana bir şeyler yapılamaz mı? Bir insan bıçaklanamaz mı? Şunu söyleyemiyor muyuz? “Arkadaş böyle bir şey olduysa biz bunun karşısındayız. Bir kadına, bir genç kıza, bir anneye böyle bir şey yapılmasını kabul etmiyoruz” niye diyemiyoruz, niye bu empatiyi yapamıyoruz. Şimdi birileri zil çalıp oynuyor, yapıldı diye. Yapıldığını kamufle etmeye çalışıyorlar bir de. 

TACİZ İÇİN KAÇ KİŞİYE GEREK VAR?

‘Bu travmayı yaşayan bir hanım efendinin yaşadıklarını abartma ihtimali var mı?’, ‘bu kadar kalabalık yoktu?’ sorusuna, Develioğlu şunları söyledi:

Taciz için kaç kişiye gerek var? Bir insanın bir travma yaşaması için kaç kişiye gerek var. Masum bir kıza saldırılması için bin kişi mi olması lazım? 3 kişi saldırınca daha az taciz oluyor, bin kişi saldırınca daha mı çok taciz oluyor? Bunu anlamakta güçlük çekiyorum. 

KIZIMA YAPILANLARA İLGİLİ ZİL ÇALIP OYNANMASI AĞRIMA GİDİYOR

9 televizyon televizyon konuşup bunun reklamını yapmak peşinde olmadık. Ben orada 5 tane can gitti. Onlara üzüntümü belirttim. Bir insanı bir daha nasıl dünyaya getirebilirsiniz? O ölen insanları bir daha dünyaya geri getiremezsiniz. Ve üzüldüm onlara, hakikaten üzüldüm. Ama burada kızıma yapılanlarla ilgili zil çalıp oynaması, yoktur öyle bir şey, oh iyi oldu demesi benim ağrıma gidiyor. 

YARIN GÖRÜNTÜLER ORTAYA ÇIKINCA BUNU DİYECEKLER

Bu olayda yarın obür gün bir telefon görüntüsü veya bilmem ne görüntü çıktığı zaman, kişiler belli olduğu zaman söyleyecekleri şeyi söyleyeyim: Efendim biz bu kadar kalabalık yanından geçerken bize hakaret etti diyecekler. Bunu söyleyecekler. Her taraf o kadar insanlarla dolu oluyor, benim kızım için bize hakaret etti diyecekler. Çıkacak bu görüntüler de çıkacak. Bu görüntüler birilerinden elbet çıkacaktır. Belki telefon görüntüsü birilerinde vardır. Belki poliste de var.

70 KİŞİ DEĞİL, 7 KİŞİ TACİZ EDİNCE Mİ BUNU YAŞAMIŞ OLACAKTI?

Elif Çakır, bir travma yaşayan bir kadına saldırının 70 kişi değil de 7 kişi olunca mı bunu kabul etmiş olacağız diye sordu? Çakır şunları söyledi:

Kendisine sorduğum tek soru; ‘kaç kişi vardı, kalabalık nasıldı’ dediğimde 70 ya da 100 kişilik erkek kimisinin ellerinde bayraklar ve bağırıyorlardı. O anda 7 kişiyi 70 kişi olarak da görebilir. Burada bir travma yaşıyor. Ben diyor; yere yattım, bebeğimi düşünüyordum, etrafım kalabalıktı’ burada 70 kişi olunca bunu yaşadı, 7 kişi olunca bunu yaşamadı mı kabul edeceğiz?

BU GÖRÜNTÜLER EMNİYET’TEYDİ DE NEDEN 9 AY SAKLANDI?

Son zamanlarda karşılaştığımız bir şey var; bu görüntüler resmi emniyet birimlerinin elinde vardıysa 9 ay sonra neden şimdi yayınlıyorlar? Eğer bu görüntüler yeni elde ettilerse bu olayın soruşturmasını yürüten savcılara teslim ettiler mi, yoksa savcılar da medyadan mı takip etti? Peki 9 ay boyunca bu görüntüler neden saklandı? Bu görüntüler gerçek mi yoksa montaj mı yapıldı? Bunların hiçbirini bilmiyoruz şu anda. Bunlar Zehra aksini beyan etmediği sürece, bir kadın, bir genç anne travmayı yaşadı.

ASIL ÖZÜR DİLEMESİ GEREKENLER ZEHRA’YI LİNÇ EDENLERDİR

Bu görüntünün, bu süreçte yayınlanması manidardır. Özellikle Doğan Medya tarafından servis edilmesi manidardır. Hiç kimseden özür dilemiyorum. Asıl özür dilmesi gerekenler Zehra’yı bu olay üzerinden, bu tacizi yaşamış bir kıza, bir genç anneyi linç etmeye çalışanlar utansın, özür dilesinler.

STAR