MedyaFaresi MedyaFaresi

Meryem sahte gözyaşı döken samimiyetsiz starlardan değildi!

Vatan yazarı Reha Muhtar tükenmişlik sendromuna yakalanan Meryem Uzerli hakkında kaleme aldığı yazıda Uzerli'nin o herkesi düşündüren sözlerini anlattı..

Eklenme: 24 Mayıs 2013 09:16 - Güncelleme: 10 Nisan 2016 04:46

Kristal Fare Ödül töreninde yaptığı konuşmayla Meryem Uzerli aslında hastalığının sinyallerini vermişti.. En İyi Kadın Oyuncu ödülünü Reha Muhtar'ın elinden alan Uzerli'nin sözleri hem düşündürdü hem de şaşırttı..

Meryem Uzerli'nin Kristal Fare'deki o açıklamaları -VİDEO-


Reha Muhtar bakın Uzerli'nin hastalığı ve o sözleri hakkında neler yazdı;

O gün onlarca kameranın çevrildiği sahnede değil de, arkadaşlarıyla sessiz sakin bir ortamda oturuyor olsaydık "Kafanda hayatını yeniden çerçevele..." derdim...

Kubilay Tümen; Kristal Fare Ödülü'nü Yılın Kadın Dizi Oyuncusu dalında benim vermemi istemişti...

Ali Eyüboğlu Meryem'in sözlerini yorumladı...

Ödülü kazanan sanatçı Meryem Uzerli'ydi...

Zarfı açtım ve ismini okudum...

Sahneye geldi...

Ödül konuşmaları bazen "hırt" repliklere sahne olur...

Çoğu zaman da "olsa da olur olmasa da" kabilinden incir çekirdeğini doldurmayacak sözlere...


MERYEM UZERLİ'DEN ÇOK ÖZEL FOTOĞRAFLAR.. FOTO GALERİ


Oysa; o gece genç kadın hiç beklemediğim bir konuşma yapmaya başladı sahnede...

Yaşadığı hayatı kolay kaldıramadığını, kırık aksanı ve sade cümlelerle ifade etmeye çalışıyordu...

- "Bazen çok zor oluyor..." diyordu "sabah kalktığınızda yaşayacaklarınız çok ağır geliyor size..."

Yalan söylemiyordu...

"Kameralara poz olsun diye sahte gözyaşı döken samimiyetsiz starlar"dan değildi...

Meryem Uzerli dizi sürelerine isyan etti -VİDEO-

Nedense içi dolmuş, olabildiğince sade bir dille içini dökmek istemişti...

- "Böyle bir dönemde elimde neyin olduğunu bilmiyorum... Elimde somut olan bu ödülü tutmak benim için çok önemli..." demişti...

Yaşadığı hayata yabancılaşmış, "peri masalı" içinde bir canavarı beslemeye başlamıştı...

***


Eskiden olsa tören sonrası yanından geçerken genç kadına iki laf ederdim...

O akşam "gerek yok..." dedim...

Ödül töreni sonrasında edeceğim iki laf o sırada ilgisini çekse de, benim ona daha çok konuşacak ve anlatacak enerjim yoktu...

Hayat bana, "etrafımda oluşan her şeye müdahil olmamayı", çoktan öğretmişti...

Müdahil görüp, aldığınız psikolojik görevler, bir süre sonra karşı tarafça doğal mecrasında talep edilmemiş suni ağırlıklar olarak geriyordu sizi...

Kendinizi etrafınızda olan her şeye müdahil görmek, obsesif (takıntılı) bir durumdu...

Prestij filminde Micheal Caine'in sihirbazı oynayan Hugh Jackman'a söylediği bir söz aklımdan çıkmıyordu:

- "Bir erkek için obsesif yolculukların peşinde koşacak yaşta değilim artık!.."

***


O gece, Meryem Uzerli'ye "hayatını kafasının içinde yeniden çerçevelemesi gerektiğini" söyleyemedim...

Muhtemelen söyleseydim de, iki dakikalık konuşmada fazlaca bir faydası olmayacaktı...

Etrafında yüz milyonlarca dolarlık rantın "şiddetle çarpıştığı egolar dünyasında, neyi niye yaptığının farkına varmakta zorlandığı, kendini ve ruhunu kaybettiğini düşündüğü günler" yaşamaktaydı belli ki...

Dışarıdan "bir peri masalını" andıran hayatın hiçbir rengini tadamıyordu...

