Mevlana insanları havalandırabiliyor muydu?

Bu yetenekler gerçekten var mı? Süper kahramanlar aslında aramızda mı? Mevlana uçabiliyor muydu? Sorel Dağıştanlı'dan bambaşka bir yazı...

Eklenme: 25 Temmuz 2013 12:00 - Güncelleme: 10 Nisan 2016 18:12

İşte Habertürk\'ten Sorel Dağıştanlı\'nın yazının bir kısmı;


İNSANOĞLU var oluşundan beri bilinen beş duyusuyla yaşıyor. Görmek, işitmek, tatmak, dokunmak ve koklamak. Ya da en azından bizler öyle biliyoruz. Peki acaba bir insanın başka özellikleri de olabilir mi? Kimilerine göre doğaüstü güçler kimilerine göre ise insanın doğuştan yani doğası gereği sahip olduğu yetenekler. Örneğin geleceği görebilmek, akıl okuyabilmek ya da cisimleri uzaktan hareket ettirebilmek ve hatta uçabilmek. Çoğu gişe rekorları kıran bilimkurgu filmlerine konu olan bu yetenekler gerçek olabilir mi? İnsanoğlu doğası gereği bu yeteneklere sahip midir? Bu yazı dizisinde bu soruların yanıtlarını aradık. Bu konularda çalışmalar yapan bilim adamlarına sorduk ve bakın nasıl yanıtlar aldık...

HİSSETMEK İLK İPUCU
\'Ben bu anı daha önce yaşamıştım\' ya da telefon çaldığında söylediğimiz \'ben de tam seni düşünüyordum\' sözleri, aslında hepimizin içinde az çok bu yetenekleri barındırdığımızı kanıtlayan en masum deliller. Günlük hayatımızda başımıza gelen ve bazen anlamlandırmakta zorlandığımız birçok böyle an var. Aslında bunlar içimizdeki yeteneklerin kırıntıları. Üzerinde durulur ve doğru yönlendirilirse belki onları geliştirmek de mümkün olabilir.
En azından bu yazı dizisi için konuştuğumuz iki bilim adamının görüşü bu yönde. Özel bir hastanede görev yapan nörolog Doç. Dr. Sultan Tarlacı yaklaşık 20 yıldır bu konu ile ilgileniyor. Doç. Dr. Sinan Canan ise Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı\'nda görevli. Her ikisi de bu tip yeteneklerin olabileceği görüşünde. Peki nasıl? Kimler sahip bu yeteneklere? Nasıl ortaya çıkar?

HERKESTE FARKLI DÜZEYDE VAR
Doç. Dr. Sultan Tarlacı bu tip yeteneklerin gerçek olduğunu ama herkeste farklı düzeylerde bulunduğunu söylüyor. Geleceği görmek mümkün ama dikkat edilmesi gereken noktalar var\'\' diyen Tarlacı, şöyle devam ediyor: \'Geleceği gördüm\' diyerek aslında görmeyen falcılar, \'aklımı okuyorlar\' ya da \'başkasının aklını okuyorum\' diyen aslında ne aklı okunan ne de başkasının aklını okuyan şizofreni hastaları, \'cisimleri hareket ettiriyorum\' veya \'uçuyorum\' diyerek gösteriler düzenleyen illüzyonistler bizim konumuz dışındadır. Bunların iyi ayırt edilmesi lazım. Yani yalan söylemeyen bir gelecek görücüsü, hasta olmayan bir akıl okuyucusu ve illüzyon yapmayan biri, bu yetenekleri sergiliyorsa gerçekten yetenek sahibidir.

BAZI OLAĞANÜSTÜ ŞEYLER GAYET OLAĞAN OLABİLİR
Doç. Dr. Sinan Canan ise bilim kurgu ve fantezi edebiyatında karşımıza çıkan üstün yetenekli kahramanların özel güçlerinin birçoğunun, aslında insanda ve diğer organizmalarda bulunan bazı özelliklerin abartılmış halleri olduğunu ifade etti. Canan şöyle devam etti: Bu kahramanlarda rutin haller olarak görülebilen uçma, maddeleri uzaktan etkileyebilme, akıl okuma veya geleceği görme gibi davranışlar, günlük hayatımızda çoğumuzun varlığını bilmediği bazı yeteneklerimizin abartılmış yansımalarından ibaret olabilir. Son yıllarda bilim alanında da buna dair kanıtları görmeye başlıyoruz. Özellikle gelecekte olacak olayları sezme, görünmeyen nesneleri yahut olayları bir şekilde haber alma gibi vakalar gittikçe daha fazla oranda bilmsel araştırmalara konu oluyorlar ve bu konuda gerçekten şaşırtıcı bazı ipuçları da elde ediliyor. Fakat bu, hepimizin, hemen isteyip de böyle "olağanüstü" özelliklerimizi açığa çıkarıp kullanabileceğimiz anlamına gelmiyor elbette. Bu özelliklerin ne kadarının gerçek olduğunu ve toplumda ne kadar sıklıkla dağıldığını henüz tam olarak bilemiyoruz. Fakat bildiğimiz bir şey var ki, bazı olağanüstü şeyler, aslında gayet "olağan" olabilirler...

MEVLANA KİŞİLERİ HAVALANDIRABİLİYORDU
Doç. Dr. Sultan Tarlacı özel yeteneklere sahip tarihte birçok örneğin var olduğunu söyledi: Bizim topraklarımızda da buna benzer örnekler var. Mesela bu sıralanan yetenekler içinden en dikkat çekenine, uçmaya örnek vereyim: Levitasyon dediğimiz bu olay, Mevlana\'nın hayatı dikkatle incelendiğinde karşımıza çıkar. Hem kendinin havada defalarca asılı kaldığı, hem de bazı kişileri havalandırdığı ifade edilmiştir. Ama bilim kurgu filmlerinde bu temel fikirlerden yararlanılarak, görsellik öne çıkarılarak bir şov ve şölen havasına sokuluyor. Filmlerde ele alınan normal dışı ya da paranormal olgular, çok basit ve kesin bilgi kaynağı gibi lanse ediliyor. Gerçekte uygulamak o kadar kolay değil ve elde edilen bilgi de o kadar net değildir.

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN