Abone Ol

Son seçim anketinde İstanbul şoku! Hangi partinin oyu ne kadar?

Mediar Araştırma Şirketi İstanbul’la ilgili anket sonuçlarının da içinde yer olduğu yerel seçim raporunu açıkladı.

Son seçim anketinde İstanbul şoku!

İstanbul’da seçmen sayısı oranına göre ilçelere dağıtılılarak ve 24 Haziran’da oy verdikleri partilere göre kota uygulanarak 2 bin 403 kişi ile gerçekleştirilen anket sonuçlarında hata payı yüzde 2 olarak bildirildi.

OdaTv’de yer alan habere göre, ankette "Ekonomik bir kriz içinde olduğumuzu düşünüyor musunuz" sorusuna, yüzde 77.86 "evet", yüzde 16.23 "hayır", yüzde 5.91 ise "kararsız" olduklarını söyledi.

Krizin nedenleri konusunda ise "Yanlış ekonomi yönetimi" diyenlerin oranı yüzde 57.89, "Dış güçlerin müdahalesi" diyenler ise yüzde 46.48 oldu.

Ankette seçmenlerin yaklaşık yüzde 60'ının kendisini milliyetçi, Atatürkçü ya da muhafazakâr olarak nitelediği ortaya çıktı. Ankete katılanların yüzde 26.26'sı kendisini "Milliyetçi" olarak tanımlarken, "Atatürkçü" diyenler yüzde 19.73, "Muhafazakar" diyenler ise yüzde 15.81 oldu.

Ankete katılanlara "İlk tercihiniz dışında bir partiyi seçmeniz gerekse hangisini seçersiniz" sorusu da yöneltildi.

"Adaylara bağlı" diyen yüzde 40.36 olurken AKP diyenler yüzde 8.46, CHP diyenler yüzde 8.18, MHP diyenler ise yüzde 15.78 oldu.

İstanbul’da seçmen hangi partiyi destekleyecek?

İstanbul’da seçmenleri partilere göre tercihleri şöyle şekillendi:

Adaylara bağlı: Yüzde 8.57,

AKP: Yüzde 35.46,

CHP: Yüzde 25.26,

MHP: Yüzde 7.87,

İyi Parti: Yüzde 7.53

HDP: Yüzde 10.49,

SP: Yüzde 1.46,

Diğer: Yüzde 0.58,

Kararsız: Yüzde 2.79"

“Ekonomik krizin etkileri belirleyeci olacak”

Mediar, araştırmanın sonunda, şu yorumlarda bulundu:

“İstanbul’da Mart ayında gerçekleşecek yerel seçimlere ilişkin kamuoyu eğilimlerini ve seçmen profillerini saptamak için yapılan bu araştırmanın, henüz kamuoyunun seçim ruh haline girmediği bir döneme ilişkin olduğu ve adaylar belirlenmeden önce seçmen eğilimlerinin asıl olarak siyasi partilerin genel performanslarına bağlı olduğu hatırda tutulmalıdır.

Siyasi partilerin ittifaklar konusundaki tutumları netleşmemiş olmakla birlikte seçmen çoğunluğunun ittifakları olumlu karşıladığı görülmektedir.

Kamuoyunun yüzde 77.86'sı, Türkiye'nin ekonomik bir kriz içinde olduğunu (sayfa 6), yüzde 57.89'u ise krizin nedenleri arasında "Yanlış ekonomi yönetimi"nin olduğunu düşünmektedir. Öte yandan seçmenlerin yüzde 46.48'i kriz nedenleri arasında dış güçlerin müdahalesini görmektedir. Bu yoğunlaşma seçmenlerin genel olarak krizi yapısal olmaktan çok siyasal bir vaka olarak değerlendirdiğini göstermektedir.

Seçmenlerin yaklaşık yüzde 60'ı kendisini Milliyetçi, Atatürkçü ya da Muhafazakar olarak nitelemektedir. Bu nitelemeler siyasetin bugünkü merkezinin bileşenlerini ortaya koymaktadır. Atatürkçü seçmen yüzde 79.54 ağırlıkla CHP'ye, Muhafazakar seçmen yüzde 80,26 oranında AKP'ye yönelmektedir. Milliyetçi seçmen ise AKP, MHP ve İyi Parti sırası ile dağılım göstermektedir. Toplam seçmenin % 26.26'sını oluşturan bu grubun dağılımı seçim sonuçlarını ağırlıklı olarak etkileyecektir.

Seçmenlerin en çok oy alan 5 parti değerlendirmeye alındığında esas itibariyle ağırlıklı bir parti sadakatini göstermekte olduğu saptanmalıdır. Seçmen sadakati bakımından siyasi partiler İyi Parti yüzde 87.30, CHP yüzde 86.87, HDP yüzde 86.41, MHP yüzde 82.47, AKP yüzde 82.12 şeklinde sıralanmaktadır.

Gelir grupları üzerinden parti sadakatine bakıldığında Ak Parti’nin alt ve en üst gruplarda seçmenini koruduğu ancak orta gelir grubunda kararsızlık eğiliminin ortalamanın üzerinde seyrettiği görülmektedir. MHP için de orta ve üst gelir gruplarında seçmen kararsızlığının yükseldiği tespit edilmektedir. Diğer partiler açısından seçmen sadakatinin gelir gruplarına göre anlamlı bir farklılık göstermediği anlaşılmaktadır. Ak Parti ve MHP seçmenleri arasında orta gelir grubundaki bu tereddütün krizin etkisi olarak değerlendirilmesi mümkündür.

Ekim ayı itibariyle İstanbul ilinde yerel seçimlerin sonucunun, kazanma iddiası olan iki partinin eylemlerine olduğu kadar, ekonomik krizin kamuoyundaki etkisi ve diğer siyasi partilerin izleyeceği seçim tutumuna da bağlı olduğu görülmektedir.”