Günlük hayatı, bitmek bilmeyen insan taleplerini karşılamakla geçiyordu...

Kendini şarj etmeye fırsat bulamıyordu...

Sürekli isteneni vermeye endekslenmiş bir hay huy içinde, insanların kafasında yarattığı "hayale yönelik şizofrenik bir ilginin" odağındaydı...

Onbinlerce kişinin hayallerinde yarattığı şizofreniyle gerçekte ilgisi alakası olmayan "kişiliğinin" bunca farklı hayali, kimseleri kırmadan nasıl karşılayabileceğini kestiremiyordu...

***


Kişiliği ve ruhu tükeniyordu...

Kalbinin sesini dinleyemez hale geliyordu...

Neyi niye yaptığını artık bilmiyordu...

Sürekli bir şeyler yapmak zorunda olması gerçeği, bütün gözlerin hep üzerinde bulunduğu hissiyatı, gerçekte kendine ait hiçbir şeyin olmadığını düşündürttürüyordu ona...

O günlerimde "Allahım" derdim içimden, "şu iki dakikalık yoldan bana kimse bir şeyler söylemeden bir geçebilsem.."

Önünde iki yol vardı...

Ya sahteleşecek ve oyunu sahtekarca oynayacaktı... Ya da sahteleşemiyorsa, yeni bir çerçeve çizecekti kendisine...

Meryem Uzerli'nin o gece ikisi de yoktu ne yazık ki elinde...

Onun için ödülü aldığında "Bu ödül somut ve gerçek... Çok mutluyum..." demişti...

"Peri masalları" veya karizmatik "kahramanlık hikayeleri" davulun sesi gibidir...

Uzaktan ritmik farz edilen müzik, yakından bitmek bilmeyen bir bombardıman niteliğindedir...

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Şevval Sam Mihrimah'ın kınasında ağıt yaktı... -VİDEO-

KANUNİ'NİN FIRÇASI ŞEHZADE MUSTAFA'YI AĞLATTI -VİDEO-

KANUNİ VE HÜRREM DUDAK DUDAĞA -VİDEO-

HÜRREM'İN BÜYÜK ZAFERİ SARAYA GERİ DÖNDÜ -VİDEO-

Muhteşem Yüzyıl'a damga vuran dua sahnesi!.. VİDEO

HÜRREM SULTAN KÖŞEYE SIKIŞTI -VİDEO-

MUHTEŞEM YÜZYIL'DA MİMAR SİNAN FIRTINASI -VİDEO--

HÜRREM MALKOÇOĞLU VE MİHRİMAH SULTAN'I YAKALADI VİDEO

LOST'UN KARA DUMANI MUHTEŞEM YÜZYIL'DA -VİDEO-

ŞAH SULTAN'IN PARGALI AŞKI VİDEO

ŞAH SULTAN, HÜRREM'İ MAT ETTİ -VİDEO-

HÜRREM SULTAN SUİKASTTAN BÖYLE KURTULDU -VİDEO-

PARGALI İBRAHİM'İN AĞLATAN VEDASI -VİDEO-

PARGALI HÜRREM SULTAN'A AŞIKTI.. VİDEO

PARGALI BÖYLE İDAM EDİLDİ -VİDEO

MUHTEŞEM YÜZYIL'DAN ADALET ELEŞTİRİSİ! VİDEO GALERİ

SÜLEYMAN YERE YIĞILDI İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN

MUHTEŞEM YÜZYIL'DA SAKINCALI KİTAP GÖNDERMESİ.. VİDEO

PARGALI HÜRREM SULTAN'A AŞIKTI.. VİDEO

PARGALI BÖYLE İDAM EDİLDİ -VİDEO-

HÜRREM SULTAN'A ŞAŞIRTAN KUR'AN HEDİYESİ! VİDEO

DENİZ ÇAKIR MUHTEŞEM YÜZYIL'DA.. FOTO GALERİ

HÜRREM SULTAN'DAN OLAY YARATAN NAMAZ KILMA SAHNESİ! VİDEO

HÜRREM'İN BAŞÖRTÜLÜ SAHNESİNİ İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN

MERYEM UZERLİ'NİN CESUR POZLARI İÇİN TIKLAYIN

HÜRREM'İN İNTİKAMINI İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN

MERYEM UZERLİ CHE GUEVARA HAYRANI ÇIKTI

HÜRREM SULTAN FRİKİK VERDİ VİDEO

HÜRREM SULTAN'I HİÇ BÖYLE GÖRMEDİNİZ