MedyaFaresi MedyaFaresi

MHP’li Saffet Sancaklı: Türk futbolu bir şirket olsaydı, çoktan konkordato ilan etmişti

MHP Kocaeli Milletvekili, milli takım eski futbolcusu Saffet Sancaklı, Meclis Genel Kurulu’nda bütçe görüşmelerinde, en yüksek tesisleşmenin yapıldığı bir dönemde Türkiye’nin son 3 olimpiyat sürecinde tarihinin en kötü neticelerini aldığını söyledi.

Eklenme: 17 Aralık 2019 12:38 - Güncelleme: 17 Aralık 2019 12:41

“Türkiye, son 3 olimpiyattır yani aşağı yukarı on iki yıldır tarihinin en kötü neticelerini alıyor. Peki, tesis var, dünyayla iletişim var, para var, imkân var ama başarı yok. Neden? Bunun nedeni basit. Kuruma ehil insanı koyarsanız o kurum yukarı çıkar, ehil olmayan, ehliyetsiz insanı koyarsanız da kurum aşağı gömülür. Onun için, biz mutlaka işi ehline vermek zorundayız”.

Medyafaresi.com (Ankara)

 MHP Kocaeli Milletvekili, milli takım eski futbolcusu Saffet Sancaklı, Meclis Genel  Kurulu’nda bütçe görüşmelerinde, en yüksek tesisleşmenin yapıldığı  bir dönemde Türkiye’nin son 3 olimpiyat sürecinde tarihinin en kötü neticelerini aldığını söyledi.

“Tesis var, dünyayla iletişim var, para var, imkân var ama başarı yok” diye soran Sancaklı,” Kuruma ehil insanı koyarsanız o kurum yukarı çıkar, ehil olmayan, ehliyetsiz insanı koyarsanız da kurum aşağı gömülür. Onun için, biz mutlaka işi ehline vermek zorundayız”  açıklamasını yaptı.

Türk futbolunun son yirmi yıldır holding patronlarının, büyük şirket patronlarının güç savaşı yaptığı bir mecraya dönüştüğüne dikkat çeken Sancaklı, Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş'ın toplam borcunun 9 milyar liraya yakın olduğunu belirtti.  

“Kulüpler o kadar zor durumda ki idareciler çıkacak  ey büyük Türk milleti, biz şu anda bu durumdayız diye bunu bütün çıplaklığıyla anlatacak ve kabul edecek herkes bunu, artık denizin bittiğini göreceğiz ve müdahale edeceğiz. Bu müdahalenin de nasıl yapılacağı belli” diye konuştu.

Bu işin kökünden halledilmezse sorunun böyle devam edeceğini anlatan Sancaklı, “Kanserli hasta var, biz morfin veriyoruz ona durmadan. Benim buradan futbolseverlere kötü bir haberim var.  Türk futbolunda deniz bitti, haberiniz olsun”.

Sancaklı’nın Genel Kurul konuşması şöyle:

MHP GRUBU ADINA SAFFET SANCAKLI (Kocaeli) -  Yıllardır burada Türk sporunun durumunu anlatıyoruz, anlatmaya da devam edeceğiz çünkü burası Türkiye Büyük Millet Meclisi ve bunlar kayda geçiyor; yarın öbür gün bizler de sorumlu olacağız bu işten. Şimdi, Türk sporu iyi durumda mı? Maalesef iyi durumda değil. Daha önce de anlattım, eğer bir ülkenin sporuna bakmak istiyorsanız iyi mi, kötü mü diye, hiç ülkeyi tanımanıza gerek yok, dört yılda bir yapılan olimpiyatlara bakarsınız, olimpiyatta aldığı dereceye bakarsınız, oradan ortaya çıkıyor zaten bir ülkenin sporu. Niye? Aşağı yukarı her branşta katılıyorsunuz zaten. Maalesef Türkiye, yapılan son 3 olimpiyattır yani aşağı yukarı on iki yıldır tarihinin en kötü neticelerini alıyor. Hem de ne zaman alıyor biliyor musunuz? Türkiye tarihinin en yüksek tesisleşmesinin yapıldığı ve büyük bir atılımın yapıldığı, dünya çapında tesislerimizin olduğu bir zamanda. Peki, tesis var, dünyayla iletişim var, para var, imkân var ama başarı yok. Neden? Bunun nedeni basit: Peygamber Efendimiz'in lafını dinlemiyoruz. Peygamber Efendimiz demiş ki: "İşi ehline verin." İşi ehline vermediğimiz için de maalesef, Türk sporu şu anda çok başarısız ve gittikçe de daha eksiye gidiyor. Bir söz var -çok sevmem o sözü- diyorlar ki: "Kurumlar kalıcı, kişiler geçici." Peki, kurumları kim kurum yapıyor? Tabii ki kişiler yapıyor, insanlar yapıyor. Kuruma ehil insanı koyarsanız o kurum yukarı çıkar, ehil olmayan, ehliyetsiz insanı koyarsanız da kurum aşağı gömülür. Onun için, biz mutlaka işi ehline vermek zorundayız.

Tabii, biraz futboldan bahsedelim çünkü en popüler o, en kolay öyle anlatıyoruz ne durumda olduğumuzu. Türk futbolu son yirmi yıldır holding patronlarının, büyük şirket patronlarının güç savaşı yaptığı bir mecraya döndü. Bugün Türkiye'nin belki de yüzde 80'inin tuttuğu Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş'ın toplam borcu gün itibarıyla 9 milyar liraya yakın. Peki, holding patronu olabilmek için parayı yönetmeyi bilmek lazım, şirketi yönetmeyi bilmek lazım. Maşallah, holdinglerini çok iyi yönetiyorlar, aldı başını gidiyor holdingler; aynı adamlar kulüpleri yönetiyor, kulüpler de iflas etti. Peki, bu nasıl iş? O zaman şöyle yapacağız… Kulüpler o kadar zor durumda ki idareciler çıkacak "Ey büyük Türk milleti, biz şu anda bu durumdayız." diye bunu bütün çıplaklığıyla anlatacak ve kabul edecek herkes bunu, artık denizin bittiğini göreceğiz ve müdahale edeceğiz. Bu müdahalenin de nasıl yapılacağı belli.

Şimdi, Bankalar Birliği yedi sekiz ay önce müdahale etti, 12 milyar lira borcu vardı kulüplerin, 7 milyarını iki yıl ödemesiz öteledi; o borcu silmedi, silemez zaten, öteledi, iki sene öteledi, sadece faizlerini alacak. Bu neye benziyor biliyor musunuz? Boğuluyor bir adam, kafasından çıkardın "Hadi iki üç tane nefes al, şimdi aşağıda devam et…" Devlet her seferinde bu şekilde müdahale edemez size. 2009'da da müdahale etti, sıfırladı, gene neler yaptınız; işin geldiği nokta gene rezillik.

Bundan beş sene önce UEFA kayyum olarak atandı, dedi ki: "Sen şu kadar para harcayacaksın, sen bu kadar, sen bu kadar..." Limit koydu. Tabii, aştık bu limitleri; hatırlarsınız, Trabzonspor, Beşiktaş, Fenerbahçe Avrupa kupalarından men cezası aldı, para cezası aldı, transfer tahtası kapandı. Kaldı ki kötü komşu ev sahibi yaptırırmış adamı, en çok da Trabzonspor'a yaradı; transfer tahtası kapandı, mecburen kadroyu dolduracaklar, aşağıdan 7-8 çocuk aldılar, A takıma bir koydular, çocuklar oynuyor aslan gibi. Hatta Yusuf da 17 milyon euroya satıldı. Yani bu Türk oyuncular ne kadar yetenekli, oynarlar ama bunlara bizim şans vermemiz lazım.

Ben de dedim ki geçen sene buradan: "Neden bizi İsviçreliler yönetiyor? Türk Futbol Federasyonu koysun bu kriterleri." Sezon başı koydular, her kulübün bütçesine göre dediler ki: "Şu kadar, şu kadar, şu kadar harcayacaksınız." Ama orada büyük bir hata yaptılar, dediler ki: "Şu kadar harcayacaksınız, ilk sene yüzde 30 daha fazla harcayabilirsiniz." Ya zaten batmış kulüpler, yüzde 30 opsiyon niye veriyorsun? Geçen hafta da bu yüzde 30'u yüzde 40 yaptılar. Şimdi, bunların da işi zor, yukarı tükürsen bıyık, aşağı tükürsen sakal ama bu işi kökünden halletmezsek bu hep böyle devam edecek. Şimdi yüzde 40 limit aşımı verdiler, ne oldu? Ne olacak yani? Kanserli hasta var, biz morfin veriyoruz ona durmadan; diyoruz ki: "Bu iyileşmese de olur, buna ağrı kesici verelim, birkaç saat ağrısı kesilsin." Onun için hata yapıyorlar. Benim buradan futbolseverlere kötü bir haberim var: Türk futbolunda deniz bitti, haberiniz olsun.

Bakın, yöneticilere de sesleniyorum: Çıkın, doğruyu anlatın kardeşim bu millete, "Bu durumdayız, bu deniz bitti, haberiniz olsun, biz iflas ettik." diye söyleyin.

ORHAN SARIBAL (Bursa) - Daha Ziraat Bankası bitmedi; verirler, verirler.

SAFFET SANCAKLI (Devamla) - İnanın, eğer Türk futbolu bir şirket olsaydı, çoktan konkordato ilan etmişti.

Şimdi, Türk toplumunu kandırmaktan artık vazgeçin. Türk toplumuna, bu büyük Türk milletine 2 şeyi yapmayacaksın; bir, yalan söylemeyeceksin; iki, rol yapmayacaksın. Artık rol yapmayı ve yalan atmayı bırakın. Çıkın her şeyi anlatın "Durumlar budur." diye. Türkiye büyük bir devlet, gerekirse başka müdahaleler de yapılır ama bunun, böyle, sürdürülebilir hiçbir tarafı yok.

Şimdi, büyüklere söylüyorum biraz: Yöneticiler var orada, taraftar ve medya baskısıyla diyorlar ki: "Şu oyuncuyu da alın, şampiyon olalım. Avrupa kupalarında şöyle yapalım, böyle yapalım." Ne oldu? Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın oyunculara ödediği para yıllık ortalama 500 milyon TL şimdiki parayla. Peki, ne oldu? Avrupa kupalarında var mıyız? Avrupa'nın ikinci, üçüncü sınıf takımlarının arkasında bitirdik; ya sonuncu olduk ya sondan 2'nci olduk.

Peki, hani bu oyuncular bizi uçuracaktı Avrupa'da, hani bu oyuncuların hepsi Türkiye liginde uçacaktı. Ne oldu? Ligin devre arasına yaklaştık, puan durumunu okuyorum: Sivasspor 33, Beşiktaş 27, Fenerbahçe 25, Galatasaray 24. Sivasspor Beşiktaş'a 6, Fenerbahçe'ye 8, Galatasaray'a 9 puan fark atmış. Ben de Sivasspor Kulübü Başkanı Sayın Mecnun Otyakmaz'ı aradım bugün, dedim ki: "Başkan, oyunculara kaç para ödüyorsun?" Dedi ki: "Bütün sene ödediğim para 90 milyon TL." Diğerleri 500 milyon TL ödüyor, Sivasspor 90 milyon TL ödüyor. Hani sizin bu futbolcularınız uçacaktı, havada beş dakika duracaktı, 40'ar gol atacaktı.

Artık bu milleti kandırmayı bırakın. Millete de söylüyorum, futbolseverlere de söylüyorum. Lütfen siz de artık kabul edin bunu, kabul edin; bu millete de baskı yapmayın yoksa bu işin gidişatı çok kötü.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Bağlayın sözlerinizi Sayın Sancaklı.

SAFFET SANCAKLI (Devamla) - Peki, çözümü yok mu? Var. Kısa vade, orta vade ve uzun vadede çözümleri var. Çok kısa vadedeki 2 tane çözümü söylüyorum hemen. Bir tanesi: Sekiz yıldır bekliyor Kulüpler Birliği yasası burada, bir türlü çıkaramıyoruz, çıkarmıyorlar, çıkarttırmıyorlar. Kulüpler Birliği yasasında sadece bir tane madde söyleyeceğim size: "Kulüp başkanları ve yöneticiler bulundukları dönemin borçlarından sorumludur." Haydi bakayım, harcayın da göreyim o zaman 20 milyon euroyu, 30 milyon euroyu; o oyunculara verin bakalım 5'er milyon euroyu, göreyim ben ondan sonra.

İkincisi, çok kısa bir şey söyleyeceğim buradan, vaktim de kalmadı, Futbol Federasyonuna söylüyorum: Bu yabancı konusunda herkes bir şeyler konuşuyor. Ya, sen altyapıdan oyuncuyu fışkırt, oyuncuyu getir, sonra yabancıyı da serbest bırak, önemli değil. Onun için, önümüzdeki sene için çok kısa bir çözüm söylüyorum, Başkanım belki bir dakika daha bana söz verebilir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SAFFET SANCAKLI (Devamla) - Süper Lig'de 18 takım var, alttaki TFF 1. Lig'de de 18 takım var; 36 takım etti. Söylüyorum, şimdiden Futbol Federasyonu önümüzdeki sene için yayınlasın tamimini, talimatını: Seneye ilk 11'de altyapıdan yetişen 2 oyuncu oynatma zorunluluğu olacak, 2 de kulübede, etti mi 4, o 4'ün 4 de yedeği olacak. Doğal olarak bir kulüpte -ama bu kanun olacak ki herkes yapmak zorunda kalacak- 26 kişilik kadroda altyapıdan 8 oyuncu olacak.

SAFFET SANCAKLI (Devamla) - Peki, 8'le 36'yı çarparsanız aşağı yukarı, ortalama 300 oyuncu falan yapıyor herhâlde; alın size seneye 300 Türk oyuncu, bunu üç sene yürütürsen zaten al sana 1.000 Türk oyuncu, ondan sonra sen yabancıyı serbest bırak istediğin kadar. (MHP ve AK PARTİ sıralarından alkışlar) Şimdi, Türkiye Büyük Millet Meclisinde o arkadaşlara söylüyorum bunu: Buyurun yapın ama bunu yapmamız için de, Sayın Spor Bakanım, sizin de devreye girip, Futbol Federasyonu Başkanıyla konuşup çok güzel bir şekilde bunu söylemeniz lazım.

SAFFET SANCAKLI (Devamla) - Onun için, arkadaşlar yani çözümsüz hiçbir şey yoktur, Türkiye Cumhuriyeti büyük bir devlettir.

SAFFET SANCAKLI (Devamla) - Ama bu çocukları, bu milleti, bu gençliği ya spora göndereceğiz, spor yaptıracağız, maçlara göndereceğiz, izlettireceğiz ya da gidip uyuşturucunun batağına düşecekler, kötü alışkanlıklara kapılacaklar. Bunun da sorumluluğu hepimizin burada, sadece Spor Bakanına yüklenip de "Her şeyi sen yapacaksın, siz yapacaksınız." diye bir şey yok, bu hepimizin görevidir.